Çeçen Kampında Çocuk Olmak

Aktüel, İstanbul’daki üç Çeçen kampına girdi ve oradaki gündelik hayatı tüm yalınlığıyla aktarıyor. Ne mülteci ne vatandaş statüsünde olan “misafir” Çeçenler çalışma hakkı, eğitim, sağlık ve barınma sorunlarıyla da mücadele ediyor. Kamptaki Çeçen çocukların çoğu burada doğmuş… Ve dünyaları kampın sınırları kadar.

Beykoz’un arkalarında kalan Tokatköy’e giriyoruz. Karşımıza çıkan, ikinci cami olan Sultan Aziz Camii’nin girişinde oturan kalpaklı bir grup ihtiyar karşılıyor bizi. 10 yıldır yaşadıkları sıkıntıları anlatacak olmanın yarattığı umutla buyur ediyorlar kampa.

Ancak derme çatma barakalar ve çadırlardan oluştuğunu hayal ettiğimiz kamp bir apartman olarak karşımıza çıkıyor. Yıkık dökük, inşaat hâlindeki katları çıkarken merdivenlerde koşturan çocukların şaşkın bakışlarına şahit oluyoruz. Fotoğraf makinesini gören yetişkinler kapı ve duvar arkalarına mevzilenirken etraf oyunlarını yarıda bırakan meraklı çocuklarla doluyor.

Ardından kamp başkanı Ahmed Mizaev’in dairesine giriyoruz. Apartmanın içini gördükten sonra bu dairenin yeni boyanmış duvarları ve temizliği açıkçası biraz şaşırtıyor bizi. Mizaev, buranın önceden çok kötü durumda olduğunu, her katta 70 kişinin kaldığını ve her aileye bir oda düştüğünü anlatıyor. Ancak sonra kamp nüfusunun azalmasıyla birlikte Beykoz Belediyesi duruma el atmış ve yurt gibi olan mimariyi daire sistemine dönüştürmeye başlamış. Şu anki hedef her ailenin bir dairesi olması. Ancak 26 aile için birer daire vaadi kısa vadede pek mümkün gözükmüyor.

Beykoz kampında yaşayanlar, biraz sonra bahsedeceğimiz İstanbul’daki diğer iki kamptakilere kıyasla biraz daha şanslılar. Çünkü Beykoz Belediyesi tadilattan mobilya yardımına, elektrik ve su faturalarının ödenmesinden ara sıra da olsa tüp yardımına kadar epey kol kanat germiş durumda.

DİĞER GALERİLER