
Sadece sahadaki performansıyla değil karakteri ve disipliniyle de dikkat çeken Tarık Biberovic, bu bayram kalpleri ısıtan bir röportaja imza attı. Günaydın'dan Hakan Uç'un haberine göre; genç yıldız, "Önce bayram namazı, sonra aile ziyareti" diyerek geleneklerine olan bağlılığını tüm samimiyetiyle dile getirdi. Biberovic, aile bağlarından çocukluk harçlıklarına, Bogdanovic benzetmesinden NBA hayallerine kadar her şeyi içtenlikle anlattı. İşte Tarık Biberovic'in o açıklamaları...

"AİLE BENİM EN BÜYÜK DESTEĞİM"
Aile sizin için ne ifade ediyor?
Aile benim için en büyük destek demek. Zor zamanlarda da güzel zamanlarda da her zaman yanımdalar. Bu noktaya gelmemde onların emeği çok büyük.
Çocukluğunuzdaki bayram sabahlarını hatırladığınızda aklınıza gelen ilk görüntü nedir?
Sabah erken kalkıp evdeki o bayram heyecanını hatırlıyorum. Ailece bir araya gelmek, bayramlaşmak ve büyükleri ziyaret etmek benim için çok özel anılardı.
Eski bayramlarda sizi en çok heyecanlandıran şey neydi?
Çocukken bayram harçlığı çok heyecan verirdi ama aslında en güzel tarafı bütün ailenin bir araya gelmesiydi.

"BİRLİKTELİK BAYRAMIN EN GÜZEL TARAFLARINDAN BİRİ"
Küçükken bayram namazı ve sonrasında aile büyüklerini ziyaret etmek nasıl bir gelenekti?
Bizim ailede bu çok önemli bir gelenekti. Sabah bayram namazından sonra büyükleri ziyaret eder, ellerini öperdik. O birliktelik bayramın en güzel taraflarından biri.
Eski bayramlarla bugünkü bayramları karşılaştırdığınızda en büyük fark nedir?
Eskiden insanlar daha çok bir araya gelirdi diye düşünüyorum. Ama bayramların anlamı hala aynı: Birlik ve beraberlik.
Ailenizle unutamadığınız bir bayram anınız var mı?
Çocukken bütün ailenin bir araya geldiği kalabalık bayram sofraları benim için unutulmaz. O anların değeri büyüdükçe daha iyi anlaşılıyor.

Son yılların en çok konuşulan basketbolcususunuz. Çocukken sokakta basketbol oynayan o Tarık Biberovic, bu günlere geleceğini tahmin ediyor muydu?
Çocukken sokakta arkadaşlarımla basketbol oynarken tek düşündüğüm şey oyundan keyif almaktı. Tabii ki hayalim profesyonel olmaktı ama bugün Fenerbahçe gibi büyük bir kulübün formasını giymek gerçekten hayal bile edemeyeceğim kadar büyük bir şeydi. O günlerden bugüne gelmek çok gurur verici.
Basketbola olan yeteneğinizi ilk kim keşfetti?
Ailem spora yönelmemde çok önemli bir rol oynadı. Ama basketbola daha ciddi şekilde yönelmemi sağlayan şey altyapıdaki antrenörlerimin bana olan güveniydi. Onların desteği ve yönlendirmesi olmasa belki bugün burada olmazdım.

"MİLLİ FORMA BAMBAŞKA BİR SORUMLULUK"
Fenerbahçe'ye tutkuyla bağlı olduğunuzu biliyoruz. Peki Milli formayı giyince ne hissettiniz?
Fenerbahçe forması benim için çok özel ama Milli Takım forması giydiğinizde hissettiğiniz duygu bambaşka. Bir ülkeyi temsil ediyorsunuz ve milyonlarca insanın gururu olma sorumluluğu var. Hem Fenerbahçe Beko'da hem de Milli Takım'da elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum.
Göz önünde ünlü bir sporcu olmak hayatınızda neler değiştirdi?
Aslında hayatımın merkezinde yine basketbol var. Ama insanlar sizi tanıyınca sorumluluğunuz artıyor. Özellikle gençlere örnek olmanın önemli olduğunu düşünüyorum.





