
Türk sanat müziğinin eşsiz sesi, zarafetiyle yıllara meydan okuyan Emel Sayın, sosyal medyayı mest eden bir paylaşıma imza attı. Şan eğitmeni Günay Acar ile gerçekleştirdiği prova anlarını takipçilerinin beğenisine sunan usta sanatçı, adeta "sanatçılık disiplinidir" mesajı verdi.

60 yılı geride bıraktığı sanat yolculuğunda hala ilk günkü heyecanla çalışan Sayın için hayranları, "Emel Sayın olmak kolay değil" yorumlarında birleşti. Peki, sahnelerin bu buğulu sesli dev ismi bugünlere nasıl geldi? İşte Sivas'tan İstanbul Radyosu'na uzanan o masalsı hayat hikayesi...

ŞARKIŞLA'DAN SES KRALİÇELİĞİNE
1945 yılının 20 Kasım günü Sivas'ın Şarkışla ilçesinde dünyaya gözlerini açan Emel Sayın, 1926 yılında Türkiye'ye göç eden muhacir bir ailenin dört kızından en büyüğüdür. Babasının Tekel baş memuru olması sebebiyle Anadolu'nun bağrında doğan Sayın, aslen göçmen kökenlidir.

Müziğe olan tutkusu genç yaşlarda filizlenen sanatçı, profesyonel kariyerini Arif Sami Toker ve Münir Nurettin Selçuk gibi isimlerden alarak şekillendirdi.

FRANSIZ HOCADAN DERS ALDI
Eğitim hayatı boyunca çıtayı hep yukarıda tutan Sayın, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda Fransız şan hocası Alis Rosenthal'dan şan, Muhittin Sadak'tan ise solfej dersleri aldı. Bu disiplinli sürecin ilk meyvesini, Hürriyet Haber Ajansı'nın düzenlediği yarışmada seslendirdiği klasik eserle "Ses Kraliçesi" seçilerek topladı.






