
Flavius'un hançerini Sultan Orhan'a dayamasıyla meydanda nefesler tutuldu. Alplerin ileri atılmasına engel olan Sultan Orhan, yüzünü düşmanına çevirerek sükûnetini bozmadı. Flavius'un, "Bana korkmadığını söyleme!" sözlerine karşılık Orhan Bey'in ayetle cevap vermesi geceye damga vurdu: "Bilesiniz ki Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur." Yunus Emre ilahisinin yükseldiği anlarda Flavius'un zihninde geçmişe dair görüntülerin canlanması, karakterin iç dünyasında derin bir kırılmanın habercisi oldu.

Bursa'da İnfaz, Sarayda Sarsıntı
Bursa'da karışıklık çıktığını öğrenen Sultan Orhan, şehre adeta yıldırım gibi döndü. Sorumluyu tespit eden Orhan Gazi'nin verdiği ölüm hükmü, devlet otoritesinin tartışılmaz olduğunu bir kez daha gösterdi. Öte yandan Nilüfer Hatun, Orhan Bey'in ağzından imparatorun Asporça ile evlilik teklifini duydu. Büyük bir sarsıntı yaşayan Nilüfer'i, Sultan Orhan'ın "Kabul etmeyeceğim." sözleri teskin etti. Ancak sarayda duygusal fay hatları artık derinleşmişti.

Orhan - Asporça: Söz Bitti, Sıra Meydanda
Savaş meydanında karşı karşıya gelen Orhan Gazi ve Prenses Asporça arasında restleşme zirve yaptı. Orhan Gazi'nin, "Savaşı sen başlattın, şimdi meydanda ben bitireceğim." sözleri kararlılığın ilanı olurken, Asporça ise Bursa'dan çekilme şartıyla sulh önerdi. Tarafların geri adım atmaması, sıcak savaşın kaçınılmaz olduğunu gösterdi.

İhanet ve Gemlik'in Fethi
Şahinşah Bey'in, Orhan'a vadettiği saatte ortaya çıkmaması ihanet şüphesini güçlendirdi. Babasının karanlık hamleleri karşısında yıkılan Yiğit, onu bu yoldan döndürmeye çalıştı. Bu karmaşa sürerken Cerkutay'ın destek verdiği planla Gemlik Kalesi zaptedildi. Osmanlı birlikleri kalede konuşlanırken, Orhan Gazi stratejik üstünlüğü ele geçirdi.

Son Sözler Söylendi, Ordular Saf Tuttu
Savaşın kaçınılmaz hâle geldiği noktada Orhan Gazi ve Prenses Asporça, birbirlerine son sözlerini söyledi. Ardından iki ordu da meydanda vaziyet aldı.



