O Fransa ve dünya futbolunun en büyük yıldızlarından biri... Zinedine Zidane'nın Fransa'da başlayan futbol serüveni İspanya'da zirveye tırmandı. İşte dünyanın en büyük futbolcularından Zidane'nin her anı başarılarla dolu müthiş hayat hikayesi...
O Fransa ve dünya futbolunun en büyük yıldızlarından biri... Zinedine Zidane'nın Fransa'da başlayan futbol serüveni İspanya'da zirveye tırmandı. İşte dünyanın en büyük futbolcularından Zidane'nin her anı başarılarla dolu müthiş hayat hikayesi...
Aslen Cezayir'den Kabiliye'li bir aileden gelen Zidane, Marsilya'nın La Castellane sitesinde büyüdü. Portekiz kökenli Véronique Lentisco'yla evli olan fransız futbolcu, Enzo, Luca, Théo ve Elyaz adında 4 erkek çocuğu bulunmaktadır. Noureddine, Farid, Djamel adında üç erkek kardeşi ve Lila adında bir kız kardeşi vardır.
Anne ve babası Cezayir'deki Becaye bölgesindendir. Babası, Smail Zidane, Aguemoune Ath Slimane köyündendir. Zidane, The Observer dergisine verdiği demeçte "Her gün nereden geldiğimi düşünüyorum ve halen kendi kimliğimden gurur duyuyorum : ilk önce La Castellane sitesinden bir kabilim, sonra Marsilya'dan bir Cezayirli ve son olarak bir fransızım." demiştir.
Zidane'nın ilk oynadığı takım, oturduğu mahallenin takımıydı: US Saint-Henri (1982). Sonradan 14 yaşına kadar SO Septemes-Les-Vallons takımında oynar.
1986 yılın sonunda, 3 günlük bir staja katılır : Oynadığı maçlarda libero mevkiinde boy gösterir...
Kendi ceza sahası içinde rakip forvet oyuncuları çalım atması bütün dikkatleri üstüne çeker ve AS Cannes'da genç yetenekleri keşf eden Jean Varraud, Zidane'ı AS Cannes kulübünün antrenmanlarına çağırır.
Bir haftalık antrenman sonrasında, 1987 yılında, yani 15 yaşında, Guy Lacombe yönetimindeki AS Cannes altyapısına katılır. Cannes'da Elineau ailesinde kalır. Jean Fernandez, Zinedine Zidane'nı, 16 yaşında, AS Cannes'nın profesyonel kadrosuna katar.
20 Mayıs 1989 tarihinde, yani 17 yaşına basmadan önce, Marcel Desailly ve Didier Deschamps'lı FC Nantes Atlantique'e karşı, ilk Ligue 1 maçına çıkar.
8 Şubat 1991 tarihinde, Ligue 1'de, yine FC Nantes Atlantique'e karşı ilk golünü atar. Maçtan sonra AS Cannes başkanı olan Alain Pedretti ona Peugeot 205 hediye eder.
Kulüp UEFA Kupası'na katılır ve Zidane avrupa kupalarıyla tanışır. Ertesi sene, AS Cannes Ligue 2'ye düşer ve Zidane 1992 yılında Girondins Bordeaux'ya transfer olur.
1992 yılında, Zidane, Bordeaux'nun o dönemin teknik direktörü olan Rolland Courbis ve Başkanı Alain Afflelou tarafından transfer edildi.
Bordeaux'dan AS Cannes takımına bir futbolcu ve AS Cannes'dan Bordeaux'ya üç futbolcu takas yoluyla transfer edildi. Yeni takımında, Christophe Dugarry ve Bixente Lizarazu'yla arkadaşlık kurur ve üçü Bordeaux'nun üçgeni olarak anılırlar.
İlk sezonunda 10 ve ikinci sezonunda Zidane 6 gol atar. 1996 yılında, UEFA Kupası oynayan Bordeaux'nun vazgeçilmez oyuncularından biridir. 3. turda Real Betis'le oynanan maçta 40 metreden inanılmaz gol atar.
Çeyrek finalde Dejan Savićević'li AC Milanı eledikten sonra, yarı finalde Slavya Prag karşısında klasını konuşturarak, adı Avrupa'da tanılmaya başladı.
Ancak finalin ilk maçını cezası nedeniyle oynamadı ve Bayern Münih maçı 2-0 kazandı. İkinci maçta Zidane'lı Bordeaux yine yenilince (1-3) UEFA Kupası'ndan oldu.
