Yargıtay onayladı: Maaş 1 gün gecikirse tazminat hakkı doğuyor
Maaşı kötü niyetle geciktirilen ya da düşük gösterilen çalışanların haklı fesihle tazminat alma imkanı bulunuyor. Ancak bunun için durumu belgelemek önem taşıyor...
Çalışanların alın terinin karşılığı olarak ödenmesi gereken ücretler, kanunlarla kurala bağlanıyor.
İş Kanunu'na göre işçinin hak ettiği maaş, prim, ikramiye gibi tüm ödemeler nakit olarak yapılıyor. Ücret en geç ayda bir ödeniyor. Sözleşmelerle ödeme süresi 1 haftaya kadar indirilebiliyor.

Maaşı bilerek ve kötü niyetle 20 günden fazla geciktirilen işçiler, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabiliyor ya da haklı fesih ile tazminatını talep edebiliyor. Bu konuda kısa süre önce yargıdan önemli karar çıktı. Yargıtay, maaşı 20 gün geciktiği için iş sözleşmesini fesheden çalışan için emsal karara imza attı. Yüksek Mahkeme, 1 günlük gecikmenin dahi kıdem tazminatlı haklı fesih sebebi sayılacağını onayladı.

ÜCRET OYUNUNA İZİN VERMEYİN
Yine işveren, işçinin gerçek maaşı üzerinden SGK primini ödemek zorunda. Ancak bazı işverenler, işçiyi gerçekte daha yüksek maaş almasına rağmen resmi kayıtlarda asgari ücretli gibi gösteriyor. Bu şekilde davranan işverenler devletten vergi ve prim kaçırırken çalışanının da geleceği ile oynuyor. En büyük etki ise emekli maaşında oluyor.

NE YAPILMALI?
Maaşı düşük gösterilen çalışanların öncelikle işverenden bordroda gerçek ücretini göstermesi konusunda talepte bulunması önemli. Eğer işveren buna yanaşmazsa işçi firmayı ALO 170'e ihbar edebilir.

Ayrıca gerçek ücretle ilgili her türlü belgenin saklanması da çalışanın yararına. Bu, ileride hak taleplerinde çalışanın elini güçlendirir. Tazminatı gerektiren haklı fesih sebeplerinden birisini de işverenin gerçek ücreti bordroya yansıtmayıp saklaması oluşturuyor. Burada iş sözleşmesi haklı olarak feshedilerek kıdem tazminatı talep edilebilir. İşverenin hileli düzenlediği bordrolar yanıltıcı belge işlemi görmektedir. Bunun da cezası vardır.

BUNLARA DİKKAT!
Haklı feshin yazılı ve daha sonra ispatlanabilecek şekilde, gerekçe açık ve net biçimde belirtilerek yapılmasında yarar bulunuyor. Fesih dilekçesinin noterden gönderilmesi şartı yok. Ama bu, ispat bakımından kolaylık sağlıyor.
Destek paketinin ayrıntıları belli oldu
Doğu Akdeniz’de Türk’ün hakkı korunacak