G.Saray'da 'para' sıkıntısı
Galatasaray'ın çiçeği burnunda yönetimi, Aziz Üstel'in hışmına uğradı. Aziz Üstel, G.Saray'ın içinde bulunduğu durumu özetledi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Ünal Aysal, Galatasaray'ın borçlarının söylendiği gibi olmadığını ve yeni bir mali genel kurula ihtiyaç olduğunu açıkladı. Kulübün borçları gizlenebilir mi?
Bu ilginç bir açıklama... Bu borçları kimse bilmiyor muydu, bu borçlarla ilgili kimse konuşmadı mı, Adnan Polat'a sormadı mı? Sordular da Adnan Polat sakladı mı? Galatasaray'ın durumunu sağır sultan biliyor, gazeteler bunu her gün yazıyor.
Seçimlere başkan adayı olarak giren kulüp ikinci başkanı Mehmet Helvacı'ya sorulabilirdi örneğin... Şimdi kalkıp "Durum vahim" diye ortaya çıkmanın hiçbir mantığı yok. Mazeret olamazbu söylenenler. Üzücü bir açıklama. Tam bile bile lades...
- Başan Aysal ayrıca "150 milyon dolarlık kredi borcu için 750 milyon dolarlık kefalet verildiğini" söyledi. Bu kadar fark nereden kaynaklanıyor?
Ben onu hiç anlamadım. Ya rakamsal bir hata!.. 150 milyon dolar için 750 milyon dolar teminat verildiğini hiç görmedim, duymadım da... Ama bu hata değilse bunu Adnan Polat'ın ekibine sormak lazım. 150 milyon dolar için 750 milyon dolar teminat almayı başaranbankacıyı tebrik etmek gerekir. Yılın bankacısı olur.
ALİ LUKUNKU'YU ALDILAR
-UEFA ve Süper Kupa'nın ardından ortada fazla bir başarı yokken, borcun 300 milyon dolara ulaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Faruk Süren bıraktığında 25 milyon dolardı. Mehmet Cansun18 milyon dolar borçla bıraktı Galatasaray'ı... Şimdi borç 300 milyon dolara ulaşmış! Nasıl oldu bu borç anlamak mümkün değil. Karşılığında da hiçbir sportif başarı yok. Demek ki Galatasaray gerçekten çok kötü yönetilmiş. Ben ve Hıncal Uluç bunu söylediğimiz zaman da büyük eleştiriye uğradık. Bizim kimse ile kişisel bir sorumuz yoktu, gerçek durumu anlatmaya çalıştık. Hafta içinde Fotomaç'ta çıktı. Didier Drogba 2002 yılında Galatasaray'ın kapısındandönmüş. O dönemde 600 bin dolar'a Drogba'yı almayan zihniyet 2003 yılında 1.5 milyon dolar'a Ali Lukunku'yu aldı. Galatasaray'ın ne kadar kötü yönetildiğinin daha somut bir örneği olur mu?
Ama Ünal Aysal borçları kendisi bilmiyorsa dahi seçimlere birlikte girdiği Ali Dürüst'ün, Adnan Öztürk'ün hele de Refik Arkan'ın bu durumu çok iyi bilmesi gerekiyordu.
Ben, Aysal'ın açıklamalarından 'Transfer yapılmayacak ya da bonservisi elinde olan oyuncular alacak' sonucuna varıyorum ki bu düşünce ile hiçbir yere varılmaz. Galatasaray yine işe yaramayacak oyuncularla sahaya çıkacak. Genel kurulu toplayacaksın, borcu yapılandırmaya gideceksin. Bu böyle bir dönemde zaman kaybına neden olur. Yeni krediler almaktan söz ediliyor.
Madem öyle krediyi Ünal Bey versin. 'Kulübe bağışlasın' demiyorum. Daha önce AIG'nin hisselerini almıştı. Bu kez de kredi versin. Diğer başkanların yaptığı gibi o da koysun parayı. Daha sonra o da geri alır. Aysal çok büyük beklentilerle başkanlığa geldi, rekor oyla seçildi.
