İş dünyası örgütlerinin temsilcileri, Türkiye ekonomisinin bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 5,1 ile beklentilere yakın büyümesini memnuniyetle karşıladı.
MÜSİAD Genel Başkanı Kaan: Toplam yatırımlardaki artış dikkate değer
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinin yılın ilk çeyreğindeki yüzde 5,2'nin ardından, ikinci çeyrekte de herhangi bir hız kaybı yaşamadan 5,1 büyümesinin iş dünyasını memnun ettiğini dile getirdi. Kaan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bilhassa toplam yatırımlarda gerçekleşen yüzde 9,5'lik artış, reel sektörün Türkiye ekonomisine olan güveninin sürdüğüne işaret etmesi bakımından dikkate değer bir gelişme olmuştur. Yılın ikinci çeyreğinde sanayi sektörünün toplam katma değerinin yüzde 6,3 artış kaydetmesi ve tarım sektöründe gözlenen yüzde 4,7'lik büyüme, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemlerde de güçlü bir büyüme performansı göstereceğine olan inancımızı pekiştirmektedir. Bu bağlamda yılın ikinci yarısında, toplam yatırımların yanı sıra iç ve dış talepteki artışın da süreceğini, böylece Türkiye ekonomisinin 2017 yılında hedeflerinin üzerinde büyüyeceğini tahmin ediyoruz."
İTO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar: Hedefimiz, büyümeyi daha çok üretim ve ihracatla yukarı taşımak
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar ise Twitter hesabından yaptığı değerlendirmede, Türkiye ekonomisinin beklentilerin üzerinde ve kendileri için sürpriz olmayan bir şekilde büyümeye devam ettiğini, iş dünyası olarak hedeflerinin, bu büyümeyi daha çok üretim ve daha çok ihracatla yukarı taşımak olduğunu bildirdi.
ATO Başkanı Gürsel Baran: Reel sektöre destek ekonomiyi büyüttü
Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Reel sektöre verilen destek ekonomiyi büyüttü" dedi. Baran, hanehalklarının nihai tüketim harcamalarının yüzde 3,2 arttığı ikinci çeyrekte, devletin nihai tüketim harcamalarının yüzde 4,3 gerilediğini, gayrisafi sabit sermaye oluşumunun yüzde 9,5, mal ve hizmet ihracatının yüzde 10,5, ithalatın ise yüzde 2,3 arttığını aktardı.
Geçen yıl 15 Temmuz da hain darbe girişimi yaşayan Türkiye'nin her alanda çok kısa sürede toparlandığını hatırlatan Baran, şunları kaydetti:
"Bu dönem silkinme dönemi oldu. Kamu kendi harcamalarını keserek reel sektöre kaynak aktardı. İnşaat, beyaz eşya ve mobilya sektörlerine yönelik uygulanan vergi indirimlerinin yanı sıra istihdama ve üretime yönelik teşvikler reel sektöre büyük destek oldu. Kredi Garanti Fonu ile reel sektörün finansmana erişimi rahatladı. Kredi Garanti Fonu ile yaklaşık 330 bin firmaya 250 milyar dolar kaynak kullandırıldı. Devlet özel sektörü destekledi, özel sektör de istikrar ve güven ortamında aldığı destekleri üretime ve ihracata yönlendirdi. Sonuçta bu faydalı adımlar özel sektörün de kamunun da yüzünü güldürdü. Kim ne derse desin biz işimize bakıyoruz. Türkiye üretiyor, ticaretini artırıyor ve büyüyor." Baran, Türkiye'nin gelecek dönemde yapısal reformları tamamlayarak dünya ekonomi ligindeki yerini üst sıralara taşıyabileceğine işaret etti.
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir: Büyüme rakamı tatmin edici
Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, "Her ne kadar beklentilerin altında kalmış gibi görünse de Türkiye'nin ikinci çeyrek büyüme rakamı tatmin edici seviyededir." ifadesini kullanarak, imalat sanayisinin yüzde 6,3 büyümesinin de kendilerini memnun ettiğini bildirdi.
Büyüme konusunda elde edilen başarıda siyasi iradenin zamanında aldığı tedbirlerin etkili olduğunun altını çizen Özdebir, siyasi irade ve özel sektörün uyum içerisinde sürdürülebilir bir büyümeyi tesis etmesinin önemine dikkati çekti.
Özdebir, yakın zamanda neredeyse tüm uluslararası kuruluşların Türkiye'nin büyüme beklentilerini revize etmesinin, bu kuruluşların Türkiye'ye olan bakış açılarını değiştirdikleri şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti: "Yılın genelindeki büyüme performansı ile Türkiye, gelişmekte olan ülkelerden pozitif ayrışacaktır. Son dönemde Türk lirasının dolar karşısında, diğer gelişmekte olan ülke para birimlerine kıyasla değerinin artması, yatırımcıların Türkiye algısını net bir şekilde ortaya koymaktadır."
Özdebir, elde edilen performansın tüm zorluklarına rağmen Türkiye ve Türk sanayicisinin yoluna devam ettiğini gösterdiğine işaret etti.