Bilim insanları bile şaşkın! Bu ateş yıllardır sönmüyor

Bilim insanları bu sırrı çözemedi. Dünya üzerinde varlığından haberdar olmadığımız birçok yer bulunuyor. Keşfedilmesine rağmen bilimin bile cevaplayamayacağı gizemli yerlerden biri de: Şelalede sönmeyen ateş.

Dünya birçok inanılmaz yerleri bağrında saklıyor. Fantastik filmleri aratmayan bu bölgelerde efes kesen görüntüler var. Hatta bazıları bilimin açıklayamadığı yerler olarak da biliniyor. İşte o yerlerden bazıları...

İKİ KITANIN BİRBİRİNDEN AYRILDIĞI YER

Kuzey Amerika ve Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran, aynı zamanda iki kıtaya birden tek seferde dokunabileceğiniz yer olan İzlanda ve Silfra noktalarını daha önce gördünüz mü? Silfra, Kuzey Amerika ve Avrasya plakaları arasında kalan bir çatlak, muhteşem bir kara ve deniz altı manzarasına sahip. Yeryüzü plakalarını ayıran bu çatlak iki kıta arasında kalan orta nokta. Dalgıçlar için farklı bir macera sunan çatlak aynı anda iki kıtaya dokunma şansı veriyor.

İzlanda, dünyada iki kıtasal plaka arasında durabileceğiniz tek yer olma özelliğini taşıyor. Bölgede hem coğrafi açıdan hem de dalış açısından en özel yer Silfra… Günümüzdeki kıtalar geçmişte Pangea adı verilen tek bir parça halindeydi. Daha sonra Pangea ayrılmaya başladı ve kıtalar bugünkü şeklini aldı. Ancak bu süreç sona ermedi, kıtalar birbirlerinden ayrılmaya hâlâ devam ediyor. Bu ayrılma o kadar yavaş gerçekleşiyor ki her şey durağanmış gibi görünüyor. Dünyanın bazı yerlerinde bu ayrılmanın izlerine rastlamak mümkün.

ŞELALEDE SÖNMEYEN ATEŞ: ETERNAL FLAME FALLS / AMERİKA, NEW YORK

Chestnut Ridge Parkı'nın bir bölümünde yer alan şelale, dünyanın dört bir yanında kendiliğinden yanmakta olan yüzlerce ateşten birine sahip. ABD'nin Indiana Üniversitesi'nde araştırmacı olan Arndt Schimmelmann, yüzyıllar belki de binlerce yıl önce yerli kabileler tarafından yakıldığı düşünülen ateşin, aslında dünyadaki örneklerinden farklı olduğunu belirtti.

OurAmazingPlanet sitesine konuşan Schimmelmann, mağaradaki ateşin yerin derinliklerinde yer alan, antik ve son derece sıcak killi şist kayalarından geldiğini düşünüyor. Schimmelmann, killi şist içindeki karbon moleküllerinin parçalanarak küçük doğal gaz molekülleri ortaya çıkması için, sıcaklığın suyun kaynama noktasında veya daha sıcak olması gerektiğini belirtti. Ateşi besleyen gazın geldiği kayaların, içtiğimiz çay veya kahve kadar sıcak ve jeolojik olarak sanıldığından çok daha genç olduğu belirtildi. Bulgular, ateşi besleyen gazın farklı bir süreçten geçtiğini, bir çeşit katalizörün, gazı kayalardaki organik moleküllerden ortaya çıkardığı ifade edildi.

DİĞER GALERİLER