Geçtiğimiz günlerde MS hastası olan oğlu Harun’u evlendiren Safiye Soyman, “Artık içim rahat çünkü oğlumun evi, karısı ve kendi hayatı var” dedi. 13 yaşında evlenip 14 yaşında anne olduğunu hatırlatan Soyman, “Çalışmaktan çocuklarıma vakit ayırmadım. Bu yüzden hep vicdan azabı çektim. Ama kötü günler geride kaldı. Bir gelinim oldu, inşallah yakında torumun da olacak” diyerek, içini GÜNAYDIN’a döktü.
Geçtiğimiz günlerde MS hastası olan oğlu Harun’u evlendiren Safiye Soyman, “Artık içim rahat çünkü oğlumun evi, karısı ve kendi hayatı var” dedi. 13 yaşında evlenip 14 yaşında anne olduğunu hatırlatan Soyman, “Çalışmaktan çocuklarıma vakit ayırmadım. Bu yüzden hep vicdan azabı çektim. Ama kötü günler geride kaldı. Bir gelinim oldu, inşallah yakında torumun da olacak” diyerek, içini GÜNAYDIN’a döktü.
YAŞIMI BÜYÜTTÜLER 13 yaşında evlendiğinizi öğrendim. Neden bu kadar erken yaşta evlilik yapıp anne oldunuz? Babam Ankara’da tanınan ve sevilen bir hafızdı. Beni annemin bir arkadaşının oğluyla evlendirdiler. Benden 11 yaş büyüktü... 14 yaşında kızımı, 16 yaşında da oğlumu dünyaya getirdim. Okula devam ettiniz mi? Bu konuda ayrıldığım eşime teşekkür ediyorum. Bir gün bana “Çalış, kazan, ye. Ondan sonra da bana hesap sor” dedi. O lafı bana çok dokundu. Bu lafın üzerine, komşumun çocuklarının kitaplarıyla evde ders çalıştım. Ortaokulu dışarıdan bitirdim. Sonra İmar İskan Bakanlığı’nda memur olarak işe başladım. O kadar hırs yaptım ki, sonra lise diplomamı da aldım.
EŞİMİN HABERİ YOKTU Sahneye nasıl geçtiniz? Bizim ailede herkesin sesi çok güzeldir. Bir gün polis kardeşim beni Nijerya Büyükelçiliği’nin gecesine davet etti. Orada piyano eşliğinde şarkı söyledim. Yaşlı bir beyefendi sesimi beğendi ve beni Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu’nun şefi Özer Altın’a gönderdi. Hocam bana eğitim verdi. Eşinizin haberi var mıydı? Tabii ki yoktu! İşten çıkıp hocamın derslerine koşturuyorum. Eve gelince ertesi günün yemeklerini yapardım. Geç kalınca eşime “Toplantı var, çıkamıyorum” diyordum. Kültür Bakanlığı Devlet Klasik Türk Müziği sanatçısı olunca, eşimle paylaştım. Kıyamet koptu, beni tokatladı ve ayrıldık. Oğlunuz Harun’u konuşalım biraz da... Evlendi ve çok mutlu... Onun MS hastası olduğunu nasıl öğrenmiştiniz? Bilkent Üniversitesi’ni yeni bitirmişti. 20 yaşındaydı... Ondaki yürüyüş bozukluklarından rahatsız olmaya başlamıştım. Bir gün ayakları dolandı ve düşüp dişini kırdı. Sonra gözlerinde farklılık başladı. Bir gözü içeri doğru çökmeye başladı. MR çekildi ve MS teşhisi kondu.
ÇİFTLİĞİME KAPANDIM Öğrenince ne hissettiniz? Oğlum “MS hastasıymışım” dedi. Bildiğim bir şey değildi ve doktorunu aradım. “Ölümcül bir şey değil” dediler, mutlu oldum. Harun, hastalığının ilk döneminde rahatsızlığını gizleyip askere gitti... O dönemde eşi MS hastası olan bir arkadaşım beni aradı; “Safiye her şeye hazırlıklı ol. Bu hastalığın çok ciddi atakları var, daha da ilerleyebilir” dedi. Bunu duyunca çılgınlar gibi ağladım. Bu kadar ciddi olduğunu bilmiyordum. Şöhretimin zirvesindeyim ama “Oğlum benim canım, müzikten uzak kalacağım” deyip iki yıl Ankara’daki çiftlikte hayatımı oğluma adadım.
EREĞLİ’DE TANIŞTILAR Çalıştığınız dönemde çocuklarınıza zaman ayıramadığınız için suçluluk duydunuz mu? Tabii ki vicdan azabı çektim ama oğlumun rahatsızlığından sonra çiftliğime kapandım. Oğluma kucak açtım... Bu kez de insanlar “Safiye Soyman bitti” dedi. Oğlumun morali bozulmasın diye hastalığını sakladığım için de bu insanlara uzun süre cevap veremedim. Aslan gibi oğlum bir anda bana bağımlı hale gelmişti. “Bana bir şey olursa, ona ne olacak?” diyordum. Eşi, yuvası olsun istiyordum. Evlilik fikri nasıl oluştu? Harun bir gün bana “Artık evlenmek istiyorum. Odamda tek başıma kalmaktan sıkılıyorum. Sevdiğim bir insanla uyumak istiyorum” dedi. Kısa bir süre sonra oğlumla Ereğli’ye gittim. Yemekteyken gelinim ile oğlum birbirlerini görüp beğendi. İki ay telefonlaştılar sonra da evlenmeye karar verdiler.
