Rusya ve İran'la ilgili şok iddia
Özgür Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı Selim İdris, Batı ülkelerinden Suriye'deki muhalif güçlere askeri yardım gelmesi konusunda umudunu tamamen yitirdiğini, buna karşın Rusya ve İran'ın Beşşar Esed yönetimine askeri yardımları sürdürdüğünü söyledi. İdris, "Rus yük gemileri Beyrut limanına uğrayarak Hizbullah militanlarını deniz yoluyla Tartus'a getiriyor" iddiasında bulundu.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Suriye iç savaşındaki son gelişmeleri AA muhabirine değerlendiren İdris, rejimin bazı cephelerde ilerleme kaydetmesinin nedenin dış güçlerin
müdahalesi olduğunu ifade etti. "Elimizde Yemenli, Pakistanlı ve Afganistanlı Şiilerin Suriye rejimiyle beraber ÖSO'ya karşı savaştıklarını gösteren bilgiler var" diyen İdris, rejimin İran ve Rusya'dan yüklü miktarda silah ve mühimmat desteği aldığının altını çizdi. İdris, "Rejim, Rusya ve İran'dan her 10 günde bir, 400 tondan fazla mühimmat desteği alıyor. İran'dan askeri mühimmat dolu kalkan sivil uçaklar, Hama ve Şam'daki havaalanlarına iniş yapıyor ve ardından da Lazkiye'deki Hmeymimı, Halep ve Deyr'uz Zor havaalanlarına taşınarak o bölgeleri besliyor" ifadelerini kullandı.
Rejimin bazı cephelerde kazanımlar sağladığını kabul eden İdris, "Ama kesinlikle pusulanın ibresi rejimin lehine değil. Savaş devam ediyor ve savaşta saldırmak da var geriye çekilmek de. Meydanda bazen biz kazanıyoruz bazen onlar. Önemli olan sonuçta savaşı kimin kazanacağı" şeklinde konuştu.
KARŞILAŞTIKLARIMIZIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU HİZBULLAH MİLİTANI
Hizbullah militanlarının Şam'ın banliyölerinin yanı sıra Halep ve Deyr'uz Zor gibi değişik bölgelerde savaştığını ancak bunu en belirgin şekilde
Lübnan sınırındaki Kusayr'da görüldüklerini anlatan İdris, şunları kaydetti:
"Hizbullah, Lübnan-Suriye sınırından giriş yaparken, Iraklı Şiiler Irak-Suriye sınırındaki et-Tenf sınır kapısından giriş yapıyor. Yemen, Pakistan
ve Afganistanlı Şiiler ise İranlılarla İran'ın silah taşıyan sivil uçaklarıyla hava yoluyla giriş yapıyor. Bunun yanı sıra Tartus limanına mühimmat taşıyan Rus yük gemileri de çoğu zaman Beyrut limanına uğrayarak oradan Hizbullah militanlarını deniz yoluyla Tartus'a getiriyor. Bizim savaş meydanlarında karşılaştıklarımızın büyük çoğunluğu Hizbullah militanı ve İranlı Şii gruplar, örneğin Han el-Asel'deki savaşanların çoğu Hizbullah militanıdır."
İdris, Avrupa Birliği'nin (AB) Hizbullah'ın askeri kanadını terör listesine almasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, "Bu yeterli değil.
Örgütün Lübnan'da silahsızlandırılması gerekiyor. Çünkü Hizbullah, Lübnan'daki meşruiyeti baltalıyor. Evet, bu Lübnan'ın iç işleri olabilir ancak Hizbullah ellerindeki silahları Suriye halkına karşı kullanıyor" diye konuştu.
CEPHELERDE SON DURUM
Cephelerdeki son duruma ilişkin bilgi veren İdris, rejimin Halep'in batısındaki Nubbul ve ez-Zehra'ya Şebbihaları sevketmeye başladığını, kentin
kuzeyindeki askeri Miniğ havaalanına güç göndermeye çalıştığını anlattı. Rejimin, yine kentin kuzeyindeki Kuveyris havaalanından başlayıp Nubbul ve Zehradan geçerek Ana'ya kadar ulaşan hilale hakim olup Halep'e çıkan ikmal yollarını kesmeye çalıştığını kaydeden İdris, şöyle devam etti:
"Ancak bu cephede ÖSO'nun konumu çok iyi. Ben buraya sizinle röportaja gelmeden önce Minniğ askeri havaalanını ele geçirmek için yürütülen savaşın komutanıyla beraberdim. Havaalanı içindeki binalardan henüz ele geçirmediğimiz birkaç bina kaldı. Havaalanı her an ele geçirilebilir. Beklediğimiz silahlar askerlere ulaşırsa bir hafta değil 5 saatte havaalanını ele geçirebiliriz."
