Türkiye'nin rüzgar enerjisinden elektrik üretimi 204 bin 375 megavatsaatle dün tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşırken, rüzgarın toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 25 oldu. Üretimde yüzde 25 payla rüzgar enerjisi santralleri ilk sırada yer aldı. Rüzgar santrallerini, yüzde 24,7 ile ithal kömür, yüzde 14,9 ile linyit santralleri takip etti.
TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK SEVİYESİ
Böylece, Türkiye'de rüzgar enerjisinden üretilen elektrik 204 bin 375 megavatsaatle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Rüzgardan elektrik üretiminde son rekor 2 Nisan'da 203 bin 6 megavatsaat olarak kayıtlara geçmişti.
Günlük bazda tüketim ise 21 Kasım'da 826 bin 281 megavatsaat oldu. En yüksek elektrik tüketimi 40 bin 116 megavatsaatle 12.00'de, en düşük tüketim ise 25 bin 690 megavatsaatle 05.00'te gerçekleşti.
BERAT ALBAYRAK'IN HAMLESİ
Yaşanan gelişme sonrası Sabah yazarı Mevlüt Tezel Türkiye'nin yenilenebilir enerjide imza attığı bu başarıya ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde Berat Albayrak'ın dönüşümü başlatan hamlesine dikkat çekti. Tezel, Albayrak'ın 3 Ağustos 2017'de yaptığı konuşmayı hatırlatarak, "Demek ki, yerli üretime inanırsanız, cesur adımlar atarsanız ve altyapıya yatırım yaparsanız sonunda kazanan ülkemiz oluyor. Bugün Avrupa enerji kriziyle boğuşurken, dev fabrikaları kapatmak zorunda kalırken, Türkiye enerji sorunu yaşamıyor. Albayrak döneminde kömürden rüzgâra, güneşten doğal gaza enerji alanında yapılan büyük yatırımların meyvelerini şimdi topluyoruz". ifadelerine yer verdi.
Tezel'in yazısından ilgili kısım şu şekilde;
RÜZGÂRDAN ELEKTRİK ÜRETİMİNDE TÜM ZAMANLARIN REKORU KIRILDI
"Tarih 03.08.2017. Enerji Bakanı Berat Albayrak, Rüzgâr Enerjisi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (YEKA) ihalesinin ardından Türkiye'nin yerli kaynaklarını öncelikleyen bir süreci başlattıklarını açıklamıştı:
"Türkiye, tıpkı güneşte olduğu gibi bugün rüzgâr ihalesinde de çok önemli noktadır bu.
Yüzde 65 yerlilikle ve 10 yıl asgari Ar-Ge yatırım şartıyla artık yaklaşık bir rüzgâr türbinindeki 8 bin küsur endüstriyel parçanın kırılımları ile birlikte yüzde 65'inin Türkiye'de üretilmesiyle, tedarikçisinden yan sanayicisine ve endüstrisine kadar çok büyük bir teknoloji üretim üssü olma noktasında adım atılmıştır."