Büyük transferler vaat edildi. Ama sonuçta aynı noktaya geldik; "Gelirler temlik altında. Ne yapacağız!" Bu artık kimsenin duymak istemediği nokta... O zaman seçilmeyeceksin, "Göreve talibim" demeyeceksin.
Ya da daha önceki başkanların yaptığı gibi pamuk eller cebe...
-Drogba konusunda, Aysal'ın umut veren sözlerine karşılık, Ali Dürüst, ünlü futbolcu ile ilgilenmediklerini söyledi. Transfer konusunda bir karmaşa mı yaşanıyor?
Hasan Şaş, Ümit Davala, Bülent Tulun bir yerlere futbolcu bakmaya giderken ve özellikle de Klose ile ilgili Galatasaray'a geliyor haberleri çıkarken, kulüp başkanı, "Nereden çıktı, bilmiyorum" dedi!.. Bu kargaşayı anlamıyorum. Aynı şey Drogba konusunda yaşanıyor. Burada bir iş bilmezlik, yetki dağılımında bir karmaşa var. Dikkat ederseniz Abdurrahim Albayrak'ın dışında hiçbir yönetici transferle ilgilenmiyor.
Ama buna karşılık görev tanımları tam anlamıyla yapılmamış bazı kişiler futbolcu bakmaya gidiyorlar.
KALEYE TAFFAREL Mİ GEÇECEK!
Terim ve yardımcılarıyla henüz resmi bir anlaşma da yapılmadı. Kimsenin imzası yok. Terim de imzalamamış. Futbol AŞ'nin yönetim kurulunun yenilenmesi gerekiyor. Hadi Ünal Bey ilk defa futbol kulübü yönetiyor ama dev bir şirketin başında... Ayrıca yönetiminde kulüpte görev yapmış deneyimli isimler var. Ancak buna rağmen çok ciddi anlamda transfer karmaşası da var. Bunun en belirgin örneklerini de Drogba ve Klose'de yaşıyoruz. "Geldi geldi" deniyor ama ortada kimse yok.
Bunlar çok gayrı ciddi işler. Galatasaray'da hala çok ciddi eksikler var. 4 Temmuz'da sezonu açacaksın ama daha kaleci bile belli değil. Gökhan Zan'ı da İskoçya'dan isteniyormuş. Sol bek yok, stoper yok, santrfor yok. Birçok pozisyonda eksikler var. Ünal Aysal, "Başarı başarı başarı..." sözü verdi. Başkan bu kadro ile mi "Başarı başarı başarı"yı yakalayacak!
-Terim, Hasan ve Ümit'ten sonra Taffarel de Galatasaray'a geri döndü. Bu isimlerle "2000 ruhu" yeniden canlanabilir mi?
2000 ruhu yeniden yakalanmak isteniyor ama bu ne kadar başarılı olur bilemiyorum. O dönemde sadece bu isimler değil, daha birçok futbolcu vardı, yönetici vardı. Fatih'in Eser Özaltınderegibi Müfit Erkasap gibi Bülent Ünder gibi yardımcıları vardı. Öteki taraftan Taffarel'e verecek paran var ama ortada kaleci yok. Kaleye Taffarel mi geçecek? Belki kaleci olarak gelmiştir de bizim haberimiz yok!
-Galatasaray'ın Yıldırım Demirören'in ricası üzerine Ersan'ın transferinden çekilmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Abdurrahim Albayrak işi bitirmişken, arayıp "Bu işten vazgeçtik" demişler ve o da buna fevkalade bozulmuş aslında... Bu nasıl bir iştir anlamak mümkün değil. Beşiktaş rakibin ve Beşiktaş'ın devreye girmesi yüzünden Mondragon'a fazladan ödeme yapılmıştı. Futbol rekabet işidir.
Sen anlaşmışsın, bitirmişsin transferi sonra da çekilmişsin. Ersan çok önemli bir futbolcu ve rakibe teslim edilmesi büyük bir hata...
-İkinci başkan Ali Dürüst'ün sıkıntılı bir dönemden geçilmesine karşılık tatilde olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ali Dürüst'ü ben tanıyorum. Çalışkan bir kişidir. Bu yaşananlardan canı sıkılmıştır. Şu dönemde tatilde ise bundandır. Çalışamayacağını görmüş ve tatile çekip gitmiştir. Yapacak bir şey bulamadı(!) demek ki..
