Türk sinemasının efsane ismi Türkan Şoray, katıldığı bir etkinlikte Yeşilçam'ın geçmişi ve bugünü hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Kariyeri boyunca 222 filmde rol alan usta sanatçı, bu geniş filmografisi içinde Selvi Boylum Al Yazmalım'ın kendisi için her zaman en özel yerde olduğunu bir kez daha vurguladı.
DEĞERLER BÜTÜNÜ YEŞİLÇAM
Şoray, Yeşilçam'ı yalnızca bir sinema endüstrisi olarak değil, aynı zamanda bir değerler bütünü olarak tanımlayarak, "Yeşilçam denince akla aşk, dürüstlük, sevgi ve mutluluk gelir. Bu yüzden Yeşilçam asla unutulmaz" dedi. Günümüz sinema dünyasındaki imkanlara da değinen Şoray, eski dönemle bugünü kıyaslayarak samimi bir anısını paylaştı.
"BİZİM ZAMANIMIZDA KARAVAN YOKTU"
Usta oyuncu, bugün setlerde bulunan konforlu karavanlara atıfta bulunarak, "Bizim zamanımızda karavan yoktu. Bir arabanın içini perdelerle kapatır, orada giyinmeye çalışırdık" ifadelerini kullandı. Şoray'ın bu sözleri, Yeşilçam'ın yalnızca teknik olanaklarla bağlantılı olmadığını ortaya çıkardı.
SERT ÇEKİM DİSİPLİNİ
Yeşilçam'ın zorluklara rağmen sürdürülen güçlü bir tutku ve özveriyle var olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Şoray, çekim disiplinindeki sertliği de "Bir sahneyi en fazla iki kere tekrar edebilirdik. Çünkü filmler çok kıymetliydi. O yüzden bir daha, bir daha çekme şansımız yoktu." sözleriyle hatırlattı.
"PEYNİR EKMEK YİYORDUK"
Eski set koşullarını bugünkü konforla kıyaslayan Sultan, salonu hem güldürdü hem duygulandırdı. Türkan Şoray, yaşadıklarını şu sözlerle ifade etti.:
Arabaların içinde soyunup giyiniyorduk. Yemekleri set çalışanlarıyla hep birlikte yiyorduk. Bazen peynir ekmek, bazen ekmek arası döner yiyorduk. Ama bunlar çok kıymetliydi. Bizim zamanımızda karavan yoktu. Bir arabanın etrafını perdelerle kapatır, içinde giyinmeye çalışırdık. Şimdikiler karavanlarda makyözleriyle çalışıyor. Ne güzel çalışma şartları.