ATV ekranlarının ilgiyle takip edilen dizisi A.B.İ.'de canlandırdığı "Mahinur" karakteriyle adından söz ettiren başarılı oyuncu Esra Şengünalp, rolüne hazırlanma sürecinden set anılarına kadar birçok konuda samimi açıklamalarda bulundu. Şengünalp'in yaşadıklarını aktaran Günaydın yazarı İlker Gezici, 24 Mayıs 2026 tarihli yazısında şu ifadeleri kullandı:
Oynadığınız hemen her sahnenin duygusu çok yüksek, ağlamadığınız göz yaşı dökmediğiniz sahne neredeyse yok. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Evet, son bölümlerde gerçekten öyle oldu. Mekansal durumlardan dolayı bazen arka arkaya hep ağlama sahneleri çekiyoruz. İzlerken o sahneler aralara bağlanıyor tabii ama çekerken gerçekten çok zorlayıcı. Açıkçası "Yeter, artık ağlamak istemiyorum!" diye isyan ettiğim anlar bile oldu. Bazen bir sonraki devam sahnesinde aslında hiç gözyaşı olmaması gerekiyor ama benim gözlerim o kadar şişmiş ve kızarmış oluyor ki... Mecburen gözü yatıştıran merhemler sürüyoruz kızarıklık geçsin, gözüm eski haline dönsün diye. Sahneyi öyle çekiyoruz, sonra hop, bir sonraki sahnede yeniden ağlıyorum.
Ağlamak için ekstra bir şey yapıyor musunuz, vicks gibi şeyler sürülüyordu?
- Öyle destekler alanlar olabiliyor tabii. Ama o yöntem gözü çok tahriş ediyor, ben pek tercih etmiyorum. Bir de Mahinur zaten duyguları o kadar uçlarda yaşayan bir kadın ki... O yüzden genelde ekstra bir şeye gerek kalmadan gözlerim kendiliğinden doluyor diyebilirim.
Role girmek için bir yöntem var mı? Mesela bir müzik listesi gibi...
- Mahinur için özel bir şarkı listesi hazırladım kendime. Arabeskten klasik müziğe, bana Mahinur'un iç sesini fısıldayan o kadar çok parça var ki listede... 'A.B.İ.' dizisinin müzikleri de favorilerim arasında. Bu tarz müziklerden beslenmeyi, onlarla kalmayı çok seviyorum.
Kendinizi izler misiniz?
- Evet, mümkün olduğunca kaçırmadan izlemeye çalışıyorum. Çok merak ediyorum çünkü. Hem kendimi hem de diğer oyuncu arkadaşlarımla olan uyumumuzu dışarıdan bir gözle görmek kendimi geliştirmem için çok iyi oluyor.
Seyirci yorumlarında denk geldim "Ne çektin be Mahinur" diyor musunuz siz de?
- Demez miyim, ben de diyorum. Bazı bölümlerde üst üste öyle krizler yaşıyor ki... İçinde tuttuğu, kimseyle paylaşamadığı o kadar çok şey var ki. Geçmişe dair sahnelerde biraz görüyoruz ama aslında henüz seyircinin görmediği daha ne acıları var içimde.
Mainur'un sahneleri iyi reyting alıyor diye biliyorum.
- Evet, ben de duyuyorum bunu. Set arkadaşlarım da sağ olsunlar bazen söylüyorlar, "Senin sahnelerin akıp gidiyor" diye. Tüm bu güzel yorumları duymak insanı inanılmaz mutlu ediyor.
Ve bunu konuşmadan başarıyor olmanızdan ayrıca takdir edilesi bir durum. Bağırsa çağırsa isyan etse belki bu kadar etkili olmayacak...
- Gerçekten ben de onun şöyle içini dökeceği, haykıracağı günü sabırsızlıkla bekliyorum! Konuşmadan oynamanın zorluğu bir yana, sessiz ağlamak da inanılmaz zormuş. Sette benim dışımdaki herkes haykırarak ağlıyor, bağırıyor, öfkesini ve duygusunu sesiyle destekleyebiliyor. Bense ağlarken bile çıt çıkarmıyorum. İnsan kendi sesinden güç alıp duygusunu katlayabiliyor normalde. Bu yüzden tüm bu süreç benim için de yepyeni ve çok özel bir deneyim alanı oldu.