Bakan Şimşek'ten emekli ve memur zammına ilişkin açıklama! Enflasyonu işaret etti
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi politikalarında kararlılık mesajı vererek, "Hayat pahalılığıyla mücadele en büyük önceliğimiz, seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz." dedi. Dış şoklara ve emtiadaki fiyat artışlarına dikkat çeken Şimşek, bu yıl savaş olmaması hâlinde enflasyonun en az 7 puan daha aşağıda seyredeceğini ifade etti. Emekli ve memur zammına ilişkin de konuşan Şimşek, "Kamu çalışanlarının ve emeklilerin maaşları en az enflasyon kadar artacak." ifadelerini kullandı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, hayat pahalılığıyla mücadelenin en büyük öncelikleri olduğunu belirterek "Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz." dedi.
Bloomberg HT'ye konuşan Bakan Şimşek'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
OVP'nin 2 temel fonksiyonu var. Kamu açısından bağlayıcı. Özel sektör açısından bir yol haritası.
Büyük resme baktığımızda 3 yıl politika çerçevesini koruduk. Temel hedefimiz dezenflasyon ama arzuladığımız hızda değil. Dış faktörler var. Bu sene savaş olmasaydı, enflasyon bugün itibarıyla en az 7 puan aşağıda olurdu.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (Fotoğraflar Takvim Foto Arşivi’nden ve Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
Savaş sadece petrol ve doğal gaz üzerinden etkilemiyor. Bütün emtia fiyatlarında artış var. Bu artış enflasyonu olumsuz etkiliyor. Bizde enflasyon yüksek olduğu için görece daha fazla etkiliyor.
Tahminler o günün koşullarını yansıtır. IMF yılda dört kez tahminleri gözden geçirir. Biz sadece bir kez yapıyoruz.
"BÜTÇEDE HEDEFİMİZDEN DAHA İYİ PERFORMANS GÖSTERDİK"
OVP açısından en bağlayıcı hedef bütçedir. Çünkü kamunun önemli ölçüde kontrolündedir. Bütçe açığının millî gelire oranında hedefimizden daha iyi performans gösterdik. 2026'da eşel mobil uyguladık, ciddi bir gelirden feragat ettik. Buna rağmen yüzde 3,5'lik hedef karşısında yüzde 3,1 performans göstereceğimizi söylüyoruz.

Dışarıdaki şoka rağmen büyüme yüzde 3,3 olacak. Buradaki sapma da yaşanan şoka göre çok ciddi oranda değil.
"Mali disiplini tesis edeceğiz." dedik. OVP sayesinde birçok hedef başarıldı. Kur korumalı mevduattan bu doğrultuda çıktık. Rezervler mesele olmaktan çıktı. Büyüme ılımlı ama dünyaya oranla makul seviyede.
Enflasyonda modelin öngördüğünden daha fazla atalet var. Çünkü geçmişe endeksleme güçlü. Kirada, eğitimde ve ücretlerde endekslemeler oldukça güçlü.
Kur tarafında yüzde 30-40'lık bir geçişkenlik var.
Politika çerçevesinde ve yönünde bir değişiklik yok. Hedefler büyük oranda tutuyor.
Dezenflasyon fiyatların düşmesi değil, fiyat artışlarının yavaşlamasıdır. Burada büyük ölçüde bir başarı var.
Dezenflasyon 2024'ün ikinci çeyreğinden itibaren başladı. Para politikası temel mal enflasyonunda daha etkili. Bu gibi alanlarda dezenflasyonun etkili olduğu görülüyor.
TÜİK, uluslararası standartlar neyse o yönde veri üretiyor.
Rakamlara baktığınızda enflasyonda ciddi anlamda yavaşlama var. Tabii ki biz hedeflerde ciddi ölçüde iddialıydık. Özellikle hizmetlerde atalet vardı ama orası da tepki vermeye başladı.
Savaş olmasaydı enflasyonda yıl sonunu yüzde 20-22 civarında tamamlardık. Başlangıçta öngördüğümüz zaman çizelgesi bir miktar uzayabilir.

Hayat pahalılığıyla mücadele bizim en büyük önceliğimizdir. Seçim sürecinde de dezenflasyondan vazgeçmeyeceğiz. Sürdürülebilir büyüme için dezenflasyona ihtiyacımız var.
EMEKLİ VE MEMUR MAAŞI
Ücretli kesimin alım gücünün en az enflasyon kadar korunması kadar değerli bir şey yok. Bizim bunda bir tereddüdümüz yok. Her zaman memurumuza, emeklimize, kamu çalışanlarına en az enflasyon artışı kadar artış verdik ve vermeye devam edeceğiz. Bütün kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin maaşları her zaman en az enflasyon kadar artacak.