Bu ilginç bir açıklama... Bu borçları kimse bilmiyor muydu, bu borçlarla ilgili kimse konuşmadı mı, Adnan Polat'a sormadı mı? Sordular da Adnan Polat sakladı mı? Galatasaray'ın durumunu sağır sultan biliyor, gazeteler bunu her gün yazıyor.
Seçimlere başkan adayı olarak giren kulüp ikinci başkanı Mehmet Helvacı'ya sorulabilirdi örneğin... Şimdi kalkıp "Durum vahim" diye ortaya çıkmanın hiçbir mantığı yok. Mazeret olamazbu söylenenler. Üzücü bir açıklama. Tam bile bile lades...
- Başan Aysal ayrıca "150 milyon dolarlık kredi borcu için 750 milyon dolarlık kefalet verildiğini" söyledi. Bu kadar fark nereden kaynaklanıyor?
Ben onu hiç anlamadım. Ya rakamsal bir hata!.. 150 milyon dolar için 750 milyon dolar teminat verildiğini hiç görmedim, duymadım da... Ama bu hata değilse bunu Adnan Polat'ın ekibine sormak lazım. 150 milyon dolar için 750 milyon dolar teminat almayı başaranbankacıyı tebrik etmek gerekir. Yılın bankacısı olur.
ALİ LUKUNKU'YU ALDILAR
-UEFA ve Süper Kupa'nın ardından ortada fazla bir başarı yokken, borcun 300 milyon dolara ulaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Faruk Süren bıraktığında 25 milyon dolardı. Mehmet Cansun18 milyon dolar borçla bıraktı Galatasaray'ı... Şimdi borç 300 milyon dolara ulaşmış! Nasıl oldu bu borç anlamak mümkün değil. Karşılığında da hiçbir sportif başarı yok. Demek ki Galatasaray gerçekten çok kötü yönetilmiş. Ben ve Hıncal Uluç bunu söylediğimiz zaman da büyük eleştiriye uğradık. Bizim kimse ile kişisel bir sorumuz yoktu, gerçek durumu anlatmaya çalıştık. Hafta içinde Fotomaç'ta çıktı. Didier Drogba 2002 yılında Galatasaray'ın kapısındandönmüş. O dönemde 600 bin dolar'a Drogba'yı almayan zihniyet 2003 yılında 1.5 milyon dolar'a Ali Lukunku'yu aldı. Galatasaray'ın ne kadar kötü yönetildiğinin daha somut bir örneği olur mu?
Ama Ünal Aysal borçları kendisi bilmiyorsa dahi seçimlere birlikte girdiği Ali Dürüst'ün, Adnan Öztürk'ün hele de Refik Arkan'ın bu durumu çok iyi bilmesi gerekiyordu.
Ben, Aysal'ın açıklamalarından 'Transfer yapılmayacak ya da bonservisi elinde olan oyuncular alacak' sonucuna varıyorum ki bu düşünce ile hiçbir yere varılmaz. Galatasaray yine işe yaramayacak oyuncularla sahaya çıkacak. Genel kurulu toplayacaksın, borcu yapılandırmaya gideceksin. Bu böyle bir dönemde zaman kaybına neden olur. Yeni krediler almaktan söz ediliyor.
Madem öyle krediyi Ünal Bey versin. 'Kulübe bağışlasın' demiyorum. Daha önce AIG'nin hisselerini almıştı. Bu kez de kredi versin. Diğer başkanların yaptığı gibi o da koysun parayı. Daha sonra o da geri alır. Aysal çok büyük beklentilerle başkanlığa geldi, rekor oyla seçildi.
Büyük transferler vaat edildi. Ama sonuçta aynı noktaya geldik; "Gelirler temlik altında. Ne yapacağız!" Bu artık kimsenin duymak istemediği nokta... O zaman seçilmeyeceksin, "Göreve talibim" demeyeceksin.
