
Tahtların, orduların ve diplomasi masalarının erkeklere ait sayıldığı dönemlerde sahneye çıkan bu isimler, yalnızca ülkelerini yönetmekle kalmadı, iktidarın sınırlarını yeniden çizerek"liderlik" kavramını kalıcı biçimde dönüştürdü. İşte tarihe yön veren kadın liderler…

TARİHİ ŞEKİLLENDİREN 10 LİDER
KLEOPATRA – DİPLOMASİYİ SİLAH GİBİ KULLANAN KRALİÇE
Kleopatra VII, MÖ 69 yılında doğdu ve Antik Mısır'ın Ptolemaios Hanedanı'ndan gelen son hükümdarı olarak tarihe geçti. Zekası, çok dilli oluşu ve siyasi sezgileriyle öne çıkan Kleopatra, Roma gibi dönemin en büyük gücü karşısında diplomasiyi bir silah gibi kullanarak Mısır'ın bağımsızlığını korumaya çalıştı.
Julius Caesar ve Marcus Antonius ile kurduğu stratejik ittifaklar, kişisel ilişkilerden çok devlet çıkarlarını önceleyen siyasi hamlelerdi.

I. ELİZABETH – İNGİLTERE'Yİ SÜPER GÜCE DÖNÜŞTÜREN LİDER
I. Elizabeth, 1558–1603 yılları arasında İngiltere tahtında kaldı ve ülkesini Avrupa'nın ikinci planda kalan bir krallığından küresel bir süper güce dönüştüren lider olarak tarihe geçti.
Erkek egemen bir monarşi düzeninde evlenmeyi reddederek iktidarı kimseyle paylaşmayan Elizabeth, güçlü diplomasi hamleleri ve dengeli iç siyasetle ülkesinde istikrar sağladı.
İspanya'ya karşı kazanılan Armada Zaferi, İngiltere'nin denizlerde yükselişinin simgesi olurken; bilim, sanat ve ticarete verdiği destek "Elizabeth Çağı" olarak anılan bir altın dönemi başlattı. Kararlılığı, siyasi zekası ve uzun vadeli vizyonuyla I. Elizabeth, modern İngiltere'nin temellerini atan liderlerden biri oldu.

HATŞEPSUT – ANTİK MISIR'IN EN GÜÇLÜ KADIN FİRAVUNU
Hatşepsut, MÖ 15. yüzyılda Antik Mısır'da firavun unvanıyla tahta çıkan en güçlü kadın hükümdarlardan biri olarak tarihe geçti.
Erkeklere özgü sayılan firavunluk makamını meşrulaştırmak için kendini erkek sembolleriyle tasvir ettiren Hatşepsut, iktidarını savaşla değil ticaret, diplomasi ve büyük imar projeleriyle güçlendirdi.

CATHERİNE THE GREAT – RUSYA'YI ÇAĞ ATLATAN İMPARATORİÇE
Catherine the Great (Büyük Katerina), 1762–1796 yılları arasında Rusya'yı yöneten ve imparatorluğu Avrupa'nın büyük güçleri arasına taşıyan lider olarak tarihe geçti.
Tahta bir darbeyle çıkan Catherine, güçlü zekâsı ve siyasi becerisiyle iktidarını hızla sağlamlaştırdı; eğitim, hukuk ve kültür alanlarında yaptığı reformlarla Rusya'yı modernleşme yoluna soktu.





