Bakan Şimşek ve TCMB Başkanı Karahan ABD’de yatırımcılarla buluştu! Türkiye’den güçlü ekonomi mesajı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, New York’ta yatırımcılarla bir araya geldi. Şimşek, zorlu küresel koşullara rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü ve dayanıklı olduğunu söyledi.
ABD'de düzenlenen 19. Türkiye Yatırım Konferansı'nda yatırımcılarla bir araya gelen Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, zorlu küresel koşullara ve bölgede yaşanan savaşa rağmen Türkiye ekonomisinin güçlü ve dayanıklı olduğunu vurguladı. Sabah'tan Dilek Güngör'ün haberine göre, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) tarafından 21-23 Eylül 2026 tarihlerinde New York'ta düzenlenen konferansın ilk gününde, Şimşek ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın katılımıyla "Türkiye'nin Ekonomik Görünümü ve Yatırım Fırsatları Toplantısı" gerçekleştirildi.
Konferans kapsamında ayrıca, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla "Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı" ile Türk ve Amerikan iş dünyasının önde gelen 400'den fazla iş insanının katıldığı "Türkiye Yatırım Konferansı Akşam Resepsiyonu" gerçekleştirildi.
Bakan Şimşek ve TCMB Başkanı Karahan, ABD’de yatırımcılarla buluştu. (Fotoğraflar: AA'dan alınmıştır)
DAYANIKLILIĞIMIZ ARTTI
ABD'li doğrudan yatırımcılarla bir araya gelen Mehmet Şimşek, "Ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığını destekleyen sağlam temeller var. Sabit sermaye yatırımlarımız kişi başına gelirimize oranla yüksek. Son iki yılda verimlilik artışında da güçlü bir ivme yakaladık. Bu iki unsur, orta vadeli büyüme görünümümüzü destekliyor. Toplam borçluluk oranımızın düşüklüğü, kamu maliyesindeki hareket alanımız, azalan dış kırılganlıklar, artan uluslararası rezervler ve KKM'den çıkış da ekonomimizin dayanıklılığını artırdı" dedi.
YATIRIMCIYA TÜRKİYE ÇAĞRISI
Türkiye'nin yatırımcılara sunduğu fırsatlara da değinen Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye, büyük ve emsallerine kıyasla güçlü büyüyen bir ekonomi. Stratejik konumumuz, gelişmiş imalat ve hizmet sektörümüz, güçlü altyapımız ve nitelikli iş gücümüz sayesinde güvenilir bir tedarikçiyiz. Yeşil ve dijital dönüşümü, sanayide dönüşümü ve üretken altyapı yatırımlarını hızlandırıyoruz. Son açıkladığımız vergi teşvikleriyle de yatırım ve ihracat ortamını güçlendiriyoruz. Sektörel açıdan bakıldığında; savunma sanayii, turizm, sağlık turizmi, televizyon dizileri ve mobil oyunlar başta olmak üzere dijital hizmet ihracatında önemli fırsatlar görüyoruz. Savunma sanayii, imalat sanayimizin dönüşümünde de önemli bir itici güç."

TEKNOLOJİK İŞ BİRLİĞİ
DEİK Başkanı Nail Olpak ise sanayi ve yüksek teknolojide Türkiye ile ABD arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekerek, "Türkiye'nin 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi, değer zincirinde yükselmek için net bir yön çiziyor. ABD'nin yapay zekâ, yarı iletkenler ve yazılım alanlarındaki öncülüğüyle birlikte değerlendirildiğinde, ortak çalışmalar için önemli fırsatlar bulunuyor. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde önceliğimiz, güven temelinde rekabet etmek ve iş birliği geliştirmek. DEİK olarak 153 ülke bazlı İş Konseyimiz aracılığıyla Türkiye'nin potansiyelini dünyaya tanıtıyor, şirketleri doğru ortaklarla buluşturuyor ve iş dünyası, kamu kurumları ile yatırımcılar arasında köprü kuruyoruz. İş dünyası olarak en temel beklentilerimizden biri öngörülebilirlik. Küresel ekonomide belirsizliklerin arttığı bir dönemde, geleceğe yönelik net bir yol haritasına sahip olmayı önemsiyoruz" dedi.

