
Araştırmalar, benzin fiyatlarındaki artışın içten yanmalı motorlu araçların toplam sahip olma maliyetini önemli ölçüde yükselttiğini ortaya koyuyor. Buna karşılık, elektrikli araçların işletme maliyetlerinin daha düşük olması, uzun vadede daha ekonomik bir seçenek haline gelmelerine neden oluyor. Peki yakıt fiyatları elektrikli araç kullanımını nasıl etkiliyor?

BENZİN FİYATLARINDAKİ ARTIŞ İŞLETME MALİYETLERİNİ YÜKSELTİYOR
Analizlere göre benzinin fiyatındaki her 40 sentlik artış, tipik bir benzinli otomobilin 10 yıllık işletme maliyetine yaklaşık 4.000 dolar ekliyor.
Orta Doğu'daki çatışmaların küresel ham petrol fiyatlarını yükseltmesi, bazı ülkelerde pompa fiyatlarının şimdiden artmasına yol açtı. Ekonomistler, kurşunsuz 91 oktan benzinin litre fiyatının önümüzdeki haftalarda yaklaşık 40 sent artabileceği uyarısında bulunuyor.

Ham petrol fiyatlarının yüzde 30 artması durumunda, Sydney'de 50 litrelik standart bir yakıt deposunu doldurmanın maliyetinin yaklaşık 30 dolar daha artacağı hesaplanıyor. Bu durum, zaten yüksek seyreden yaşam maliyetleri üzerinde ek bir baskı yaratabilir.

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR UZUN VADEDE DAHA DÜŞÜK MALİYET SUNUYOR
Elektrikli araçların satın alma maliyetleri genellikle benzinli ve dizel araçlara göre daha yüksek olsa da işletme maliyetleri daha düşük. Bu nedenle uzun vadede toplam sahip olma maliyeti geleneksel araçlara göre daha düşük olabiliyor.
Toplam sahip olma maliyeti hesaplanırken yakıt veya elektrik giderleri, bakım, sigorta, değer kaybı ve benzeri tüm masraflar dikkate alınıyor.

Avustralya'da satışta bulunan orta boy bir benzinli SUV ile elektrikli muadilinin maliyetlerini karşılaştıran modellemeye göre, araçların yılda yaklaşık 15 bin kilometre kullanılması halinde elektrikli araç sahibi yaklaşık beş yıl sonra yakıt tasarrufuyla avantaj sağlamaya başlıyor.









