Magazin ve sanat dünyası son yıllarda notalardan çok adliye koridorlarından yükselen "miras" sesleriyle çalkalanıyor. Ferdi Tayfur'un vefatının ardından aile içinde yaşanan krizlerin bir benzeri, aradan geçen 11 yıla rağmen Kayahan cephesinde de "bitmeyen bir senfoni" gibi devam ediyor. Şarkı hakları ve soyadı üzerinden mahkemelere taşınan bu süreçler, "Büyük Usta"nın naif eserlerine zarar verirken; benzer bir hüzünlü hamle de İbrahim Tatlıses'ten geldi. Evlatlarıyla yaşadığı hukuk savaşlarından yorulan İmparator'un "Tüm mirasımı devlete bağışlıyorum" çıkışı, bir "kırgınlık manifestosu" olarak yankı buldu.
Sabah'tan Tuba Kalçık, konuyla ilgili şu ifadeleri kaleme aldı: "Sanat dünyasında son yıllarda öyle bir rüzgar esiyor ki sanki büyük sanatçılar arkalarında ölümsüz eserler değil de, sadece birer 'ticari işletme' bırakmış gibi gündeme geliyor. Ferdi Tayfur'un vefatından sonra ailede yaşanan miras kavgası uzun süre konuşuldu. Yine benzer bir manzara ile karşı karşıyayız. Ölümünün ardından 11 yıl geçmesine rağmen Kayahan da 'miras' konusuyla yeniden gündemde.
Kayahan cephesinde durum yıllardır bir 'Açar' senfonisi tadında ilerliyor. Ama bu senfoni, ruhumuzu dinlendirmek yerine hüzün veriyor. Sanatçının kızı Beste ve eşi İpek Açar'ın 'soyadı' ve 'şarkı hakları' üzerinden gündeme gelmesi, büyük ustanın hatırasını her geçen gün biraz daha gölgeliyor. Mahkemelere taşınan telif davası, aslında Kayahan'ın şarkılarının naifliğine zarar veriyor. Oysa Kayahan, şarkılarında sevgiyi bir 'mülkiyet' değil, bir 'teslimiyet' olarak anlatırdı. Bugün ise onun mirası, noter huzurunda pay edilen birer 'ticari meta' olarak gündeme geliyor. Bu durum bile başlı başına Kayahan'ın sanatına büyük bir haksızlıktır.
Bu paylaşamama krizinin en sarsıcı, en hüzünlü cevabı ise İbrahim Tatlıses'ten geldi. Evlatlarıyla girdiği bitmek bilmeyen hukuk davalarından sonra çok çarpıcı bir açıklama yaptı: 'Tüm mirasımı devlete bağışlıyorum." Bana göre bir bağış değil, sanatçının 'kırgınlık manifestosu'dur. Sanat dünyasının efsane isimlerinin ardından gündemden düşmeyen miras savaşları aslında birçok şeyi de gözler önüne seriyor.
Ardında bıraktıklarında önemli olanın banka hesaplarındaki rakamlar ya da ev, arsa olmadığı; ismi geçtiğinde insanların kalbindeki yer olduğu mesela. Kayahan'ın mirası üzerinden süren bu düğüm ve Tatlıses'in miras konusuna attığı o sert tokat, bize aynı acı gerçeği hatırlatıyor:
Sanatlarıyla ne kadar çok iz bıraksalar da, miras tartışmalarında en çok zarar gören ustaların aziz hatıraları oluyor..."