Takımların Simge Ve Sembolleri

GALATASARAY

Galatasaray’ın simgesi olan aslan, futbolcuları Nihat Bedik’ten geliyor. Galatasaray kurulmadan 3 yıl önce dünyaya gelen Bedik, Galatasaray Lisesi’nde eğitimini sürdürürken spor hayatına başladı.

1916 yılında başlayan Galatasaray macerası süresince sadece futbolcu olarak değil üç adım atlama, yüksek atlama, binicilik, yelken ve yüzme alanlarında da kulübüne hizmet eden Bedik, tam 20 yıl boyunca futbolcu olarak verdiği mücadelesinde 268 kez forma giydi. Galatasaray futbol takımının 8 yıl kaptanlığını yapan, 18 kez giydiği A Milli Takım formasını 8 kez kaptan olarak taşıyan Bedik, 1936 yılında aktif spordan çekilmesine rağmen spor yapmayı ihmal etmedi. "Aslan" ismini verdiği teknesi ile yarışlara katılan, futbol oynadığı dönemlerde "Aslan Nihat" olarak çağırılan Bedik, hayatını adadığı Galatasaray’a kendi lakabını simge olarak bıraktı.
FENERBAHÇE

Fenerbahçe’nin simgesi sarı kanarya "Uçan kaleci" olarak tanınan ünlü kalecileri Cihat Arman’dan geliyor.

"1939 yılında Fenerbahçe’ye transfer olan kaleci Cihat Arman, 1952 yılına kadar oynuyor. O dönemlerde Türkiye’nin en iyi kalecisi olan Arman’a "Uçan kaleci" deniliyor. Arman, sahaya genellikle kanarya sarısı formasıyla çıkıyor. Lacivert forması da var ancak bu sarı forması daha çok biliniyor. Bir maçta Arman, kalenin 90 olarak tabir edilen köşesine giden top adeta uçarak çıkarıyor. O sırada taraftarlardan birisi, ’hey yavrum kanaryama bak, yine uçtu’ diye bağırıyor. Bu kanarya zihinlerde yer ediyor. 1952 yılında Fenerbahçe genç kadro kuruyor. Bu kadro, ardı ardına şampiyonluğunu kovalayınca basın, kanarya sembolünü telaffuz etmeye başlıyor. Basın, o dönemlerde iyi maçlar çıkaran takımla ilgili ’sarı kanaryalar yine güzel oynadı’ şeklinde haber yazınca kanarya tam anlamıyla simge olarak kalıyor."
BEŞİKTAŞ

Beşiktaş’ın simgesi olan kara kartalın çıkış noktası ise bir taraftarın tezahüratı. 1940-41 sezonuna gençleştirilmiş ve yenilenmiş kadrosuyla giren Beşiktaş, haftalar ilerledikçe puan farkını açıyor ve ligdeki liderliğini sürdürüyor. Bitime 5 hafta kala Süleymaniye ile 19 Ocak 1941 Pazar günü Şeref Stadı’ndaki maçta Beşiktaş, yine güzel bir oyun ortaya koyuyor. Maçın ikinci yarısının ortalarında Beşiktaş takımı, önde olmasına rağmen rakip kaleye bitmek tükenmek bilmeyen hücumlar gerçekleştirdiği sırada siyah beyazlıların akın yönü olan Şeref Stadı’nın Atatürk panosu bulunan tarafındaki tribününden bir taraftar, "Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar" diye bağırıyor. Şeref Stadı’nı dolduran binlerce taraftar ve maçı takip eden gazetecileri bir anda etkileyen balıkçı Mehmet Galin’in bu tezahüratı, o maçtan sonra Beşiktaş’a sembol oldu. 6-0’lık galibiyetin ardından Beşiktaş’ın sembolü "Kara Kartallar" oldu.
BURSASPOR

Bursaspor’un simgesi timsah, bir yöneticinin izlediği belgeselden yola çıkılarak hayat buldu. 1992 yılında yeşil-beyazlı yönetimde yedek üye olarak yer alan Lemi Keskin, o yıllarda takımın sembolünün inci olduğunu ve genellikle "Yeşil inci" olarak telaffuz edildiğini söyledi.
DENİZLİSPOR

Denizli’nin takımı Denizlispor ise amblem olarak adeta kentle özdeşleşen horozu seçti. Kulübün logosu, dünyaca ünlü horozunu simge alarak, yeşil- siyah renklerden oluşuyor.
DİĞER GALERİLER