Fenerbahçe yıllardır kanayan yara haline gelen forvet sorununa kesin çözüm bulma konusunda kollarını sıvadı.
Son dönemlerde Nikolas Anelka, Mateja Kezman, Semih Şentürk, İlhan Parlak, Gökhan Ünal ve son olarak Daniel Güiza'yla gol yollarında etkili olmaya çalışan sarı-lacivertli kulüp aradığı golcüyü sonunda buldu.
Güiza ile yolları ayırmaya hazırlanan Fenerbahçe'nin, bir dünya yıldızını kadrosuna katmak için menajerler aracılığıyla girişimde bulunduğu ileri sürüldü.
Fenerbahçe'de en çok eleştirilen mevki olan santrforda, bu sezon sonu büyük bir değişim yaşanması bekleniyor.
Sarı-lacivertli yönetim taraftarın hedefi haline gelen Daniel Güiza'yı elden çıkarmanın planlarını yapıyor.
İspanyol futbolcuyla ülkesinden birkaç takımın ilgilendiği bilinirken, ülkesine dönmek isteyen Güiza'nın ise yaşadığı ailevi sorunlardan dolayı Türkiye'ye uyum sağlayamadığı iddia edildi.
Öte yandan taraftarların ve bazı yöneticilerin artan tepkileri üzerine, Aziz Yıldırım'ın Güiza'yla da yolları ayırmasına kesin gözüyle bakılıyor.
Fenerbahçe, bu mevkiye herkesin saygı duyacağı dünyaca ünlü bir isim getirmeyi planlıyor.
Bu noktada ilk isim Barcelona'da "oynamamaktan" şikayet eden Thierry Henry... Geçtiğimiz günlerde Barcelona yönetiminin satış listesine koyduğu Henry Fenerbahçe'nin iştahını kabartıyor.
Katalan ekibiyle 2011'in Haziran ayına kadar kadar sözleşmesi bulunan 33 yaşındaki Fransız için menajerler aracılığıyla nabız yoklandığı gelen haberler arasında.
Henry'nin gelecek sezon ülkesi ABD'de ya da Avrupa kupalarında mücadele eden ve sürekli forma giyebileceği bir takımda futbol hayatına devam etmek istediği belirtiliyor.
Barcelona ise, Henry'yi sezon sonu bonservissiz elden çıkarmanın hesabını yapıyor.
Fransız oyuncuyu Amerika'dan 4 takımın da istediği ancak bu takımların sponsor olmadan transferi gerçekleştirmesinin imkansız olduğu kaydedildi.
İddiaya göre, sarı-lacivertli yöneticiler Fransız yıldızın menajeriyle el sıkıştı. Henry ile bu hafta sonu yüz yüze görüşülüp, imzalar atılacak.
Bu müthiş haberin kaynağının Fenerbahçeli bir yöneticinin olduğunun öğrenilmesi ise iddianın doğruluğunu sorgulanamaz duruma getirdi adeta. İddiaya göre, transfer listesinde birbirinden ünlü golcüler bulunan sarı-lacivertli ekip, Barcelona ile yollarını ayıracak olan Henry'yi renklerine bağlamak üzere. PEKİ NE OLDU DA HENRY FENERBAHÇE'DE OYNAMAYI KABUL ETTİ?
Daha önce Fenerbahçe'ye pek sıcak bakmayan Henry, arkadaşı Anelka ile görüştükten sonra fikir değiştirdi.
Anelka'nın sarı-lacivertli kulüp ve Türkiye ile ilgili övgü dolu sözlerinden etkilenen 33 yaşındaki golcü, menajerini arayarak Fenerbahçe seçeneğini değerlendirmesini söyledi.
HENRY KİMDİR? İSTERSENİZ BU DÜNYA YILDIZINI BERABER KISACA TANIYALIM:
Mesela Henry'nin müslüman olduğunu biliyor musunuz?
