Bayramlar, sevinçlerin paylaşıldığı günler olduğu kadar, geçmişimizi anma ve ahirete intikal eden yakınlarımızı yâd etme zamanlarıdır. Kurban Bayramı'nda mezarlık ziyareti, vefa borcunun bir göstergesi ve ölenlerimize dua etme fırsatıdır. Kabir ziyaretinde okunacak dualar, merhumun ruhuna ulaşması niyetiyle büyük önem taşır. Hayatını kaybeden yakınlarını unutmayan vatandaşlar, mezarlıklarda dualarla sevdiklerini anıyor. Hem manevi huzur hem de dini sorumluluğun bir parçası olan bu ziyaretlerde, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) kabir başında yaptığı dua da sıkça merak ediliyor. Peki ölen yakınlar için ne dua okunur?
KABİR ZİYARETİ NE ZAMAN YAPILIR?
Kabir ziyaretleri, İslam'da tavsiye edilen ibadetlerden biridir. Özellikle Cuma ve Cumartesi günleri ile bayram arefeleri ve sabahları, kabir ziyaretleri için uygun zamanlar olarak kabul edilir. Rivayetlere göre Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), Medine'deki Baki Mezarlığı'nı bu günlerde ziyaret etmiş, vefat eden müminler için dua etmiştir. Bu ziyaretler, hem geçmişlerimizi anmak hem de faniliği hatırlamak açısından büyük bir manevi anlam taşır.
KABİR ZİYARETİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Kabristan ziyaretleri sırasında sade, ölçülü ve saygılı bir tutum sergilenmelidir. Mezar başında dua edilip Kur'an okunabilir ancak yüksek sesle ağlamak, mezara dokunarak yardım dilemek gibi davranışlardan kaçınılmalıdır. Bu tür hareketler, İslam'ın tevhid anlayışıyla örtüşmez. Ziyaretin amacı, hem geçmişlerimize dua etmek hem de ahiret bilincini diri tutmaktır.
MEZARLIK ZİYARETİNDE OKUNACAK DUALAR
Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre kabir ziyaretleri, ölümü hatırlamak ve geçmişten ibret almak adına dinimizin tavsiye ettiği önemli ibadetlerdendir. Mezarlık ziyaretleri, kişinin hem kendi sonunu düşünmesine hem de vefat eden yakınlarına dua ederek manevi bağını güçlendirmesine vesile olur.
Ziyaret sırasında kişi, dünya hayatının geçiciliğini ve bir gün kendisinin de bu dünyadan ayrılacağını düşünmelidir. Nitekim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.s.), zaman zaman gece vakti Baki Kabristanı'na gider, orada yatanlara şöyle selam verirdi:
"Müminler yurdunun sakinleri, sizlere selam olsun. İnşaallah biz de size katılacağız. Bizler ve sizler için Allah'tan afiyet dilerim. Allah'ım! Baki Kabristanı'nda yatan müminleri bağışla." (Müslim, Cenâiz, 102 [974])