YAZARLARDAN DEĞERLENDİRME
Spor yazarları, Fenerbahçe'nin deplasmanda Galatasaray'ı 1-0 mağlup ettiği karşılaşmayı değerlendirdi.
DERBİ DEĞİLDİ(ATİLLA GÖKÇE)
Günlerdir tartışılıyor bu maç. Üzerine teknik analizler, yorumlar yapılıyor. Herkes bir şeyler yazıyor, söylüyor. Kendi adıma bu yorum ve analiz furyasından yorulduğumu itiraf etmeliyim. Kaldı ki o yorumcular arasında ben de varım. Bu kadar tartıştığımıza, konuştuğumuza göre derbi de derbi gibi olmalı, değil mi? Hayır, öyle değil... Dün izlediğimiz o maç gerçek bir derbi değildi. Tek taraflı bir maçın derbi olarak tanımlanması mümkün mü! Galatasaray oynadı, Fenerbahçe karşıladı (ya da kovaladı), o kadar!
TIKANDI KALDI
Fenerbahçe, Galatasaray'ın kurduğu oyuna kaptırdı kendini... Kendi oyununu oynayamadı. Savunmada Kjaer ve Skrtel ile direnmeye çalışırken Topal ve Souza ile oyun merkezini geriye çekmek zorunda kaldı. Alper topu öne taşımak için çok gayret gösterdi ama, yalnız kaldı. Fenerbahçe'nin hücumdaki en etkili oyuncusu Lens, bu maçta alıştığı etkinliği gösteremedi. Carole'ün markajı, Bruma'nın atakları arasında sıkıştı. Aatıf da Sabri'nin önde tıkandı kaldı.
SAKİN OLALIM
Yine de oyunu ve topu Muslera'nın önüne taşıyıp pozisyona girmeyi başardılar. Fenerbahçe'nin "Ben de varım!" oyunu Galatasaraylıların hesaplamadığı golü getirdi. Şener'in ortası ve 11 metreden kafayı vuran Souza!.. Fenerbahçe için büyük bir avantaj bu.. Ligi yeniden kızıştıracak bir tablo oluştu. Sakin olalım ve bekleyelim!
EN KÖTÜ ÖRNEK(AHMET ÇAKAR)
Maça baktığımızda geçen her dakika 'Berabere bitecek' dedik. Ama uzatmalarda o ana kadar tek pozisyonu olmayan, ofansif futbol adına ortaya hiçbir şey koyamayan F.Bahçe'nin golü geldi. F.Bahçe kendi klasiğini oynamaya çalıştı ama kendi klasiğinin de en kötü örneklerinden birini sergiledi. F.Bahçe önemli maçlarda geride kapanan, alan daraltan, kaptığı toplarla da çok çabuk kanatlardan çıkıp pozisyon bulmaya çalışan bir takımdı. Dün gece de böyle oynamaya çalıştılar ama gol dışında hiçbir şey üretemediler.