
Son 20 yılda otizm teşhislerinde yaşanan %787'lik devasa artış, "spektrum" tanımının aşırı genişlemesinden kaynaklanıyor. Uzmanlar, sosyal kaygı yaşayan binlerce kişinin yanlışlıkla otizm etiketi aldığını belirtiyor.

TANI FAZLALIĞI VE SAYISAL VERİLER
Montreal ve Kopenhag üniversitelerinin verileri, otizm kriterlerinin 50 yıldır sistematik olarak düşürüldüğünü gösteriyor. Bu eğilim, sağlıklı bireylerin bile "hasta" kategorisine dahil edilme riskini doğuruyor.
Gösterge | Durum / Veri |
20 Yıllık Teşhis Artışı | %787 (Yaklaşık %800) |
Mali Karşılık (İngiltere) | Yıllık 16 Milyar Sterlin ek maliyet |
Kritik Eşik | 10 yıl içinde tüm nüfusun "otistik" sayılma riski |
Cinsiyet Dağılımı | Genç kadınlarda ve ergen kızlarda dramatik artış |

ETİKETLEME HASTALIĞI MI?
Yapay zekanın veremeyeceği bir perspektifle bakıldığında; modern tıp ve toplumun her türlü "farklılığı" tıbbileştirme eğilimi, aslında bireyleri iyileştirmek yerine onları bir kimliğe hapsetmektedir. Dr. Pemberton'ın vurguladığı "maskeleme" kavramının bilimsel tabanının olmaması, günlük sosyal uyum çabalarımızın bile birer hastalık belirtisi sayılması tehlikesini doğuruyor.
Fotoğraf: .Dr. Pemberton (2026)

İKİ BÜYÜK MAĞDUR
Ağır Otizmliler: Gerçekten konuşamayan ve tam zamanlı bakıma muhtaç bireyler, kaynakların hafif vakalara kaydırılmasıyla görünmezleşiyor.
Kaygı Bozukluğu Olanlar: Terapiyle çözülebilecek sosyal kaygı veya depresyon, "otizm" denilerek kalıcı ve tedavi edilemez bir kadere dönüştürülüyor.

YENİ NESİL TEŞHİSİN ÖZELLİKLERİ
Belirsiz Semptomlar: Ağır nörolojik sorunlar yerine; mükemmeliyetçilik, sosyal beceriksizlik ve uyum sağlama zorluğu öne çıkıyor.
Yanlış Teşhis Tehlikesi: Sosyal anksiyete, yanlışlıkla otizm olarak tanımlandığında, hastanın iyileşme umudu ve iradesi elinden alınıyor.
Maskeleme Efsanesi: Her insanın topluma uyum sağlamak için "maske" taktığı, bunun biyolojik bir bozukluk değil, insani bir refleks olduğu savunuluyor.






