Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından bu yıl ilki düzenlenen "Türkiye'ye Enerji Veren Kadınlar" Ödül Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Törene, iş, sanat, akademi ve spor dünyasından birçok isim katıldı.
Türkiye'ye Enerji Veren Kadınlar" Ödül töreni Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde düzenlenen törenle sahiplerine verildi. Törene, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Jülide Sarıeroğlu ile aralarında Orhan Gencebay'ın da olduğu sanat, siyaset ve iş dünyasından bir çok konuk katıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından organize edilen törende toplam 6 dalda ödüller sahiplerini buldu.
Törende Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak da konuştu. Sözlerine, "Kadını başının tacı, aile kurumunun mimarı olarak gören, kadim bir medeniyetin ve bunun yanında cenneti ayaklarının altına seren yüce bir dinin mensuplarıyız" diyerek başlayan Albayrak, "Bizler kadın ve erkeğin birbirlerinin rakibi değil, birbirini tamamlayan, onları bir elmanın yarısı gibi bütün bu resimde kucaklayan bir zihniyetin temsilcileriyiz. Tarihimizin hiçbir döneminde kadınlarımızın yok sayıldığı ya da toplumun dışına itildiği bir medeniyet olmadık. Dünya tarihinde kadının adı yokken Türk kültüründe devlet yönetiminde, sosyal ve kültürel hayata kadar her alanda bizleri zirveye taşıyan kadınlarımızın izlerini görmek gayet mümkün" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ise, programda yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: Vatanın bekası için evladını, eşini feda eden şehit analarının ve eşlerinin derin acısını paylaşıyor, yüce yüreklerini hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Suriye'nin mazlumları, Filistin'in gözü yaşlı kadınları, Myanmar'ın çaresizleri başta olmak üzere mağdur ve mazlum coğrafyalarda yaşayan tüm kadınlar için 8 Mart umut olsun diyorum. Kadın konusu asırlar boyunca birçok şekilde konuşuldu, tartışıldı. Cinsiyetçi bakış, kadın ve erkeği karşı karşıya getirdi. Oysa kadın ve erkek bir bütünün iki yarısıdır. Tıpkı bir kuşun iki kanadı gibi. Bir kuş nasıl tek kanatlı uçamazsa insanlıkta tek taraflı ilerleyemez.
Kadınlarını hayatın çeşitli alanlarından men eden toplumlar gelişemezler. Özellikle Müslüman toplumlarda kadınların mahrumiyetleri söz konusu olduğunda fatura genellikle dine kesilir. Oysa hiçbir felsefe, hiçbir düşünce kadına İslam kadar hakiki bir mevki vermemiştir. Kadını ve erkeği birbirinin velisi kılmıştır.