ABD VE AVRUPA'NIN TUTUMUNU ANLAYAMAZ HALE GELDİK
İdris, Suriyeli muhaliflere silah yardımı yapacaklarını duyuran ABD, İngiltere ve Fransa'nın son günlerde yardıma soğuk baktıklarını açıklamalarına da değinerek, "Batı'nın tutumunu anlayamaz hale geldik. Bakıyorsun Suriye'ye silah satışı yasağını kaldırmaya söz veriyorlar, sonra bakıyorsun vazgeçmişler" dedi. İngiltere Başbakanı David Cameron'un kendilerini ümitlendirdiğini ancak bunun boşa çıktığını kaydeden İdris, şu bilgileri verdi:
"Avrupa ülkelerinin hiçbirisinden silah ve mühimmat yardımı gelmediği gibi şu ana kadar ABD'den de silah ve mühimmat yardımı ulaşmadı. Bizim onlara, silahların radikal grupların eline ulaşmayacağı yönünde verdiğimiz teminatları da yetersiz görüyorlar. Öte yandan, Suriye'de savaşan gruplardan hiçbiri başka bir ülkeye giderek terör eylemi düzenlemedi. Yine de (Batılıların) bazı gruplar hakkında çekinceleri var."
BATI'DAN UMUDU KESTİK, ALLAH'TAN KESMEDİK
İdris, Batı ülkelerine, "Verdiğiniz silahlardan herhangi biri eksik olursa istediğiniz yerde hesap vermeye hazırız" güvencesini verdiklerini buna
rağmen Doha toplantısında alınan Suriye muhalefetini silahlandırma kararından vazgeçildiğini hatırlattı. İdris, şöyle konuştu:
"Suriye'deki devrimci kardeşlerime tüm içtenliğimle şunu söylemek zorundayım; 'Batı ülkelerinden Suriye devrimine silah, mühimmat ve askeri yardımı gelmesi konusunda umudumu tamamen kaybettim.' Ülkenin yüzde 70'inden fazlası tamamen yıkıldı. Şehit sayısı 160 binin üzerinde. 3 milyondan fazla Suriyeli komşu ülkelere sığındı 5 milyonu ülke içinde evlerini bırakarak başka yerlere göç etti. Biz Batı'dan silah ve mühimmat yardımı gelmesinden umudu kestik ama Allah'tan kesmedik."
İSRAİL ESED SONRASINDA ENDİŞE EDİYOR
İdris, Batı ülkelerinin muhalif güçlere silah yardımı yapmamasının nedenlerinden birinin İsrail'in itirazı olduğunu savundu. İsrail'in Esed
sonrasında kurulacak yönetimin işgal edilen Suriye topraklarını geri almak için yeniden harekete geçmesinden endişe ettiğini dile getiren İdris, "Biz her ne kadar rejimden sıkıntı çeksek de İsrail'in Suriye toprakları içinde herhangi bir yere saldırı düzenlemesine karşıyız. Bazıları soruyor, 'İsrail'i nasıl görüyorsunuz?' Biz Suriyeliler İsrail'i düşman olarak görüyoruz. Bu görüşümüz çok açık ve nettir ve bunu kimseye karşı gizlemiyoruz."
"İsrail'i düşman ülke olarak görüyoruz" vurgusunu yineleyen İdris, bu ülkenin Filistin halkının haklarını geri vermesi gerektiğini kaydetti.
ÖSO ASKERLERİNE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ VERİYORUZ
ÖSO Genelkurmay Başkanı İdris, muhaliflerin insan hakları ihlallerinde bulunduğuna ilişkin eleştirileri de yanıtlayarak, ÖSO askerlerine insan hakları ve esirler hukukuna dair eğitim verdiklerini anlattı. Esirlere karşı suç işlemediklerini belirten İdris, "Ancak sosyal medyada bazı videoların
dolaştığını görüyoruz. Aslında bu videolardakiler rejime bağlı kişiler. Sakal bırakarak ÖSO ve devrimcileri karalamaya çalışıyorlar. ÖSO tarafından yapılan ancak ardından düzetilen bazı hataları inkar etmiyoruz" dedi.
