Galatasaray'a çok büyük ümitlerle gelmişti.. Barcelona'da yaşattığı başarıları Sarı- kırmızılı takıma da yaşatacağı tahmin edilmişti ama olmadı..
Frank Rijkaard hiçbir çare üretemedi, bırakın ‘devrimi’ Cimbom ‘evrim’ geçirip geri gitti.
Hollandalı hoca takımda birlik sağlayamadı.
Oyun sistemindeki gereksiz ısrarı, kötü sonuçlara davetiye çıkardı. Şimdi koltuğu sallanmaya başladı.
Habertürk'ün haberine göre, Polat yönetimi stat ve şirket birleşmesine öncelik verince Florya unutuldu. Üstüne transfer fiyaskosu eklenince tüm dengeler alt üst oldu.
Aslantepe’ye eli boş gidiliyor. Adım adım kaosa sürüklenen G.Saray’da taraftar kan ağlıyor.
Galatasaray yönetimi en stratejik hatayı Florya’da ve transferde yaptı.
Polat Florya’dan elini çekerken, başkan yardımcısı Haldun Üstünel’in istifasıyla birlikte takımdaki sorunların üzerine eğilecek, teknik heyetle arada köprü vazifesi görecek idareci kalmadı.
Yaşanan maddi darboğazdan kurtuluş reçetesi olarak görülen şirket birleşmesi ve Seyrantepe’deki stat inşaatına daha fazla önemverildi.
Sportif direktör Adnan Sezgin sadece transfere yoğunlaştığı için Florya’da bir başıbozukluk yaşandı.
Stoch’un ezeli rakip Fenerbahçe’ye kaptırılması, beklenen transferlerin bir türlü yapılmaması sabırları taşırdı. Bu durum Rijkaard’ın takımiçindeki hareket alanını da kısıtladı.
Sarı-Kırmızılı yönetimde yaşanan çözülmeler ise büyük huzursuzluk yarattı.Yönetimde herkes ayrı telden çalmaya başladı.
Cemal Özgörkey ve Yiğit Şardan ters düştü. Her ne kadar başkan hafta içinde yaşanan istifaların doğal süreç olduğunu söylese de Cemal Özgörkey ve Murat Canaydın’ın istifa şekilleri krizin habercisi olarak yorumlandı.
Transferden komisyon alındığı, taraftarın para verilerek istenmeyen kişiler aleyhine bağırtıldığı iddiaları damide bulandırdı.
G.Saray’a 15 ay önce başkan Adnan Polat’ın “Türk futbolunda bugün bir devrimdir” sözleri ile getirilmişti Frank Rijkaard. Ancak geçen sezon gelen 3.’lük sonrası “Yine de başarılı olduk” ifadesi ve kötü oynanan maçlar için bile “İyiydik” açıklamalarıyla kendisine duyulan güveni tüketti.
Servet’in F.Bahçe derbisinin ardından “İyi oynamadık” itirafını yanlış yorumlayan ve “O kendi işine baksın. Biz iyiydik” diyen Rijkaard, milli oyuncuyu ‘zoraki’ kadroda tuttu.
Sol kanattan alıp birçok maçta farklı bölgede şans verdiği Arda için Bursa karşılaşması sonrası “Liderimiz yoktu” yorumunu yaparak, genç kaptanı küstürdü. Mustafa Yücedağ’ın yanlış tercüme ‘düzeltmesiyle’ Arda’nın gönlü alınmaya çalışıldı.
Barcelona’da uyguladığı 4-3-3 sisteminde inat eden Rijkaard maç içinde de hiçbir değişikliğine gitmeyince, kötü sonuçlar kaçınılmaz oldu.
K.Lviv gibi adı duyulmamış bir takıma elenirken hiçbir çare üretmeyip “Defans oyuncusu alınmasını istemiştim” diyerek suçu yönetime atması da şaşkınlık yarattı. Kötü sonuçlara rağmen sergilediği rahat tavırlarıyla da tepki çekti.
Hollandalı çalıştırıcı, genelde yabancılarla konuşmayı severken, yerlilere karşı mesafeli durdu.
Geçen sezon bazı antrenmanları odasından seyrettiği için kimi futbolcular arasında “Bizi herhalde GS TV’den takip ediyordur” esprileri yapıldı.
Geçen sezon F.Bahçe yenilgisi sonrası yönetimin baskısıyla takımı kampa almak zorunda kaldı. Ama yabancıların birçoğu kampa gitmedi. Üstelik kendisinin dahi Florya yerine evinde kaldığı konuşulmaya başlandı.