Spor yazarları Fenerbahçe - Başakşehir maçını yorumladı: Yalnızlığın resmi
Trendyol Süper Lig'de Başakşehir'i ağırlayan Fenerbahçe, rakibini 3-1 yenip Galatasaray'ın Samsunspor'a yenilmesinin ardından 2 hafta kala puan farkını 4'e indirdi. Spor yazarları, zorlu randevu sonrası Zeki Murat Göle ve öğrencilerini yorumladı. İşte o yorumlar...
İLKER YAĞCIOĞLU: ÜMİDİ DEVAM ETTİ
Şampiyonluk ve ikincilik yarışındaki 3 takımın aynı anda oynadığı haftada gecenin kazananı Fenerbahçe oldu. Hem ikinciliği garantiledi hem de az da olsa şampiyonluk ümidi devam etti.
Galatasaray'ın Samsun'da 1-0 öndeyken 3 puanı bırakması ve şampiyonluğunu ilan edememesi ligin heyecanını 1 hafta daha öteledi. Geçen haftaki derbi mağlubiyetinin ardından Domenico Tedesco gönderildi.
Yönetim seçim kararı aldı. Kısaca Fenerbahçe'de tam bir kaos hakim. Buna rağmen igin iyi takımlarından Başakşehir'e karşı Talisca'nın hat trick yaptığı maçı 3 puanla kapatmak önemliydi.
Şampiyonluk el değiştirir mi açıkçası zor gözüküyor. Ama hiç olmazsa 1 hafta daha Galatasaray'ı strese sokmayı başardılar.
Açıkçası Fenerbahçe'nin yanacağı çok maç var. Kasımpaşa'dan son dakikada yenen gol mü dersin, Rize maçındaki gole mi yanarsın, yoksa küme düşmüş Karagümrük'e verilen 3 puana mı yanarsın bilemiyorum ama Okan Buruk döneminde Galatasaray hiçbir zaman Fenerbahçe'ye bu kadar ikramda bulunmamıştı.
Bu sezon maalesef Fenerbahçe bu ikramı geri çevirdi.
Oyunun genelini anlatmaya çok gerek yok. Keşkelerle dolu bir sezonu Fenerbahçe büyük ihtimalle yine 2. sırada bitirecek.
Doğal olarak şimdi camia seçime kilitlenmiş durumda. Fakat bu sezon gelen şans daha önce hiç gelmemişti ve Fenerbahçe bu şanstan yararlanamadı.
GÜRCAN BİLGİÇ: YALNIZLIĞIN RESMİ
10 gün içinde lige ve kupaya havlu atan takımı seyretmeye kimse gelmedi. 18 yaşındakiler için koltuk açıldı, yine gelmediler. Kadıköy'ün travması ve takıma-yönetime gönül koyması, maçın "yalnızlığı" oldu. Zeki Murat Göle, asiste ettiği ünlü teknik adamlardan daha akıllı olduğunu da bir kez daha ortaya koydu. Taşları doğru yerleştirdiğinde, takımın "terk edilmişlerini" ekstra performansla oynatmayı başardı. Çağlar, İsmail, Fred, Musaba ve Levent, fırsat maçında sorumluluğu fazlasıyla aldılar üstlerine.
Yine de beklenti Nuri Şahin'in saha organizasyonunun Fenerbahçe'nin dağınıklılığını faydaya çevireceği yönündeydi. Üçlü orta saha, Kerem ve Musaba'nın tempolu baskısını arkasına alınca, rakibe yakın-temaslı oynayıp kontrolü ele geçirdi.
