Türk sinemasının unutulmaz ismi Ahu Tuğba'nın vefatının üzerinden geçen iki yılın ardından, kızı Anjelik Calvin annesinin son günlerine, cenaze sürecine ve kamuoyunda gündeme gelen iddialara dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Habib Babar'a konuşan ve röportaj sırasında gözyaşlarına hakim olamayan Calvin, kendisine yöneltilen ağır suçlamalara da ilk kez yanıt verdi.
Annesinin son dönemlerinde yaşadığı ruh halini anlatan Calvin, Ahu Tuğba'nın içinde bulunduğu dünyadan rahatsız olduğunu belirtti. Annesinin sosyal medyadaki paylaşımlardan tiksindiğini ve insanların özel hayatlarını sergilemesini hazmedemediğini söyleyen Calvin, anneannesinin kaybının ardından Ahu Tuğba'nın büyük bir travma yaşadığını dile getirdi.
Calvin, "Annem artık bu dönemden hoşnut değildi. Sosyal medyada yapılan paylaşımları gördükçe tiksiniyordu. Özellikle insanların özel hayatlarını sergilemesini hazmedemiyordu. Anneannesini kaybettikten sonra büyük bir travma yaşadı. Koca çınar kadın adeta ürkek ve masum bir çocuğa dönmüştü" ifadelerini kullandı.
"SANKİ ÖLÜM SARHOŞLUĞU YAŞIYORDU"
Annesinin ölümünden önceki son haftanın fiziksel olarak çok ağır geçtiğini belirten Anjelik Calvin, "Hiç uyuyamıyordu. Nedensiz şekilde ateşleniyordu. Sürekli kalbinin ağrıdığını söylüyordu. Elindeki tabağı bile tutamayacak kadar güçsüzleşmişti. Sanki ölüm sarhoşluğu yaşıyordu" dedi.
Annesinin ölümünden iki gün önce koluna dokunarak "Ben gideceğim. Ben öleceğim günü bilirim. Bana bir şey olursa beni burada bırakma, vatan toprağına gömün" diyerek vasiyette bulunduğunu aktardı.