"ENFLASYONDA TEK HANE OLURSA ESNEK BİR KUR REJİMİNE GEÇİLEBİLİR"
Türkiye'de olması gereken normalde dalgalı kur rejimidir. İdealin bu olduğunu söyledik. Tek yönlü bir piyasa varsa yönetilen bir kur rejimi vardır. Uzun zamandır TL'ye ilgi var, bırakırsanız TL aşırı değerlenir, piyasaya girerseniz bu sefer ters yönde bir etki olur. Enflasyonda tek hane olursa esnek bir kur rejimine geçilebilir, şu an şartlar izin vermiyor ama zamanı gelince tartışabiliriz.
Sanayiye en ucuz enerjiyi Orta Doğu dışında rakiplerine göre Türkiye verir. Dış talep tarafında ticaret ortaklarımızın büyüme oranları da oldukça önemli bir konu.
Bütün tartışmaları kura indirgediğiniz zaman çok sağlıklı olmuyor. İdeal olarak bütüncül yaklaşım üzerinde olacağız. Reformlar üzerinden verimliliği nasıl artırırız, ona bakıyoruz.
Enerji piyasasında çok hassasız, büyük darboğaz petrol ve doğal gaz türevlerinde. Türkiye ham madde temininde bir sorun yaşamıyor. Reel sektör açısından finansmana erişim kalıyor. Reel sektöre rekabeti çok gözeterek ciddi destekler veriyoruz. Reel sektörün rekabet gücünü önemsiyoruz.

"EXIMBANK'IN SERMAYESİNİ 7 KAT ARTIRDIK"
Çiftçiye verdiğimiz kredilerin ortalama faizi yüzde 12. Tarıma çok ciddi sübvansiyon da veriyoruz. 1 milyona yakın çiftçimize ciddi miktarda kredi sağlıyoruz ve bunun faizinin yüzde 70'ini biz veriyoruz.
Sanayicimize ihracat üzerinden çok ciddi katkı veriyoruz. Reeskont kredilerini artırdık. Eximbank'ın sermayesini 7 kat artırdık. Bu sene verebileceği kredi 60 milyar dolar.
2023 sonundan bu yana 284 tane ürün belirledik. "Bunlardan birini üretirseniz devlet size 10 yıl vadeli, toplam büyüklüğü 750 milyar lira olan yatırım kredisi sunuyor." dedik. 5-6 sektörde her çalışan başına her ay 5 bin TL'ye yakın maaş desteği var. Yeni dönemde imalat sanayisine işletme sermayesi desteği vereceğiz.
Reel sektöre hiçbir dönemde olmadığı kadar devletin bütçe imkânlarını seferber ediyoruz. Fakat genel para politikasını bozalım yaklaşımını da doğru bulmuyoruz.
Seçici ve hedefli politikalarla reel sektörün stresini azaltmaya çalışıyoruz. Seçim ekonomisi uygulayacağımızı söyleyen arkadaşlar ya OVP'yi okumadı ya da matematik bilmiyor. Bütçede son üç yılda hedefleri tutturduk ve daha iyi performans gösterdik.
"VERGİLERDE YENİ DÜZENLEME YOK"
Deprem konutlarını önemli ölçüde bitirdik, önümüzdeki birkaç yılda 750 bin adet sosyal konut inşa edeceğiz. Bütçede 250 milyar TL ayıracağız bunun için.
Gündemimizde kurumlar vergisi, gelir vergisi ve cari açığı dengeleme dışında dolaylı vergilerde yeni bir düzenleme yok.
"GELECEK YIL EŞEL MOBİLİ DEVAM ETTİRMEYİ DÜŞÜNMÜYORUZ"
Gelecek yıl eşel mobili devam ettirmeyi düşünmüyoruz, eşel mobil yıl sonuna kadar mazotta devam edecek.
Kayıt dışılıkla mücadelede büyük başarı elde ettik. Gelir vergisi veren mükellef sayısı arttı.
2027 vergi gelirlerinde artış öngörüyoruz. Bu; GSYH büyümesi, eşel mobilin devam etmeyeceği varsayımı ve kayıt dışı ile mücadeleden kaynaklanacak. Büyümede son birkaç yılda göreceli bir yavaşlama var. Ama dünya ekonomisine paralel büyüyoruz. Ticaret ortaklarımızın 1,5-2 katı büyüyoruz.
Programın büyümedeki göreceli yavaşlamaya etkisi vardır ancak programın bir hedefi de sürdürülebilir büyümedir. G-20'de de Türkiye büyümede ilk sıraları koruyor. Bu savaş dünyanın 70'lerden beri gördüğü en büyük şok ve uzun sürdü. Bu tabii yatırım kararlarını etkiliyor.