Mersin'de geçmişi 9 bin yıl öncesine dayanan ve 28 yıldır kazı çalışmaları devam eden Yumuktepe Höyüğünde bugüne kadar 2 binin üzerinde eser elde edildi. Yumuktepe'nin açık hava müzesi olması için kurul kararının çıktığını anımsatan Kazı Başkanı Prof. Dr. Isabella Caneva, milattan önce 7 binden milattan sonra 14. yüzyıla kadar kesintisiz yerleşim alanı olan Yumuktepe'nin bu anlamda çok özel bir yer olduğunu söyledi.
M.Ö. 7 binli yıllarda Neolitik Çağ'da yerleşim yeri olan Mersin'in merkez Toroslar ilçesindeki Yumuktepe Höyüğünde yaklaşık 2 ay önce başlayan bu yılki kazılar, hummalı şekilde devam ediyor.
İtalya Lecce Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Isabella Caneva başkanlığında 25 kişilik ekiple gerçekleştirilen kazılar bu ay sonunda sona erecek.
Bu yıl ilk kez höyüğün doğu kısmında da kazılar yapan ekip, neolitik ve kalkolitik dönemlere yoğunlaştı, ancak Yumuktepe'nin açık hava müzesi olması için kurul kararının çıkmasıyla çalışmanın yönü değişti. Şu anki çalışmalar, bir taraftan kalkolitik dönemdeki sur duvarları dışına çıkarken bir taraftan da bugüne kadar ortaya çıkarılan farklı dönemlere ait yapıların korunması ve ziyarete açılacak hale getirilmesi yönünde ilerliyor.
"AÇIK HAVA MÜZESİ İÇİN YAPILMASI GEREKENLERE YOĞUNLAŞTIK"
Kazı Başkanı Prof. Dr. Caneva, bu yıl şu ana kadar gerçekleştirdikleri çalışmaları anlattı. Kazılara yaklaşık 2 ay önce başladıklarını belirten Caneva, normal kazıları devam ederken, höyüğün açık hava müzesi olma projesinin Adana kurul kararıyla onaylandığını söyledi.
Bunun üzerine çalışmanın yönünü değiştirdiklerini dile getiren Caneva, "Açık hava müzesi için yapılması gerekenlere yoğunlaştık. Bu noktada en önemlisi koruma. Daha önce kazılmış alanlar, duvarlar veya profilleri korumak zorunda kaldık. Tabi daha çok bilimsel bakımdan küçük bir şey anlamak için yeter ama halka göstermek için daha geniş bir alan olması lazım. Burayı ziyaretçilere belli bir şekilde göstermek lazım; şimdi onu yapıyoruz" dedi.