Belki de sezon başından beri en organize, istekli ve pas örgüsünde atak gücüne sahip oldular. İlk golün Oosterwolde'nin adeta defansı delmesiyle gelmesi de, tüm grubun inancını gösteriyor. "Biz buyuz" demenin bir yoluydu ama, kupalar gittikten sonra. Bu maçı ölçü kabul edebilir miyiz? Başakşehir'in dördüncülük iddiası, oyun gücü, maçtan puan almak zorunda olması, tartıyı adaletli hale getirir. Oyuncu grubunu duygudan uzaklaştırıp, sayıların peşine attığınızda hikâyende mutlu son olmuyor. Kadro iyi bir takım olduğunu gösterdi. Eksiklerine rağmen yapabileceklerinin sinyalini verdi. Doğru yönetilmediklerini, taktikle donatılmadıklarını veya görevlendirilmediklerini ispat ettiler.
ÖMER ÜRÜNDÜL: GÖLE'NİN TERTİBİ VE HAMLELERİ DOĞRUYDU
Fenerbahçe dün gece sezonun en hareketli ve en üretken maçlarından birini sergiledi. Bunun bana göre iki nedeni vardı. Birincisi; Başakşehir'in kötü oyunu ve bilhassa da alışılmış dışı takım savunmasındaki rahatsızlıklardı. İkinci nedeni Zeki Murat Göle'nin sahaya doğru takım tertibi sürmesi, oyun içinde de yerinde ve zamanında hamleler yapmasıydı. Ben sezon başından beri Fenerbahçe'nin mutlaka 3 koşan orta saha ile oynaması gerektiğini söylüyorum. Zaten ileri uçta gerek kanatlarda gerekse santrforda sorunlar var. Bu zaafı en aza indirmenin tek yolu koşan orta sahalardır. Guendouzi yoktu ama Kante, İsmail, Fred üçlüsü başarılıydı. Fred sahanın en iyisiydi. Takım hırslı olunca, orta saha da iyi çalışınca Talisca kalitesiyle hat-trick yaptı.
Trabzonspor'un da beraberliğinden sonra Fenerbahçe ikinciliği büyük ölçüde garanti altına aldı. Sakatlıktan sonra Semedo'nun performansı çok düşük. Dün gece de bilhassa ilk devrede bu kulvar çok aksadı. Tedesco cephesinde kimsenin pek düşünmediği bir konu var. Çok mecbur kalmadıkça takımdaki 4 oyuncuya bakış açısı olumsuz. İsmail, Fred, Mert Müldür. Oğuz Aydın... 4 futbolcu da kesinlikle harcanacak isimler değildi. Başakşehir, tanınmayacak kadar kötü oynadı. Ne motivasyon ne taktik ne oyun disiplini yeterli değildi. Hakem Oğuzhan Aksu'yu takip ediyorum. Kumaşı iyi, aman bozulmasın.
EMRE BOL: KABULLENEMİYORUM!
Bir yandan Fenerbahçe diğer ekrandan Galatasaray maçlarını izliyorum. Fenerbahçe'nin başkanı yok, yönetimi yok! Teknik direktörü yok! Tribünde taraftarı yok! Anlayacağınız matematiksel olarak şampiyonluk kaybedilmese de camianın umudu yok! Acaba Fenerbahçe'yi bu hale düşürenlerde gurur var mı?
Böyle bir ortamda ligin iyi takımlarından Başakşehir karşısında oyuncu grubunun ne yapacağı merak konusuydu. Eksiklere rağmen bence çok iyi oynadılar. Özellikle hat- trick yapan Talisca maçın yıldızıydı. Rakibin Galatasaray, Samsunspor deplasmanında kaybetti. Lakin Fenerbahçe camiası seçim sathına girmiş. Neden bu acele? Neden hocayı apar topar gönderdiniz? Ligin matematiksel olarak sona ermesini bekleyemediniz mi? 7 ayda verilebilecek en kötü kararları verdiler!
Fenerbahçe Kadıköy'de belki de yıllardır böyle bir maç oynamadı. Umut bitmeden umudu bitirmek herhalde sadece sarı- lacivertlilere özgü bir durum. Bence yeni gelecek yönetim tedaviye buradan başlamalı. Belki yine Galatasaray şampiyon olacak lakin hemen yere düşmeyi kabullenemiyorum. Şampiyonluk bir sonraki haftaya devretti. Bakalım neler olacak?