17 Ağustos 1994 tarihinde Bordeaux'da oynanan Çek Cumhuriyeti maçında, ilk kez milli oldu. Maç 2-0 Fransa'nın alehineyken, 63. dakikasında oyuna giren Zidane, iki dakikada 2 gol atarak, maçın berabere bitmesinde önemli bir rol oynadı.
Ancak o dönemi Fransa'nın teknik direktörlüğünü yapan Aime Jacquet, 1995'de oynanan 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası eleme grup maçlarını bekleyerek, Zidane'nı Fransa Millî Takımı'nın oyun kuruculuğuna yerleştirdi.
1996 yılında, Bordeaux'yla kaybettiği UEFA Kupası finalinde sonra, Juventus'e 35 milyon fransız frankı, yani bugünkü 5.35 milyon avroya, transfer oldu. Böylece Fransa Millî Takım'daki arkadaşı Didier Deschamps'la aynı takımda oynayacaktı.
Juventus'un o dönemin teknik direktörlüğünü Marcello Lippi yapmaktaydı. Yeni takımıyla sezonu açmadan önce, 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası Fransa yarı finale çıkmasına rağmen, Zidane için vasat geçti.
Nedeni, Bordeaux'yla zor bir sezon geçirmesi ve turnuvadan bir kaç gün önce araba kazası geçirmesiydi.
Juventus'de ilk maçlarda (ilk üç ay) beklenen performansı gösteremedi. Ancak uyum sağlama süreci geçtikden sonra, Zidane Serie A'da ve Avrupa kupalarında patlama yaparak, otoritelerde tam not aldı.
Zidane Bordeaux'yla kazanamadığı kupaları Juventus'le kazanmaya başladı... 1997 ve 1998'de Scudetto'yu, 1997'de İtalya Süper Kupası'nı, 1996'da UEFA Süper Kupası ve Kıtalararası Kupası...
Ancak 1997 ve 1998 yıllarında iki sene üst üste Şampiyonlar Ligi'de iki finali, takımıyla birlikte kaybetti.
Juventus'le kazanamadığı kupaları kaldırmak için, 2001 yılında o dönemin en pahalı transferiyle Real Madrid'e 77 milyon avro karşılığında transfer oldu.
Zidane, Temmuz 2001 tarihinde FIFA tarafından 20. yüzyılın en iyi futbol takımı seçilen Real Madrid'le anlaştı. Başkent ekibiyle oynadığı ilk sezonunda La Liga ve Şampiyonlar Ligi'ni (kariyerinde kazandığı tek Şampiyonlar Ligi kupası) kazanır.
Şampiyonlar Ligi finalinde, Bayer Leverkusen'le karşılaşmış ve kariyerin en güzel gollerinden birini atmıştır (FIFA tarafından Şampiyonlar Ligi'nin en iyi golü seçilmiştir): Glasgow Hampden Park stadında oynanan maçta, 45. dakikada Brezilya'lı futbolcu Roberto Carlos'un ortasında, Zidane sol ayağıyla vole çekmiş ve Real Madrid maçta öne geçmişti.
Ancak Florentino Perez'in uyguladığı Galaktik politikası (Zidane, David Beckham, Ronaldo veya Luis Figo gibi en ünlü futbolcuları transfer etmek) yavaş yavaş sınırını göstermekteydi...
Nitekim 2003 yılından 2006 yılına kadar Real Madrid hiç bir kupa kazanamamış ve futbolcular arasında çatlaklar görünmeye başlamıştı. Bu sebeplerden dolayı (ve fizik kondisyonu düşmesiyle birlikte), 25 Nisan 2006 tarihinde fransız kanalı olan Canal+'ye verdiği demeçte 2006'da düzenlenecek Dünya Kupası'ndan sonra emekliliğe ayrılcağını duyurdu.
Artık en üst seviyede oynayamacağını belirten Zidane, 2007'de biten kontratını fes edeceğine karar verdi. Onu Real Madrid'e getiren adam olan Florentino Perez'in gitmesi de şüphesiz kararında etkili oldu.
Son maçını Santiago Bernabeu'da Villareal'e karşı oynamış ve kafayla Real Madrid'de son golünü kaydetmiştir. Statta bulunan tüm seyirciler Zidane'nın 5 numaralı formasını giymiş ve Gracias por tu magia (Büyücülüğün için teşekkürler yazılı büyük bir pankart açmışlardır.)
Real Madrid formasıyla 200 maçtan fazla sahaya çıkan Zidane, La Liga'da 35 ve Şampiyonlar Ligi'nde 9 gol kaydetmiştir. Kariyerindeki tek hat-trickini Real Madrid formasıyla atmıştır.
