Millar'ın geride yakın bir mirasçı bırakmaması nedeniyle hazırladığı alışılmadık vasiyet, yalnızca hukuk dünyasında değil, kamuoyunda da büyük yankı uyandırdı. Büyük Buhran'ın gölgesinde yaşanan yarış, ekonomik zorluklar, etik tartışmalar ve uzun süren mahkeme süreçleriyle Kanada tarihinin en ilginç olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.
EŞİ BENZERİ GÖRÜLMEMİŞ VASİYET
Mirror sitesinde yer alan bilgilere göre, şakacı kişiliğiyle tanınan Kanadalı avukat ve iş insanı Charles Vance Millar 31 Ekim 1926'da, 73 yaşında hayatını kaybetti. Vefatının ardında bıraktığı vasiyetname yıllarca konuşuldu.
Yakın akrabası ya da doğrudan miras bırakabileceği bir varisi bulunmayan Millar, servetinin büyük bölümünü ölümünden sonraki 10 yıl içinde Toronto'da en fazla çocuk sahibi olacak aileye bırakacağını vasiyet etti.
Günümüz değerleriyle 10 milyon Kanada dolarını aşan serveti kapsayan bu karar, o dönem için benzeri görülmemiş bir sosyal deney niteliği taşıyordu.
"LEYLEK YARIŞI" ÜLKE GÜNDEMİNE OTURDU
Millar'ın vasiyetinin açıklanmasının ardından Toronto'da büyük bir heyecan başladı. Yerel gazeteler bu sıra dışı mücadeleyi "Leylek Yarışı" adıyla manşetlerine taşıdı.
(Görsel: Millar, Büyük Buhran sırasında Leylek Yarışı olarak bilinen bir çılgınlığa öncülük etti.)
Özellikle 1929'da başlayan Büyük Buhran'ın yarattığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle birçok aile, serveti kazanma umuduyla çocuk sahibi olmaya devam etti. Yarış, yalnızca yarışmacı ailelerin değil tüm Kanada'nın yakından takip ettiği bir olay haline geldi.
(Görsel: Leylek Yarışı'na katılan Bay ve Bayan Ambrose Harrison, on dördüncü çocuklarıyla birlikte.)
BÜYÜK BUHRAN YARIŞI DAHA DA TARTIŞMALI HALE GETİRDİ
Millar'ın vasiyetini hazırladığı dönemde henüz Büyük Buhran yaşanmamıştı. Ancak ekonomik kriz başladıktan sonra yarış çok daha farklı bir boyut kazandı.
İşsizliğin ve yoksulluğun arttığı yıllarda milyonlarca dolarlık miras umudu, çok sayıda aile için önemli bir motivasyon oluşturdu. Buna karşın uzmanlar ve kamuoyu, ekonomik sıkıntılar içindeki ailelerin çok sayıda çocuk sahibi olmasının doğurabileceği sosyal sorunları tartışmaya başladı.
Arka arkaya çocuk sahibi olmanın anne sağlığı açısından oluşturduğu riskler de dönemin en çok konuşulan konularından biri oldu.
Uzmanlara göre yeniden hamile kalma süresi annenin emzirme durumu ve rahmin doğum sonrası iyileşme süreci gibi birçok etkene bağlıydı. Buna rağmen yarışa katılan aileler, on yıllık süre içerisinde mümkün olduğunca fazla çocuk sahibi olmaya çalıştı.
(Görsel: Millar Will yarışmasına katılanlar: Arthur Hollis Timleck ve eşi, 14 çocuklarıyla birlikte.)