ABD'Lİ ŞİRKETLERE YATIRIM DAVETİ
Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı'nda Türkiye'nin yüksek teknoloji üretimi ve inovasyonda küresel merkez olma potansiyeli ele alındı. Küresel üretim ve tedarik zincirlerinin değiştiği dönemde; yarı iletkenler, mobilite, yeşil enerji, ileri imalat, sağlıklı yaşam, dijital teknolojiler, iletişim ve uzay gibi stratejik alanlarda Türkiye'nin avantajları değerlendirildi. Değer zincirinin farklı halkalarında tamamlayıcı yatırımlar için Türkiye'nin potansiyeli de masaya yatırıldı. Yatırımcılara HIT30 Yatırım Teşvik Programı'nın da tanıtıldığı toplantıda Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Yarının teknolojilerinin ihtiyaç duyduğu sanayi kapasitesini, enerji altyapısını, dijital omurgayı ve fiziksel bağlantısallığı inşa ediyoruz. Türkiye; üretimi pazarlarla, teknolojiyi sanayiyle, Asya'yı Avrupa'yla buluşturuyor. Amerikan şirketlerini Türkiye'de bizimle birlikte üretmeye, yenilik geliştirmeye ve büyümeye davet ediyoruz" dedi.
HEDEF 100 MİLYAR DOLAR TİCARET
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ABD'nin Türkiye'nin ihracatında üçüncü, ithalatında ise dördüncü büyük ticaret ortağı olduğunu belirtti. İkili ticaret hacminin geçen yıl 38 milyar doları aştığını söyleyen Bolat, bu yıl toplam ticaretin yüzde 10'dan fazla artarak yaklaşık 42-43 milyar dolara ulaşmasını beklediklerini ifade etti. Bunun iki yıl içinde yıllık ticaret hacminin 50 milyar dolara ulaşması anlamına geldiğini kaydetti. Başkan Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump'ın iki ülke arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefi belirlediğini hatırlatan Bolat, orta-uzun vadede bu hedefe ulaşmak için doğru yolda olduklarını söyledi. Bolat, iki ülke arasındaki ticaret performansının ekonomik ilişkilerin derinliğini ve dayanıklılığını ortaya koyduğunu belirtti. İş birliğinin ticaretle sınırlı olmadığını vurgulayan Bolat, enerji, savunma ve teknoloji alanlarında da iş birliğinin derinleştirildiğini, karşılıklı yatırımlarda ise "ümit verici" rakamlara ulaşıldığını aktardı.
Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ilişkilerin onlarca yıllık ittifaka dayanan karşılıklı güven üzerine kurulduğunu belirten Bolat, bu temeli daha da güçlendirmeye kararlı olduklarını ve yeni ortaklık alanlarını değerlendirdiklerini kaydetti. Orta-uzun vadede 100 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşılacağından emin olduğunu söyleyen Bolat, "İlişkilerimiz adına daha parlak bir geleceğe inanıyor ve ticari bağlarımızda yeni bir döneme adım atmaya büyük ölçüde hazır bulunuyoruz" şeklinde konuştu.

DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Murat Özyeğin de "Türkiye, küresel ve bölgesel ölçekte giderek zorlaşan jeopolitik ve ekonomik koşullara rağmen dezenflasyon sürecindeki kararlılığını ve politika yönünü koruyor. Orta Vadeli Program ve yatırım çerçevesi, ekonomik programın sürekliliğini ve Türkiye ekonomisinin verimlilik ve rekabet gücünü artırmaya yönelik reform iradesini ortaya koyuyor. Özellikle teknoloji transferi ve nitelikli istihdam sağlayan uzun vadeli doğrudan yatırımların Türkiye'ye kazandırılması, iş dünyamızın önümüzdeki dönemin önemli öncelikleri arasında yer alıyor" diye konuştu.