Fudan Üniversitesi'nin 5 bin kişi üzerinde yaptığı boylamsal araştırma, et yiyenlerin 100 yaşına ulaşma şansının vejetaryenlerden %19 daha fazla olduğunu ortaya koydu. The American Journal of Clinical Nutrition'da yayımlanan çalışma, özellikle 80 yaş üstü zayıf bireylerde hayvansal proteinin hayatta kalma süresini doğrudan uzattığını kanıtlıyor.
80 YAŞ ÜZERİNİ İNCELEDİLER
Fudan Üniversitesi tarafından yürütülen ve The American Journal of Clinical Nutrition dergisinde yayımlanan dev çalışma, uzun yaşam ile beslenme arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlıyor. 80 yaş ve üzeri katılımcıların beslenme alışkanlıklarını inceleyen araştırmacılar, hayvansal proteinin ileri yaşlarda vücut direncini artırdığını kanıtladı.
Beslenme Şekline Göre 100 Yaş Şansı:
-
Veganlar: 100 yaşını aşma olasılığı, her şeyi yiyenlere göre %29 daha düşük.
-
Vejetaryenler: Yumurta ve süt tüketseler bile uzun ömür şansı %14 daha az.
-
Pesketaryenler: Balık dahil edilen diyetlerde dahi hayatta kalma şansı et yiyenlere göre geride kalıyor.
YAŞLILIKTA BESLENME DENGESİ NEDEN ÖNEMLİ?
Araştırmanın baş yazarı Dr. Xiang Gao, ileri yaşlarda görülen kas kaybı (sarkopeni) ve düşük vücut kitle indeksinin (BMI) hayati riskler taşıdığını belirtiyor. Et tüketimi, özellikle düşük kilolu gruptaki yaşlıların 100 yaşına ulaşma olasılığını %44 oranında artırıyor. Ancak uzmanlar, sebzenin gücünü de ihmal etmiyor; her gün sebze tüketenlerin 100 yaşını görme şansı %84 daha yüksek.
YAŞLILIKTA ET TÜKETİMİNİN 3 KRİTİK FAYDASI:
-
Kas Kütlesini Korur (Sarkopeni Önleyici): İleri yaşlarda protein eksikliği kas kaybına yol açar; et, bu kaybı önleyerek düşme ve sakatlık riskini azaltır.
-
B12 ve Demir Deposu: Bitkisel gıdalarda zor bulunan B12 vitamini, beyin sağlığı ve bilişsel fonksiyonların korunması için hayati önem taşır.
-
Bağışıklık Kalkanı: Hayvansal proteinler, yaşlı bünyelerin enfeksiyonlara karşı direncini artıran temel yapı taşlarını sağlar.