“KAVUN MU ALIYORSUNUZ? O KIZIN DA BİR AİLESİ VAR...” Oğlunuz iki ay önce tanıştığı Gönül Erdoğmuş’la 4 Ekim’de evlendi... Nikah masasına neden bu kadar hızlı oturdular? İkisinin de ikinci evliliği bu... Ben gelinim ile oğlumun birbirlerini bir süre tanımalarını istedim. “Aynı evde yaşasınlar, birbirlerinin huyuna suyuna baksınlar” dedim ama Faik bu fikrime çok tepki gösterdi. “Kavun mu alıyorsunuz? O kızın da bir ailesi var. Evlensinler sonra birbirlerini tanısınlar” dedi. Faik bu yaklaşımıyla gönlümü yeniden kazandı. Bir kez daha aşık oldum ona... Harun Bey ilk evliliğini ne zaman yapmıştı? Aradan çok zaman geçti mi? 6 yıl geçti aradan... Hastalandıktan sonra evlendi, 1.5 yıl evli kaldı. Karşı taraf hastalığı kabullenemedi. Harun o dönem çok etkilendi çünkü eşine çok aşıktı. Büyük ataklar geçirdi.
“KAVUN MU ALIYORSUNUZ? O KIZIN DA BİR AİLESİ VAR...” Oğlunuz iki ay önce tanıştığı Gönül Erdoğmuş’la 4 Ekim’de evlendi... Nikah masasına neden bu kadar hızlı oturdular? İkisinin de ikinci evliliği bu... Ben gelinim ile oğlumun birbirlerini bir süre tanımalarını istedim. “Aynı evde yaşasınlar, birbirlerinin huyuna suyuna baksınlar” dedim ama Faik bu fikrime çok tepki gösterdi. “Kavun mu alıyorsunuz? O kızın da bir ailesi var. Evlensinler sonra birbirlerini tanısınlar” dedi. Faik bu yaklaşımıyla gönlümü yeniden kazandı. Bir kez daha aşık oldum ona... Harun Bey ilk evliliğini ne zaman yapmıştı? Aradan çok zaman geçti mi? 6 yıl geçti aradan... Hastalandıktan sonra evlendi, 1.5 yıl evli kaldı. Karşı taraf hastalığı kabullenemedi. Harun o dönem çok etkilendi çünkü eşine çok aşıktı. Büyük ataklar geçirdi.
EVİN MASRAFLARINI FAİK BEY KARŞILAR Hayat arkadaşınız Faik Öztürk’ün çocuklarıyla aranız nasıl? İyi anlaşır mısınız? Faik benim evime, ilk evliliğinden olan iki oğluyla birlikte geldi. Boşandıktan sonra çocuklarının velayetini Faik almıştı. Ben de onlara kucak açtım. Çocukları bana çok düşkündür, ‘cici anne’ derler. Yemeklerini yedirir, banyolarını yaptırırdım. Birlikte mutlu bir aileyiz. Annelerinin eksikliğini hissetmesinler diye elimden geleni yapıyordum. Şimdi ikisi de kocaman oldu.
Bu kadar mükemmel bir kadın portresi çizerken neden Faik Bey ile evlenmiyorsunuz? Bir tek imzamız eksik ama inanın ben istemiyorum. Etrafımdaki evlilikler o kadar feci ki korkuyorum. İlişkimizin büyüsünü bozmak istemiyorum. Erkekler nikahtan sonra rahatlıyor. Ben de Faik’e bu rahatlık duygusunu vermek istemiyorum. Ama Faik Bey nikahsız yaşamanızdan rahatsızlık duymuyor mu? O beni evli gibi görüyor zaten. Bu yüzden rahatsız değil. O imzayı bir gün atacağım ama şu anda değil.
KIRGINLIĞIMI SİLDİM Faik Bey’in, oğlunuzun tüm düğün masraflarını karşılayıp ona araba hediye etmesi sizi çok etkilemiş... Aslında Faik Bey’e çok kırgındım ama bu hareketi beni etkiledi ve hepsini sildim. Neden kırıldınız? Çok yoğun çalışıyor ve bana vakit ayırmıyordu. Kendini işe güce verdi, beni ihmal etmeye başlamıştı. Şimdi toparladı kendini... (Gülüyor) Kazançlarınız Faik Bey ile ortak mı? Evin masraflarını kim karşılıyor? Ekstraya gittiğimizde herkes kendi parasını ayrı alıyor. Ama evin tüm masraflarını Faik Bey karşılıyor. Ev ona ait... Bu konuda son derece hassas bir adamdır.
RÜYASINI GÖRDÜĞÜM ŞEY OLUR Altıncı hissinizin çok kuvvetli olduğunu duydum... Ben ermiş bir babanın kızıyım. Elektrikli battaniyeden yangın çıktı, yatak ve battaniye yandı ama ortasındaki babama bir şey olmadı! Bize “Beni huriler aldı, oradan oraya götürdü” demişti. Babam cenaze namazını üç gün önceden kıldırmıştı... Bu yüzden benim de rüyalarımda gördüğüm her şey çıkar. Babam resmen benim önümü açtı. Ben şu anda gözümü kapatıyorum “Allah’ım bana hissettir” diyorum.