'ASKERLİĞİMİ YAPARKEN HER AN ÖLÜMLE BURUN BURUNAYDIM'
Ünlü oyuncu Erdal Beşikçioğlu, çok özel açıklamalarda bulundu. Güneydoğu'da askerlik yaptığını söyleyen Beşikçioğlu, "Askerliğimi yaparken her an ölümle burun burunaydım, zaten bunu bilerek Güneydoğu'ya gittik" dedi..
"Tüm derdim tiyatroların daha çok ilgi görmesi" diyecek kadar tiyatroya tutkuyla bağlısınız. Nedir tiyatroyu sizin için bu denli özel kılan şey? Bunu hiçbir zaman sorgulamadım ama canlı olması ve sahnedeyken seyirci ile paylaştığınız duygunun emsalinin olmaması tiyatroyu özel kılıyor. Tiyatro kadar adrenalin sağlayabilen başka bir şey yok hayatta benim için.
OYUNCU, SPORCU GİBİDİR
Televizyondan kazandığı parayı tiyatroya yatıran birçok isim var...Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Evet, ben de televizyondan kazandığım parayı tiyatroya yatırıyorum. TV ile tiyatro birbirinibesleyen dallar aynı zamanda. Ben bir süredir televizyona ara verdim. Dizi sektöründe ağırlaşan şartları artık ruhum kaldırmıyor. Dizi süreleri çok uzun. Bölümleri 180 dakika yapmak içinhikayeyi yayıyorlar. Sektörün kartelleşmesini isteyen bazı şirketler, sürelerin kısalmasını istemiyor. Sürelerin kısalması için bu kartel zihniyet ortadan kalkmalı.
Siz de televizyon dizilerinde oynadınız. Kendinizi nasıl tarif ediyorsunuz peki?
Kendimi tiyatro sanatçısı olarak görüyorum. Konservatuvardan mezun olmuş diğer arkadaşlarımla birlikte biz tiyatrocuyuz. Canlı iş yapmak her babayiğidin harcı değil. Televizyonda oyunculuk yapmakla tiyatro sahnesinde olmak bambaşka şeyler. Tiyatro eğitimi almamış bir oyuncu belki 30 kişi karşısında oynar ama 800 kişinin karşısında oynayabilir mi? Mühim olan o. Oynayamaz, diyaframı yetmez bir kere. Sözünü iletemez, nefesi yetmez çünkü. Oyuncular, sporcu gibidir. Hareket etmeden oynayamazsınız sahnede. Tiyatro canlı performanstır. 'Hocam olmadı, çekelim bir daha' şımarıklığını kaldırmaz.
'Bir Delinin Hatıra Defteri'yle 4 Kasım'da İstanbul'da tiyatroseverle buluştunuz. Sahnedeki performansınız dakikalarca alkışlandı...
12 sezondur devam ediyor. 'Bir Delinin Hatıra Defteri' çok özel bir oyun. Zaten bundan dolayı hâlâ sahneliyorum. Oyunda anlatılan dönem her açıdan ele alınıyor. İçinde döneme dair eleştiriler de barındırıyor ama bunu göze sokarak yapmıyor. Bir insanın güncesinden yola çıkarak hayatın her yönünü anlatıyor. Bir aşkın statüko karşısında nasıl yok olabileceğini de buluyorsunuz oyunda, dönemin siyasi ilişkilerinin sorgulanmasını da. Hayatı sorguluyor oyun aslında.