"EŞİMİN DOKUNUŞU VAR, KIZIMIN..."
Burak Kut itiraf etti "evden kaçan kızlar vardı" dedi bakın neler söyledi! 90'ların 'Bebeto'su Burak Kut konuk olduğu programda "Babalar duygularını saklarlar. 'Kız babası olmak farklı' derlerdi. Burada pozitif ayrımcılık yapacağım, gerçekten öyle. Kızımız Aden eşimle benim cennetim. Baba olunca çocuğunuzdan her gün yeni bir şey öğreniyorsunuz. Eş seçimi de önemli, çok kıymetli. Eşimin hayatıma dokunuşu var, her şeyden önemli olan aile. Hareketli yaşayan bizim gibi insanlar için düzen önemli. Harika bir hediye verdi, kızımı verdi. Hayata bakışım değişti" dedi.
TAM BİR AİLE BABASI
Kızına şarkılar yazdığını belirten Kut, "Kızıma yazdığım şarkılar var. Onlara henüz sıra gelmedi. Bebekliğine ve büyüklüğüne yazdığım şarkı var. Gelecekte daha iyi anlayacağı bir şarkı" şeklinde konuştu.
"ESTETİĞE KARŞI DEĞİLİM"
Genç göstermesiyle ilgili konuşan 49 yaşındaki sanatçı, "Eşimin tavsiyelerinden faydalanıyorum ama benimki genetik gibi. Karşı da değilim estetiğe. Oyunculukla ilgili genç göstermek istesem çekinmeden yaptırabilirim ama benim yapım böyle. İltifatlar yapılınca, 'Kendimi kendim mi yarattım ki övüneyim?' diyorum. Bize emanet edilen bu bedeni en iyi şekilde korumaya çalışıyoruz" açıklamasını yaptı.
"DEĞİŞİME AYAK UYDURMAK LAZIM"
Dijitalleşmenin müzik sektörüne olan etkisinden de söz eden Burak Kut, "Dijitalleşme yeni başlayanlar için avantaj. Eskiden, büyük bir şirketle çalışmadan, biri olmadan bir yere varamazdınız. Şimdi 14 yaşında biri video hazırlayıp, dijital ortamda paylaşabiliyor ve yayılabiliyor. Elbette her sektörde olduğu gibi iyisi ve kötüsü var. Bazı zorlukları da var. Sanatsal değeri azaltılmış, içi boşaltılmış şeyler de oluyor. Üretmeye devam edip, değişime ayak uydurmak lazım. Benim teknolojiyle aram iyi, Uyum sağlıyorum. İnşallah sektörümüz daha da gelişir" dedi.
"BÖYLE DÜŞÜNMEKTEN PİŞMAN OLMADIM"
Burak Kut, bir dönem aldığı tüm ödülleri dağıtmasıyla ilgili konuya açıklama getirdi.
"Ödülleri takdim edenlere saygım ve hürmetim sonsuz. Saklayanlara da saygım var. Benimki başka bir şeydi. İnancımı sektöre kaybettiğim bir dönemde atmıştım. Adam kayırmacılık, ödülü hak ettiğin belliyken, ödülü başkasına, hatta adaylığa kategorisi olmayan insanlara verilince afallamıştım. 'Bunlara kapılma, şöhret gelip geçici' demiştim, sonra pişman olmadım böyle düşünmekten. Ödüllerii bir yerde bıraktım ve unuttum üzerinden aylar geçti. İçinden birkaçını saklıyorum. Ayırmak gibi olmasın ama hepsinin önemi var. Bir sebebi vardı, durup dururken olmadı. Hayal kırıklıklarına bir tepkiydi muhtemelen."