Araştırmacı Kemalettin Kuzucu'nun arşiv belgelerine dayanan çalışmaları, Türkiye'de çayın geçmişine dair bilinen birçok bilgiyi yeniden gündeme taşıdı. Osmanlı yönetimi, özellikle II. Abdülhamid döneminde çayı ekonomik bir ürün haline getirmek için büyük çaba harcadı. Ancak yapılan ilk denemelerin çoğu iklim koşulları nedeniyle başarısız oldu. Buna rağmen Doğu Karadeniz'de başlayan küçük çaplı üretim girişimleri, ilerleyen yıllarda Türkiye'nin çay merkezi olacak Rize'nin temelini hazırladı.
OSMANLI'DA ÇAYIN İLK İZLERİ
Osmanlı İmparatorluğu'nda çay yapraklarına ilk kez 16. yüzyılda rastlandı. Ancak o dönemlerde çay geniş halk kitleleri tarafından tüketilmiyor, daha çok aktarlarda ve sınırlı çevrelerde kullanılıyordu. Tanzimat Fermanı'nın ilan edildiği 1839 sonrasında Batılı yaşam alışkanlıklarının etkisiyle çay sofralarda görünmeye başladı.
Özellikle II. Abdülhamid döneminde tarım alanında modernleşme çalışmaları hız kazandı. Geleneksel ürünlerin yanı sıra yeni tarım ürünleri de denenmeye başlandı ve çay bu ürünlerden biri oldu. Uzak Doğu'dan getirilen çay tohumları İstanbul, Bursa ve Selanik gibi şehirlerde ekilerek üretim yapılmaya çalışıldı.
İLK BAŞARILI DENEME ARTVİN'DE YAPILDI
Türkiye'de çayın ilk başarılı üretimi 1870'li yılların sonunda Artvin çevresinde gerçekleşti. Hopa ve Arhavi'de yapılan denemeler olumlu sonuç verdi. Özellikle Rusya'ya çalışmaya giden işçilerin dönüşte getirdiği çay fideleri, bölgedeki üretimin yayılmasını sağladı.
Çay üretiminin kazançlı hale gelmesi üzerine devlet bu üründen vergi almaya başladı. Ancak üreticiler yeni vergilere tepki gösterdi. Trabzon Valisi Yusuf Ziya Paşa da üreticileri destekleyerek çayın vergilendirilmek yerine teşvik edilmesi gerektiğini savundu. Tepkiler sonrası çay üzerindeki vergiler kaldırıldı.