Türkiye 'parlak nokta'
Amerika'daki temaslarını gazetecilere değerlendiren Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, yurtdışında Türk ekonomisine övgüler yağdığını aktardı.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Washington'daki Dünya Bankası IMF yıllık toplantıları sırasında katıldığı her ortamda Türkiye'nin büyük takdir gördüğünü belirterek, ''Eskiden ağırlıklı olarak bize Türkiye'yi sorarlardı, şimdiyse daha çok dünyayı, Avrupa'yı, G20 gündemini soruyorlar. Avrupa'ya ve bölgeye bakıldığında 'karanlık' ama Türkiye orada 'parlak nokta'. Bu tabiri çok duydum ikili görüşmelerimde'' dedi.
Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'nde düzenlediği basın toplantısında New York ve Washington'daki 9 gündür sürdürdüğü temaslarıyla ilgili bilgi veren Babacan, New York'ta BM'nin Küresel Sürdürülebilirlik Paneli'nin çalışmalarını gerçekleştirdiklerini, Finlandiya ve Güney Afrika Cumhurbaşkanlarının eşbaşkanlığındaki 22 kişilik çalışma grubunda dünyadaki kalkınma ve çevre konularını ele aldıklarını bildirdi.
Büyümeyi nasıl sürdürülebilir hale getirebilecekleri, uzun vadede dünyanın kaynaklarını nasıl bu büyüme için yeterli kılabilecekleri, yoksullukla mücadele için neler yapmaları gerektiği gibi konuları içeren bir rapor hazırlamakta olduklarını ifade eden Babacan, 2015 yılında Binyıl Kalkınma Hedefleri'nin süresinin dolacağına işaret ederek, şimdi bu raporla 2030 yılıyla ilgili hedefler hazırladıklarını belirtti.
Babacan, New York'ta daha sonra ise daha çok Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşmelerine iştirak ettiğini, bir yandan da yatırımcılarla bazı programlara katıldığını kaydetti.
TÜRKİYE TAKDİR EDİLİYOR
Dünya Bankası IMF yıllık toplantılarında çok sayıda muhatabıyla görüşme imkanı bulduğunu ve pek çok toplantıya katıldığını, bu sayede dünyanın genel gidişatı ve Avrupa'daki gelişmeleri kapalı ve açık oturumlarda, birebir özel görüşmelerde yerinde tespit etmiş olduklarını belirten Babacan, sözlerine şöyle devam etti:
''Genel anlamda bakacak olursak, hem küresel ekonomi, özellikle ama Avrupa merkezli bakacak olursak, sıkıntılı bir tablo söz konusu. Burada son birkaç haftadır gittikçe yoğunlaşan bir şekilde dünya ekonomisinin 2012'de önceden beklendiği kadar hızlı büyümeyeceği, hatta 2011 yılında büyüme beklentilerinin aşağı doğru revize edildiğini görüyoruz. Yine Amerikan ekonomisinin büyüme beklentileri geçen hafta içerisinde, hem bu yıl, hem gelecek yıl için aşağı doğru revize edildi. Avrupa ekonomisinin de büyümesi Amerika kadar olmasa da yine aşağı doğru revize edilmiş durumda. Yani bundan 2 ay öncesine göre bakacak olursak, bugün itibariyle 2011 ve 2012'nin genel ekonomik büyüme tablosu bir miktar daha gerilemiş görünüyor.
Burada tabi sorunları tartıştık ama çok şükür gerçekten Türkiye olarak her oturumda, her ortamda ayrışıyoruz. Yani bütün sorunlar tartışılırken, Türkiye'den konu açıldığı zaman, 'Türkiye çok farklı, sizin ciddi bir probleminiz yok. Burada yaşananların hiçbirisi sizde yok' gibi, gerçekten her ortamda Türkiye çok çok takdir ediliyor. Çok sayıda neyi, nasıl yaptığımızla ilgili soru alıyoruz. Bir de dünyaya, G20'ye, Avrupa'ya nasıl baktığımız çok soruluyor. Eskiden ağırlıklı olarak bize Türkiye'yi sorarlardı. Şimdi bize daha çok dünyayı, Avrupa'yı, G20 gündemini soruyorlar. Yani artık Türkiye'ye sadece kendisine nasıl baktığı değil, dünyaya ve Avupa'ya nasıl baktığı, oradaki gelişmeleri nasıl değerlendirdiği soruluyor. Burada tabi Türkiye'nin artan etkinliği ve aktivitesi çok çok etkili. Bir yandan karamsar bir tablo dünyayla, ama özellikle Avrupa'yla ilgili. Öte yandan, tüm bu karmaşık tablo içerisinde gerçekten ayrışan ve sık sık şu tabiri duydum; 'bright spot' (parlak nokta). Amerikalılar özellikle çok kullanıyor. Avrupa'ya ve bölgeye bakıldığında 'karanlık' ama Türkiye orada 'parlak nokta'. Bu tabiri çok duydum ikili görüşmelerimde".
Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'nde düzenlediği basın toplantısında New York ve Washington'daki 9 gündür sürdürdüğü temaslarıyla ilgili bilgi veren Babacan, New York'ta BM'nin Küresel Sürdürülebilirlik Paneli'nin çalışmalarını gerçekleştirdiklerini, Finlandiya ve Güney Afrika Cumhurbaşkanlarının eşbaşkanlığındaki 22 kişilik çalışma grubunda dünyadaki kalkınma ve çevre konularını ele aldıklarını bildirdi.
Büyümeyi nasıl sürdürülebilir hale getirebilecekleri, uzun vadede dünyanın kaynaklarını nasıl bu büyüme için yeterli kılabilecekleri, yoksullukla mücadele için neler yapmaları gerektiği gibi konuları içeren bir rapor hazırlamakta olduklarını ifade eden Babacan, 2015 yılında Binyıl Kalkınma Hedefleri'nin süresinin dolacağına işaret ederek, şimdi bu raporla 2030 yılıyla ilgili hedefler hazırladıklarını belirtti.
Babacan, New York'ta daha sonra ise daha çok Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın görüşmelerine iştirak ettiğini, bir yandan da yatırımcılarla bazı programlara katıldığını kaydetti.
TÜRKİYE TAKDİR EDİLİYOR
Dünya Bankası IMF yıllık toplantılarında çok sayıda muhatabıyla görüşme imkanı bulduğunu ve pek çok toplantıya katıldığını, bu sayede dünyanın genel gidişatı ve Avrupa'daki gelişmeleri kapalı ve açık oturumlarda, birebir özel görüşmelerde yerinde tespit etmiş olduklarını belirten Babacan, sözlerine şöyle devam etti:
''Genel anlamda bakacak olursak, hem küresel ekonomi, özellikle ama Avrupa merkezli bakacak olursak, sıkıntılı bir tablo söz konusu. Burada son birkaç haftadır gittikçe yoğunlaşan bir şekilde dünya ekonomisinin 2012'de önceden beklendiği kadar hızlı büyümeyeceği, hatta 2011 yılında büyüme beklentilerinin aşağı doğru revize edildiğini görüyoruz. Yine Amerikan ekonomisinin büyüme beklentileri geçen hafta içerisinde, hem bu yıl, hem gelecek yıl için aşağı doğru revize edildi. Avrupa ekonomisinin de büyümesi Amerika kadar olmasa da yine aşağı doğru revize edilmiş durumda. Yani bundan 2 ay öncesine göre bakacak olursak, bugün itibariyle 2011 ve 2012'nin genel ekonomik büyüme tablosu bir miktar daha gerilemiş görünüyor.
Burada tabi sorunları tartıştık ama çok şükür gerçekten Türkiye olarak her oturumda, her ortamda ayrışıyoruz. Yani bütün sorunlar tartışılırken, Türkiye'den konu açıldığı zaman, 'Türkiye çok farklı, sizin ciddi bir probleminiz yok. Burada yaşananların hiçbirisi sizde yok' gibi, gerçekten her ortamda Türkiye çok çok takdir ediliyor. Çok sayıda neyi, nasıl yaptığımızla ilgili soru alıyoruz. Bir de dünyaya, G20'ye, Avrupa'ya nasıl baktığımız çok soruluyor. Eskiden ağırlıklı olarak bize Türkiye'yi sorarlardı. Şimdi bize daha çok dünyayı, Avrupa'yı, G20 gündemini soruyorlar. Yani artık Türkiye'ye sadece kendisine nasıl baktığı değil, dünyaya ve Avupa'ya nasıl baktığı, oradaki gelişmeleri nasıl değerlendirdiği soruluyor. Burada tabi Türkiye'nin artan etkinliği ve aktivitesi çok çok etkili. Bir yandan karamsar bir tablo dünyayla, ama özellikle Avrupa'yla ilgili. Öte yandan, tüm bu karmaşık tablo içerisinde gerçekten ayrışan ve sık sık şu tabiri duydum; 'bright spot' (parlak nokta). Amerikalılar özellikle çok kullanıyor. Avrupa'ya ve bölgeye bakıldığında 'karanlık' ama Türkiye orada 'parlak nokta'. Bu tabiri çok duydum ikili görüşmelerimde".