ATV'de bugün ilk bölümü yayınlanacak olan 'Altı Üstü İstanbul' dizisi ile ekrana dönen ödüllü oyuncu Feyyaz Duman canlandırdığı 'Tarık' karakterinden kaybolan mahalle kültürüne düşüncelerini dile getirdi. Duman, "Dijital çağ ve kapitalist düzen yüzünden mahalle kültürü yok oldu. Seyirci eski mahalle dizilerini özledi. Bizim hikayemizde bu kapitalist düzene karşı bir mücadele veriliyor" dedi. Günaydın yazarı İlker Gezici, 15 Haziran 2026 tarihli yazısında şu ifadeleri kullandı:
Karakterinizin sizi en çok etkileyen yönü ne oldu?
Farklı dünyalardan ve farklı jenerasyonlardan oluşan karakter dünyamız var. 'Tarık' da bu dünyanın tam ortasında kendi doğrularıyla, kendi fikirleriyle duran biri. Benim en çok karakterden etkilendiğim karakterin netliği oldu.
Karakterinizle ortak yönleriniz var mı?
Yıllar önce tiyatroya başladığımda hayat beni bambaşka bir yöne evrildi. Çünkü daha ergendim ve bir anda bütün çevrem değişti. Yetiştiğim çevre ve arkadaş grubuyla bambaşka ve daha kriminal bir hayatım olabilirken, tiyatro hayatımı kurtardı. 'Tarık' da bunu sporla yani futbolla başarmış. Aynı zamanda disiplin ortak özelliğimiz.
İstanbul dizide adeta bir karakter gibi duruyor.
Evet, İstanbul bu işin başrollerinden biri. İstanbul tam da küçük bir Türkiye mozaiği aslında. Her sınıftan, her dinden, her kültürden, her meslekten kocaman bir şehir. Her şehirden insanın kendi memleketlilerini bulup orada kendi kültürlerini yaşattıkları bir şehirdi bir zamanlar. Bazı bölgeler hala o hayatı koruyor fakat dijital çağ, kapitalist düzen ve mahalle kültürünün yok olmasıyla beraber o bir arada yaşama kültürü çok zayıfladı. Bizim hikayemizdeki mahallede bu düzene karşı yaşam mücadelesi veriliyor.
Mahalle kültürünü özleyenlerden misiniz?
Tabii ki fakat çok geçmişin nostaljisini de yapmak istemiyorum. Dünya globalleştikçe kültürel farklılıklar, renkler yok olmaya başladı. İstanbul'un da çok çeşitliliğini yitirmesi kentsel dönüşümlerle hız kazandı. Eski mahallelerdeki müstakil ve daha sakin evlerin yerini koca koca binalar, siteler alınca, birbirini hiç tanımayan, ortak bir gelecek ya da mahalle hayatı kuramayan topluluklar oluşmaya başladı. Sınıfsal ve kültürel farklılıklar gözle görünür şekilde ayrışmaya başladı. Bizim hikayemiz bu durumu ele alıyor.