Ya da daha önceki başkanların yaptığı gibi pamuk eller cebe...
-Drogba konusunda, Aysal'ın umut veren sözlerine karşılık, Ali Dürüst, ünlü futbolcu ile ilgilenmediklerini söyledi. Transfer konusunda bir karmaşa mı yaşanıyor?
Hasan Şaş, Ümit Davala, Bülent Tulun bir yerlere futbolcu bakmaya giderken ve özellikle de Klose ile ilgili Galatasaray'a geliyor haberleri çıkarken, kulüp başkanı, "Nereden çıktı, bilmiyorum" dedi!.. Bu kargaşayı anlamıyorum. Aynı şey Drogba konusunda yaşanıyor. Burada bir iş bilmezlik, yetki dağılımında bir karmaşa var. Dikkat ederseniz Abdurrahim Albayrak'ın dışında hiçbir yönetici transferle ilgilenmiyor.
Ama buna karşılık görev tanımları tam anlamıyla yapılmamış bazı kişiler futbolcu bakmaya gidiyorlar.
KALEYE TAFFAREL Mİ GEÇECEK!
Terim ve yardımcılarıyla henüz resmi bir anlaşma da yapılmadı. Kimsenin imzası yok. Terim de imzalamamış. Futbol AŞ'nin yönetim kurulunun yenilenmesi gerekiyor. Hadi Ünal Bey ilk defa futbol kulübü yönetiyor ama dev bir şirketin başında... Ayrıca yönetiminde kulüpte görev yapmış deneyimli isimler var. Ancak buna rağmen çok ciddi anlamda transfer karmaşası da var. Bunun en belirgin örneklerini de Drogba ve Klose'de yaşıyoruz. "Geldi geldi" deniyor ama ortada kimse yok.
Bunlar çok gayrı ciddi işler. Galatasaray'da hala çok ciddi eksikler var. 4 Temmuz'da sezonu açacaksın ama daha kaleci bile belli değil. Gökhan Zan'ı da İskoçya'dan isteniyormuş. Sol bek yok, stoper yok, santrfor yok. Birçok pozisyonda eksikler var. Ünal Aysal, "Başarı başarı başarı..." sözü verdi. Başkan bu kadro ile mi "Başarı başarı başarı"yı yakalayacak!
-Terim, Hasan ve Ümit'ten sonra Taffarel de Galatasaray'a geri döndü. Bu isimlerle "2000 ruhu" yeniden canlanabilir mi?
2000 ruhu yeniden yakalanmak isteniyor ama bu ne kadar başarılı olur bilemiyorum. O dönemde sadece bu isimler değil, daha birçok futbolcu vardı, yönetici vardı. Fatih'in Eser Özaltınderegibi Müfit Erkasap gibi Bülent Ünder gibi yardımcıları vardı. Öteki taraftan Taffarel'e verecek paran var ama ortada kaleci yok. Kaleye Taffarel mi geçecek? Belki kaleci olarak gelmiştir de bizim haberimiz yok!
-Galatasaray'ın Yıldırım Demirören'in ricası üzerine Ersan'ın transferinden çekilmesini nasıl yorumluyorsunuz?
Abdurrahim Albayrak işi bitirmişken, arayıp "Bu işten vazgeçtik" demişler ve o da buna fevkalade bozulmuş aslında... Bu nasıl bir iştir anlamak mümkün değil. Beşiktaş rakibin ve Beşiktaş'ın devreye girmesi yüzünden Mondragon'a fazladan ödeme yapılmıştı. Futbol rekabet işidir.
Sen anlaşmışsın, bitirmişsin transferi sonra da çekilmişsin. Ersan çok önemli bir futbolcu ve rakibe teslim edilmesi büyük bir hata...
-İkinci başkan Ali Dürüst'ün sıkıntılı bir dönemden geçilmesine karşılık tatilde olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ali Dürüst'ü ben tanıyorum. Çalışkan bir kişidir. Bu yaşananlardan canı sıkılmıştır. Şu dönemde tatilde ise bundandır. Çalışamayacağını görmüş ve tatile çekip gitmiştir. Yapacak bir şey bulamadı(!) demek ki..