Trump ve Netanyahu Mescid-i Aksa'ya göz koydu: Turistik merkeze çevirmeye çalışıyorlar
Donald Trump Mescid-i Aksa'yı turistik bir merkeze çevirmeye çalışıyor. ABD ve İsrail’in, Mescid-i Aksa üzerindeki Ürdün vesayetini sona erdirip kutsal alanın statüsünü değiştirmeyi hedefleyen plan üzerinde çalıştığı öne sürüldü. İsrail imam atamalarından Cuma hutbelerine kadar söz sahibi olmak istiyor.
Hızlı Özet Göster
- ABD ve İsrail, Mescid-i Aksa'nın korumasını Ürdün'den alarak yeni bir kurum oluşturmayı planlıyor.
- Bu plan, Jared Kushner ve ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee tarafından destekleniyor.
- İsrail, imamların atanması ve Cuma hutbelerinin onaylanmasında söz sahibi olmak istiyor.
- Ürdün, Mescid-i Aksa'nın uluslararası hukuka göre tanınan tek koruyucusu olarak kabul ediliyor.
- Trump yönetimi, Mescid-i Aksa'nın üç İbrahimi dinin yer aldığı bir turistik mekan olmasını hedefliyor.
ABD ve İsrail, Mescid-i Aksa'nın korumasını Ürdün'den almaya çalışıyor.
Netanyahu ve Trump, Fotoğraflar: AA, Reuters
MESCİD-İ AKSA'YA GÖZ KOYDULAR
ABD, Ürdün ve Filistinli yetkililer ile Batılı ve Körfez Arap kaynakları, MEE'ye verdikleri demeçte, Donald Trump'ın damadı ve yönetimde resmi bir görevi olmayan Jared Kushner ve ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee tarafından desteklenen plana göre, Ürdün destekli İslami Vakfın yetkisinin aniden sona ereceğini ve İsrail hükümeti tarafından oluşturulacak yeni bir kurumun Mescid-i Aksa'yı "çok dinli merkez" ilan edeceğini söylediler.
Netanyahu
İSRAİL İMAMLARI, VAİZLERİ, CUMA HUTBELERİNİ KONTROL ETMEK İSTİYOR
Middle East Eye'a konuşan yetkililere göre yeni düzenleme Yahudilere Müslümanların kullandığı alana "eşit erişim" sağlayacak ve toplu ayin yapmalarına izin verecek.
İsrail ayrıca imamların, vaizlerin ve cami üst düzey yetkililerinin atanmasında büyük söz sahibi olacak ve Cuma hutbelerinin içeriğinin onaylanmasında da yer alacak.
MESCİD-İ AKSA'NIN STATÜKOSU
Mescid-i Aksa, onlarca yıldır süregelen bir statüko, yani uluslararası bir düzenleme altında yönetilmekte ve bu sayede yalnızca İslami bir mekan olarak dini statüsü korunmaktadır. Ürdün, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa ve Harem-i Şerif kompleksinin uluslararası hukuka ve tarihi statükoya göre tanınan tek koruyucusu ve vasisidir.
Ürdün'ün Kudüs ve Mescid-i Aksa üzerindeki vesayeti 1924'te Şerif Hüseyin bin Ali ile başladı. Haşimi Krallığı yıllar boyunca kutsal mekanların restorasyonunu üstlendi. 1969'daki Mescid-i Aksa yangınından sonra da büyük onarımlar yaptı.
1994'te İsrail ile yapılan Vadi Arabe Anlaşması, Ürdün'ün Kudüs'teki dini mekanlardaki özel rolünü resmen tanıdı. Ancak İsrail'in 2003'ten itibaren Yahudilerin polis eşliğinde Aksa'ya girişine izin vermesi statüko tartışmalarını artırdı.
2013'te Mahmud Abbas ile II. Abdullah arasında yapılan anlaşmayla, Kudüs ve kutsal mekanların korunması konusundaki vesayet hakkı yeniden Ürdün'e verildi.
İsrailliler Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemeye devam ediyor
TRUMP TURİSTİK MERKEZE ÇEVİRMEYE ÇALIŞIYOR
İki ABD'li yetkili, Washington'un Mescid-i Aksa'nın geleceğine dair bir taslak hazırladığını söyledi. Trump yönetiminin Mescid-i Aksa'nın Müslüman kimliğinden arındırılmasını ve üç İbrahimi dinin de yer aldığı önemli bir turistik mekan haline getirilmesini istediğini belirtti. Bir Batılı yetkili ve Ürdün hükümeti tarafından bilgilendirilen bir kaynak, gördükleri teklife göre Arap ülkelerine Mescid-i Aksa üzerinde dönüşümlü denetim hakkı verilebileceğini söyledi.
İsrailliler Mescid-i Aksa'ya baskın düzenlemeye devam ediyor
10 YILDIR TRUMP'TAN İSTİYORLAR
Kaynaklar, İsrail'in bu fikri ilk olarak yaklaşık on yıl önce Donald Trump yönetimine sunduğunu; ancak Mike Huckabee geçen yıl ABD büyükelçisi olarak göreve başladıktan kısa süre sonra Washington'a bu planın hayata geçirilmesi için "defalarca" çağrıda bulunduğunu söyledi.
Amman yönetiminin yaklaşımına aşina olan kaynak, MEE'ye "Amerikalılar, Ürdünlülerin kendi vesayet haklarını öne sürmesinden ve Mescid-i Aksa'daki İsrail uygulamalarına itiraz etmesinden rahatsız" dedi.