Herkes onu ‘sivri dilli şarkıcı’ olarak tanıyor... Bir dönem her gün televizyona konuk olan Arto, şimdi yazılı ve görsel medya eğitimi alıyor. Yani yakında meslektaşlarımızdan biri olmaya aday... Bilgi Üniversitesi’nde 2.5 senedir bu konuda eğitim gören Arto; niye böyle bir tercihte bulunduğunu ve hedeflerini anlattı...
Gazetecilik eğitimi almak nereden aklınıza geldi? Benim içimde gazetecilik vardı. Çünkü biliyorsunuz; ben mümkün olduğu kadar çok konuşan bir adamım. Her konuda konuşabilir, yeri geldiğinde kendi arkadaşlarıma da bu eleştirileri yapabilirim.
Mesela; “Kenan Doğulu 40 yaşına geldi. Niye askerlik yapmıyor?” dedim. Zamanında “Deniz Seki neden evli bir adamla aşk yaşıyor?” diye sorguladım. Ben bunları o insanları sevmediğim için söylemiyorum. Diyeceksin ki “Sevmesen daha iyi olur, en azından onlar hakkında böyle konuşmazsın”, ama olmuyor. Ben kendimi de çok eleştiririm. Bir şey olduğunda muhabirler bile “Abi sen sor. Sana verelim mikrofonu. Bizim soramadığımız soruları sen sorarsın” derler. Belki onun da verdiği şımarıklık ile bu işi daha çok sevmeye başladım. Dolayısıyla da üniversite maceram böyle başladı.
BENİ HOCA ZANNETTİLER
Eğitime ne zaman başladınız peki... 2.5 sene oldu. Yarım dönem hazırlık okudum. İki senem daha var.
Arkadaşlarınız sizi sınıfta ilk gördüklerinde ne dediler? Beni hoca zannettiler. Ben de “Pardon! Benim yaşım büyük mü ki öğretmen olayım. Ben bir öğrenciyim. Ben bir çıtırım” dedim.
Ününüze güvenerek okula gitmeden de bu işin içine girebilirdiniz? Çünkü bana sadece ünle bir yerlere gelmek çok cahilce geliyor. Bu işin görünen tarafı olduğu gibi bir de arka planı var. Haberler nasıl hazırlanıyor, neler yapıyorsunuz? Yüzeysel bilmek bence çok cahilce... Ben alaylı olacağıma okullu olmayı tercih ettim. Bence bu, herkesin de yapması gereken bir şey... Mutlaka gazetecilik eğitimi alsınlar demiyorum ama insanın gelişimini tamamlaması gerekiyor. O kadar cahil ve kıro sanatçı var ki ben onların arasında kaybolup gitmek istemedim. Ben kıro olmak istemedim. İsim vermem. Kadınlar “Bir adamla birlikte olayım. Paramı kazanayım” gibi abuk şeylerin peşinde. Erkekler ise “Ünlü bir kadınla çıkayım, para kazanayım. Ünlü olayım” derdinde... Yani kendilerini geliştirmiyorlar. Bu konuda Mahsun Kırmızıgül’ü sevmememe rağmen çok takdir ediyorum. Çektiği filmlerden dolayı...