Bilim insanları tek tek sıraladı! Hepsi beyni koruyan birer kalkan... İşte o liste

İlerleyen yaşlarda en çok karşılaşılan rahatsızların pek çoğu beyin ve hafıza ile alakalı oluyor. Beyin vücudumuzun en önemli organlarından biri arasında yer alıyor. Beyin sağlığı bozulduğunda vücudun dengesinde de problemler ortaya çıkabiliyor. İşte bu yüzden gerek yediklerimizle, gerekse gün içindeki alışkanlıklarımızla beynimizi dinç ve sağlıklı tutmak yine bizim elimizde. Peki beyin sağlığımız için hangi besinler tüketmeliyiz ve hangi besinleri tüketmemeliyiz? İşte beyin sağlığımızı etkileyen yararlı ve zararlı besinler...

Doğru beslenme alışkanlıkları ile beyin kapasitemizi artırma ve beynimizi genç tutmak mümkün. Bazı besinler beynimiz için büyük fayda sağlarken bazı besinler de beynimize doğrudan zarar vermektedir. Peki beyin sağlığımız için hangi besinler tüketmeliyiz?

İYOT
Boyundaki tiroid bezinden salınan tiroid hormonları içerisinde yer alan önemli minerallerden biri olan iyotun yeterli miktarda alımı her yaş için önemlidir. Hamilelik sürecinde orta düzeyde iyot eksikliği bile fetüsün beyin gelişimi üzerinde kalıcı etki bırakabilir. Bu dönemde yetersizliğe bağlı temel hastalık zeka geriliği, şaşılık ve sağırlık ile karakterize kretenizmdir. Ayrıca iyot tüketimi yetersiz olan annelerin çocukları daha düşük doğum ağırlığına sahip olmaya meyillidir ve yaşama ihtimalleri sağlıklı çocuklara oranla daha azdır. Çocuğun hayatının ilk iki yılında iyottan yetersiz beslenmesi bilişsel ve motor gelişimin gecikmesine neden olarak konuşma, öğrenme, okuma ve davranış bozuklukları oluşturabilir. Tiroid hormonlarının bileşiminde bulunan iyot ayrıca vücudun enerji metabolizmasını da düzenler. Tiroid bezinin az çalışması ve tiroid yapımı için gerekli iyotun yetersizliği sonucunda vücut dokuları için gerekli tiroid hormonu salgılanamaz ve tiroid hormon seviyesi düşer. Metabolizma yavaşlar, kabızlık oluşur. Kan yağları fazla yakılamaz, kolesterol ve kan yağları yükselir. Bu nedenle hipotiroidi hastaları kilo vermekte sağlıklı bireylere kıyasla zorluk yaşar. Yetişkinlerde iyot eksikliği ile karakterize guatr hastalığı da sıklıkla görülmektedir.

TUZDA VE TOPRAKTA BULUNUR

İyot doğada tuzlu sularda ve çeşitli topraklarda bulunur. Su ve toprağında yeterli miktarda iyot bulunmayan ülkelerde iyotlanmış sofra tuzlarıyla gereksinim karşılanır. Başlıca kaynakları deniz ürünleri, deniz yosunları ve iyotlu tuzdur

MAGNEZYUM

Vücutta iskelet, kas, kan ve dokularda en çok bulunan minerallerden biri de magnezyum. Özellikle kalp ve beyinde diğer dokulardan daha yoğun bulunması, nörolojik ve kardiyak sağlık üzerinde etkili olmasını sağlar. Magnezyum 300'den fazla enzimin yapısına katılarak doku ve organlardaki biyolojik reaksiyonu gerçekleştirir. Enerji üretiminde, besin öğelerinin metabolizmasında, kas ve sinirlerin uyarılmasında, glikoz kontrolünde, kan basıncının düzenlenmesinde görev alır.

UZUN SÜRELİ HAFIZAYI DESTEKLER

Magnezyum beyin hücreleri arasında bağlantıyı sağlayan sinapsları güçlendirir ve beyindeki hipokampüs bölgesince denetlenen uzun dönemli belleğin sürdürülmesini sağlar. Magnezyum eksikliği durumunda hatırlama ve konsantrasyon problemleri oluşabilir. Ayrıca yapılan araştırmalarda magnezyumun Alzheimer hastalığında oluşan amiloid plakları yüzde 36 oranında azaltabileceği; bununla birlikte Parkinson, multiple skleroz gibi nörolojik hastalıkların tümünde etkin olduğu ortaya konulmuştur. Magnezyum duygudurumu ve stresi de düzenler, bu nedenle eksiklik durumunda depresyona, anksiyeteye ve aşırı telaşlanmaya eğilim gözlenir. Diğer bir yandan kronik stres varlığı da magnezyum seviyesini düşürür.

DİĞER GALERİLER