DİLAN POLAT VE ÇALIŞANININ KONUŞMALARI
Konuşmanın İçeriği:
BURCU GÜLEN : alo
DİLAN POLAT : efendim burcu
BURCU GÜLEN : dilan hanım şey cansunun telefonunu aldılarda onlarda galiba
DİLAN POLAT : cansunun şahsi telefonunu niye alıyor ki
BURCU GÜLEN : bilmiyorum sen buranın nesisin dedi ondan sonra işte cansu dedi ki müdürüyüm dedi alayım telefonunu dedi aldı (diğer hedef engin polat konuşur: cansu telefonunu vermesin ne alakası var)
BURCU GÜLEN : aldılar direk mesajları
ENGİN POLAT : avukat geliyor avukata söylesin
BURCU GÜLEN : dilan hanım bence siz dilan hanım bence siz şey yapın mesajları geri çekin bizde hemen çıkalım gruptan silelim yönetici siz misiniz grubu direk silin
DİLAN POLAT : grupları komple sil hayatım temizlede sonra hepsini
Konuşmanın İçeriği:
BURCU GÜLEN : alo efendim dilan hanım DİLAN POLAT : ordalar mı hala
BURCU GÜLEN : evet evet hala burdalar şey şuan girişte bilgisayarları filan kontrol ediyorlar cansuyla birtanesi de yukarı filan çıktı hala burdalar
DİLAN POLAT : magazin falan geldi mi
BURCU GÜLEN : yok yok magazin yok da zaten bizim kadınlar magazin gibi dilan hanım DİLAN POLAT : hımm BURCU GÜLEN : yani gelmesine de çokta gerek yok bence hepsi çekiyor çünkü
DİLAN POLAT : izin vermeyin
BURCU GÜLEN : şey avukat naparlarsa yapsınlar hiç bir şey yapmayın diyor yani cansunun telefonu aldırmamış galiba
DİLAN POLAT : almışlar mı
BURCU GÜLEN : he hazalında almışlar cansununda almışlar siz yolda mısınız geliyor musunuz
DİLAN POLAT : hıhı yoldayım canım
BURCU GÜLEN : tamam tamam dilan hanım
AVUKATIN ŞİRKETTEKİ ROLÜNÜ BİLMİYORUM
Avukat Ahmet Gün'ü ise çok tanımadığını söyleyen Dilan Polat, "Kendisini 3-4 kez gördüm, kendisine Seyhan Soylu'yla aramda olan husumet için dava vermiştim. O davada avukatlığımı üstlendi. Bundan ötürü ben kendisine herhangi bir ödeme yapmadım ama şirketten ödenmiş olabilir. Ahmet Gün'ün şirketlerdeki rolünü bilmiyorum" ifadelerini kullandı.
BUGÜNLERE ÇALIŞARAK GELDİK
Dilan Polat ifadesini "Biz çalışarak bu günlere geldik. Biz aileyiz örgüt değiliz. Sosyal medyada erişmiş olduğum takipçi kitlesi dolayısıyla ticaretimiz büyüdü ve bu günlere geldi. Sosyal medyada hakkımda geçen medya baskısı dolayısıyla iftiralar, yanlış beyanlar yapıldı. Tamamen ticaretimizi yapıp bunu da yasal şekilde faturalandırıyoruz. Her şey kayıtlı, Üstümüze sosyal medya baskısından ötürü atılan iftiraları, kara para aklama, bahis örgüt yasaklı maddeler gibi suçları ret ediyorum. Ben böyle bir suç oluşumunun içinde olmadım. Gelirim tamamen yasaldır. Beni seven milyonlarca insan vardır. Herhangi bir kampanya yaptığım zaman Şubelerim ve kendi merkezimde tabiri caizse iğne atacak yer olmuyor. Herhangi bir açılışa gittiğimde bile bütün sokaklar sevenlerimle doluyor, fotoğraf çektirmekten insanlarla tanışmaktan yemek bile yiyemiyorum. Deprem zamanında deprem bölgelerine binlerce yardım yaptım. Sevenlerimin desteğini alarak, yine aynı şekilde yangınlarda hasta çocuklarda yardımlarım oldu" sözleriyle bitirdi.
Dilan Polat ve Engin Polat çiftinin 3 ayrı şirketinin muhasebesini tutan Songül K.'nin ifadesi de şoke etti.
Songül K. polise verdiği ifadesinde, bu şirketlerin muhasebe işini kendisine Avukat Ahmet Gün'ün yönlendirdiğini belirterek, "Ben bunların Engin Polat ve Dilan Polat çiftine ait olduğunu bilmiyordum. Engin Polat'ı tesadüfen bir ay önce Ahmet Gün'ün bürosunda gördüm. Fakat benim Engin Polat ile yüz yüze gelmemi engelleyip başka bir odaya aldı. Bana hitaben 'Seni polisler ifade almak için çağırabilir. Biz seni ne söylemen konusunda hazırlayacağız' dedi. Ben de kendisine beni neden polis arayacak dediğimde bana 'Sen şimdi git biz seni bilgilendireceğiz' dedi. Beni dışarı çıkarmak istedi o esnada Engin Polat isimli şahıs odadan çıktı. Dış kapıya yürüdü ve arkasından iki tane kadın çıktı. Daha sonra apar topar beni de gönderdi" iddialarında bulundu.
O günden iki gün sonra Ahmet Gün'ün kendisini tekrar arayarak ofise çağırdığını anlatan Songül K. şöyle devam etti:
"Ofisinde kendisi, Harun isimli ve Zümrüt isimli çalışanları vardı. Bana hitaben 'Songülcüğüm, bu arkadaşlar seni olası bir ifadeye karşı hazırlasınlar' dedi.
"SEN BİRAZ KORKAK BİR TİPSİN"
Bir şey olmaz; çıkmaz ama biz yine en kötüsünü düşünelim ne söyleyeceğini bilelim. Sen biraz korkak bir tipsin bizim çocuklar gibi canavar ol. Haklarını hukukunu bil' dedi. Ben de, 'Ahmet bey siz neden bahsediyorsunuz beni hiçbir şeye hazırlamalarına gerek yok.
Beni polis neden ifadeye çağırsın korkacağım bir şey yok olanı söyleyelim.
"EN FAZLA YAZILI İFADENİ İSTERLER"
Siz bana 'Ben avukat oldum artık mali müşavirlik yapamıyorum, bünyemdeki muhasebe işlemlerinden üç firmayı sana vereyim bana gelen firmaları sana yönlendireyim beni eskiden beri tanıyorsun nasıl adamlarla oturup kalktığımı nasıl davaları kazandığımı biliyorsun. Ben asla sana yanlış yapmam' dedi. O gün beni telaşlı gördüğünden 'Seni çağırmazlar en fazla yazılı ifadeni isterler. Onu da biz yazar göndeririz' dedi."