YKS'de dikkat çeken tablo: Devlet üniversitelerinde doluluk yüzde 99,52’ye ulaştı
2026-YKS yerleştirme sonuçlarında devlet üniversitelerindeki 481 bin 684 kontenjanın 479 bin 392'si dolarken, doluluk oranı yüzde 99,52 olarak gerçekleşti. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, ortaya çıkan tablonun yalnızca bir doluluk göstergesi olmadığını, gençlerin ve ailelerin yükseköğretime ve Türkiye'nin geleceğine duyduğu güveni yansıttığını belirtti.
Yerleştirme sonuçlarına göre ön lisans programlarında doluluk oranı yüzde 99,98'e ulaşırken yalnızca 37 kontenjan boş kaldı. Özvar, OECD ülkelerinde yeni uluslararası yükseköğretim öğrencilerinin sayısının yüzde 13 gerilediği bir dönemde Türkiye'nin hem yerli hem de uluslararası öğrenciler açısından çekim gücünü korumasının önemli olduğunu vurguladı.
YKS yerleştirmelerinde doluluk oranı yüzde 99,52 oldu. (Görsel: AA)
ÖZVAR: SONUÇLAR UMUDU GÖSTERİYOR
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, 2026-YKS yerleştirme sonuçlarının yalnızca kontenjanların ne ölçüde dolduğuyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Özvar, gençlerin ve ailelerin ülkenin geleceğine yönelik beklentilerinin sonuçlara yansıdığını belirterek, "Sonuçlar, gençlerimizin ve ailelerimizin ülkemizin geleceğine duyduğu umudu gösteriyor. Dünyanın birçok gelişmiş yükseköğretim sisteminde üniversite kayıtlarının gerilediği bir dönemde üniversitelerimize gösterilen bu yüksek teveccüh son derece kıymetli." dedi.
Üniversitelerin gençler için daha iyi bir gelecek beklentisinin önemli merkezlerinden biri olduğunu dile getiren Özvar, devlet üniversitelerindeki yüksek doluluk oranına dikkat çekti.
"Ailelerimiz çocuklarının geleceğini üniversitelerimizde görüyor. Devlet üniversitelerimizde yüzde 99,52'ye ulaşan doluluk oranı, bu güvenin ve umudun çok açık bir göstergesidir. Bize düşen görev, bu umudu korumak, güçlendirmek ve geleceği doğru okuyarak gençlerimize nitelikli bir eğitimle karşılık vermektir." ifadelerini kullandı.
Ön lisans programlarında doluluk yüzde 99,98'e ulaştı.
YÜKSEKÖĞRETİMDE ERİŞİLEBİLİRLİK VURGUSU
Türk yükseköğretim sisteminin öne çıkan özelliklerinden birinin erişilebilirlik olduğunu belirten Özvar, üniversitelerin Türkiye'nin farklı bölgelerine yayılmış olmasının gençlere önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Merkezi ve güvenilir sınav sistemiyle gerçekleştirilen yerleştirmelerin de fırsat eşitliğine katkı sağladığını ifade eden Özvar, yükseköğretime erişimin yalnızca üniversiteye kayıt olmak anlamına gelmediğinin altını çizdi.
"Biz yükseköğretime erişimi yalnızca üniversite kapısından içeri girmek olarak görmüyoruz."
Özvar, üniversitelerde öğrencilerin nitelikli eğitim almalarının, günümüzün gerektirdiği becerileri kazanmalarının ve mezuniyet sonrasında üretken bir yaşam kurabilecek donanıma sahip olmalarının hedeflendiğini belirtti.
"Gençlerimizin nitelikli eğitim almasını, çağın ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri kazanmasını ve mezuniyet sonrasında üretken bir geleceğe hazırlanmasını hedefliyoruz. Üniversitelerimize duyulan güveni korumak, bu güvene daha yüksek kalite, daha güçlü araştırma ve daha fazla istihdam imkanıyla karşılık vermek için çalışmaya devam edeceğiz."
YÖK Başkanı Özvar, sonuçları yükseköğretime güvenin göstergesi olarak değerlendirdi.
DEVLET ÜNİVERSİTELERİNDE 2 BİN 292 KONTENJAN BOŞ KALDI
YKS yerleştirme sonuçlarına göre devlet üniversitelerinde toplam 481 bin 684 kontenjan bulunurken, bunların 479 bin 392'sine öğrenci yerleşti. Böylece doluluk oranı yüzde 99,52 olarak kayıtlara geçti.
Lisans programlarında doluluk oranı yüzde 99,15 olurken, ön lisans programlarında bu oran yüzde 99,98'e yükseldi. Ön lisans programlarında yalnızca 37 boş kontenjan bulunması dikkat çekti.
OECD ülkelerinde yeni uluslararası öğrenci sayısı yüzde 13 azaldı.
TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ ÇEKİM GÜCÜ
Özvar, Türkiye'deki üniversitelere yönelik ilginin yalnızca Türk öğrencilerle sınırlı olmadığını da ifade etti.
"OECD ülkelerine yönelen yeni uluslararası öğrenci sayısının yüzde 13 azaldığı bir dönemde Türkiye'nin çekim gücünü koruması ayrıca önemlidir. Üniversitelerimizin akademik kapasitesi, kültürel zenginliğimiz, güvenli ve erişilebilir eğitim ortamımız Türkiye'yi uluslararası öğrenciler bakımından güçlü bir tercih merkezi haline getiriyor." değerlendirmesinde bulundu.
İngiltere'de düşüş oranı yüzde 14 oldu.
OECD ÜLKELERİNDE ÖĞRENCİ SAYILARI GERİLİYOR
YÖK açıklamasında, küresel yükseköğretim alanında yaşanan değişimlere ilişkin verilere de yer verildi. Birçok ülkede üniversitelerin öğrenci sayılarındaki düşüş, artan maliyetler ve uluslararası öğrenci girişlerindeki gerilemeyle karşı karşıya olduğu belirtildi.
ABD'de lisans öğrencilerinin sayısının 2010-2021 döneminde yüzde 15 azaldığı, son yıllardaki sınırlı toparlanmaya rağmen toplam öğrenci sayısının uzun dönemli zirvesinin altında kaldığı aktarıldı.
OECD verilerine göre ise 2024 yılında üye ülkelere gelen yeni uluslararası yükseköğretim öğrencilerinin sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 13 düşerek 1,8 milyona geriledi. Öğrenci sayısındaki düşüş Kanada'da yüzde 39, Avustralya'da yüzde 22, İngiltere'de yüzde 14 ve ABD'de yüzde 12 olarak gerçekleşti.
Bu gelişmelerin ardından birçok ülkenin yükseköğretim sistemlerinde yeniden yapılanmaya yöneldiği belirtildi. Kamuoyunda zaman zaman "süper üniversite" veya "şampiyon üniversite" olarak adlandırılan üniversite birleşmeleriyle araştırma kapasitesinin, uluslararası görünürlüğün ve mali sürdürülebilirliğin artırılmasının amaçlandığı kaydedildi.