Thierry Daniel Henry 17 Ağustos 1977'de Fransa'da doğdu. Henry, gençlik yıllarında yerel takımında oynadığı Paris'in varoş semtlerinden olan Les Ulis, Essonne'da doğdu ve yetişti.
Henry profesyonel olarak Monaco'yla sözleşme imzaladı ve sahalara ilk kez 1994'te adım attı.
Wenger, Henry'yi sol kanata koydu, çünkü Henry'nin top sürüşüyle, kendine özgü top kontrolü ve becerisiyle kanattaki defans oyuncularına karşı ortadaki defans oyuncularından daha etkili olacağına inanıyordu.
Monaco'yla ilk sezonunda Henry 18 karşılaşmada ağları üç kez havalandırabildi.
Wenger Henry için en iyi yeri aramayı sürdürdü. Teknik direktör, Henry'nin kanatta oynaması yerine forvette oynamasının daha doğru olacağından tam olarak emin değildi.
1997-98 sezonu'nda kulübünün UEFA Şampiyonlar Ligi yarı finali'ne kalmasında pay sahibi oldu ve turnuvada yedi gol atarak bir Şampiyonlar Ligi sezonunda en çok gol atan Fransız oyuncu olmayı başardı.
Henry Monaco'da geçirdiği sezonlarla herkesi etkilemeye devam etti. Fransız genç kanat oyuncusu Monaco'yla geçirdiği beş sezonda 105 karşılaşmaya çıkıp 20 gol attı.
Ocak 1999'da Henry, dostu ve takım arkadaşı David Trézéguet'den bir yıl önce Monaco'dan ayrıldı ve 10.5 milyon £ karşılığında Serie A kulübü Juventus'a transfer oldu.
Henry, Ağustos 1999'da Juventus'tan Arsenal'a 10 milyon £ karşılığında anlaştı ve eski teknik direktörü Arsène Wenger'le yeniden aynı çatı altına geldi.
Henry Arsenal'dayken adını dünya bütün dünyaya duyurdu. İlk başlarda Premier Lig'de güçlük çekmesine karşın Henry hemen hemen her sezon Arsenal’ın en golcü oyuncusu olmayı başardı.
İki kez FIFA Dünya'da Yılın Oyuncusu Ödülü'ne aday olarak gösterilen Henry iki kez İngiltere'de Yılın Futbolcusu Ödülü ve üç kez de Futbol Yazarları Derneği Yılın Futbolcusu Ödülü'nü kazandı.
2005–06 sezonunda 17 Ekim 2005 tarihinde Henry, takımının tüm zamanların en çok gol atan futbolcusu olma unvanını elde ederek dikkat çekti.
Guinness Rekorlar Kitabı'na da ismini yazdırdı. 1 Şubat 2006'da ise West Ham'a attığı gol, ona 151 golle Arsenal'ın efsane oyuncularından biri olan Cliff Bastin'in ligde attığı 150 gol rekorunu kırmasını sağladı.
25 Haziran 2007’de, beklenmeyen bir biçimde Henry 24 milyon € karşılığında Barcelona’ya transfer oldu.
Henry Arsenal'den ayrılmasından sonra şöyle bir açıklama yaptı: “Topla göze batan oyun stilim, kaptan olmam, ve takımımın yaşça en büyük oyuncusu olmam nedeniyle futbolcular, ben en iyi pozisyonda olmasam bile topu bana vermek istiyorlardı, dolayısıyla bu açıdan takımdan ayrıldığım iyi oldu.” diye belirtti.
Bu yıl sergilediği kötü performansla Barcelona'ya yeteri kadar katkı sağlayamadığını açık açık dile getiren Henry, şu an takımında aynı mevkide kendisinden daha iyi oyuncular olduğunu ve oynamayı hak etmediğini söyledi.
Medya onun Müslüman olduğunu Almanya’da 2006 yılında düzenlenen Dünya Kupası esnasında Cuma Namazına giderken fark etti.