15 yaşından beri Fransa Millî Takımı'nın (Fransa U-15) formasını giyen Zidane, Fransa A'yla, 17 Ağustos 1994 tarihinde, Çek Cumhuriyeti'ne karşı çıktığı ilk maçında iki gol birden atarak, takımını 2-0 mağlübiyetten 2-2'lik beraberliğe getirdi.
İngiltere'de düzenlenen 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, turnuva başlamadan önce geçirdiği araba kazasına rağmen, ilk onbirde görev alan fransız futbolcu, takım arkadaşlarıyla birlikte yarı finale kadar çıkar ancak Çek Cumhuriyeti'ne penaltı atışlarında yenilirler.
İki sene sonra, Fransa Millî Takımı'yla Fransa'da düzenlenen Dünya Küpası'na katılır... Turnuvanın ilk maçı doğduğu şehir Marsilya'da, Stade Vélodrome'da Güney Afrika'ya karşı oynandı.
Maçı 3-0 kazanan Fransa Millî Takımı, ikinci maçındaysa, Suudi Arabistan'ı 4-0'lık bir galibiyet elde etti ancak Zidane, suudi arabistan'lı futbolcuya kasten basarak kırmızı kart gördü ve iki maç ceza aldı.
Yarı finalde, Hırvatistan'a karşı Lilian Thuram'ın golleriyle maçı 2-1 kazanan Fransa, finalde Brezilya'nın rakibi oldu. Final maçında iki gol atarak turnuva tarihine geçen Zidane, iki golüde kornerden kafayla attı...
Ve Fransa'ya ilk dünya kupasını kaldırttırdı ve Fransız halkının sevgisini kazandı. Final maçından sonra sokaklara dökülen Fransızlar, gece boyunca "Cumhurbaşkanı Zizou" diye tempo tuttular.
Dünya Kupası'nı kaldıran Zinedine Zidane, FIFA tarafından yılın en iyi futbolcusu seçildi ve France Football dergisi tarafından düzenlenen Ballon d'Or ödülüne layık görüldü.
2000 yılında, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda, Zidane Fransa'yı zafere taşıdı. Ayrıca Fransa Millî Takımı tarihe geçerek üst üste Dünya Kupası'nı ve Avrupa Futbol Şampiyonası'nı kazanan ilk milli takım oldu.
Çeyrek finalde İspanya ve yarı finalde Portekiz'e birer gol attı ve iki yıl aradan sonra yeniden FIFA tarafından yılın en iyi futbolcusu seçildi.
Real Madrid'le, 2002 yılında, Şampiyonlar Ligi'ni kazandıktan sonra Güney Kore ve Japonya'da gerçekleşen Dünya Kupasına Fransa'yla katıldı.
Turnuva başlamadan önce, Güney Kore'yle yapılan hazırlık maçında sol bacağından sakatlanarak, dünya kupasının ilk iki maçına çıkamadı.
Grup'taki son maçta dönüşünü yapan Zidane, Fransa'nın Danimarka'ya mağlüp olmasına engel olamayınca, Fransa Millî Takımı erken bir şekilde turnuvaya veda etti.
2004 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın ilk maçında İngiltere'ye maçın son dakikalarında iki gol atarak, maçın adamı seçildi. Fransa'nın turnuvaya çeyrek finalde veda etmesine rağmen, Zidane turnuvanın karmasında yer almayı başardı.
Avrupa Futbol Şampiyonası'ndan sonra, 4 Ağustos 2004 tarihinde, Fransa Millî Takımı'ndan çekilme kararı aldı.
Ancak tam bir yıl sonra, 3 Ağustos 2005 tarihinde, kararını geri alarak, Fransa'yla yeniden oynamak istediğini ve Millî Takımın elemelerden çıkması halinde, 2006 FIFA Dünya Kupası'nı oynamak istediğini vurguladı.
Dönüş maçı, 17 Ağustos 2005 tarihinde, Montpellier'de oynanan Fransa-Fildişi Sahilleri maçıyla oldu. Maç Zidane'nın kaptan olarak çıktığı ve attığı bir golle Fransa'nın 3-0 galibiyetiyle bitti.
2006 ONUN İÇİN ÖNEMLİ... NEDEN Mİ?
2006 FIFA Dünya Kupası Zidane için Fransa'yla kaptan olarak son turnuvası olduğu için ayrı bir önemi taşımaktaydı.
1 Temmuz 2006 tarihi, Zidane için ve kariyeri için önemli bir tarih olarak geçmektedir.