FÜZE DEĞİL UÇUŞ YASAĞI İSTİYORUZ
İdris, ÖSO'ya yerden havaya savunma füzesi gibi silahlar verilmesinin tartışıldığını ancak bunun yerine rejimin sivilleri bombalamasını engelleyecek uçuş yasağı getirilmesini istediklerini ifade etti.
Suriye halkının sıkıntılarını anlatmak için yetkililerle görüşmek üzere ABD'ye gitmek istediğini belirten İdris, "Bu kişiler ülkelerini özgürlüğün
sembolü olarak nitelendiriyor. Onlardan sözleriyle eylemlerinin uyumlu olmasını istiyorum" dedi. ABD'yi ziyaret edeceği yönünde basında yer alan haberlere değinen İdris, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) heyetiyle New York'ta BM Güvenlik Konseyi'ne giderek burada bir konuşma yapmasının planlandığını ancak Suriye'deki son gelişmeler nedeniyle ziyareti iptal ettiği bilgisini verdi.
RESULAYN'A SESSİZ KALMAYACAĞIZ
PKK'nın Suriye'deki uzantısı Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) son günlerde Rasulayn ilçesi ve civarında yoğunlaşan saldırılarını değerlendiren
İdris, "PYD PKK'nın kopyası" dedi. İdris, PYD'nin bağımsız devlet kurmak isteğini vurgulayaak, Suriye'de herhangi bir bölünmeyi veya özerkliği kabul etmediklerini belirtti. İdris, şu değerlendirmede bulundu:
"Rasulayn sınır kapısının ele geçirilmesi karşısında sessiz kalmayacağız. Rasulayn'da ve bütün bölgelerde savaşacağız. Rejim güçlerinin yanı
sıra PYD ile savaşmak zorunda kalsak bile hiçbir sınır kapısından ödün vermeyeceğiz. Ben hamasi bir açıklama yapmıyorum. Biz rejim güçlerinin yanı sıra Hizbullah, Irak ve İran'dan gruplarla da savaşıyoruz. Irak ve Şam İslam Devleti olarak isimlendirilen grupların körüklediği büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Biliyorum ki PYD Kürtlerin yüzde 10'unu bile temsil etmiyor. Bizim yanımızda savaşan Kürt tugaylarla sağlam ilişkilerimiz var."
İdris, Türkiye'ye Suriye halkına sağladığı yardımlar için teşekkür ederek, "Türkiye'ye geldiğimizde kendimizi vatanımızdaymış gibi hissediyoruz.
Türkiye'nin konumunun yükselmesi, ülkenin emniyet ve güven içinde olması için dua ediyoruz" ifadelerini kullandı.
müdahalesi olduğunu ifade etti. "Elimizde Yemenli, Pakistanlı ve Afganistanlı Şiilerin Suriye rejimiyle beraber ÖSO'ya karşı savaştıklarını gösteren bilgiler var" diyen İdris, rejimin İran ve Rusya'dan yüklü miktarda silah ve mühimmat desteği aldığının altını çizdi. İdris, "Rejim, Rusya ve İran'dan her 10 günde bir, 400 tondan fazla mühimmat desteği alıyor. İran'dan askeri mühimmat dolu kalkan sivil uçaklar, Hama ve Şam'daki havaalanlarına iniş yapıyor ve ardından da Lazkiye'deki Hmeymimı, Halep ve Deyr'uz Zor havaalanlarına taşınarak o bölgeleri besliyor" ifadelerini kullandı.
Rejimin bazı cephelerde kazanımlar sağladığını kabul eden İdris, "Ama kesinlikle pusulanın ibresi rejimin lehine değil. Savaş devam ediyor ve savaşta saldırmak da var geriye çekilmek de. Meydanda bazen biz kazanıyoruz bazen onlar. Önemli olan sonuçta savaşı kimin kazanacağı" şeklinde konuştu.
KARŞILAŞTIKLARIMIZIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU HİZBULLAH MİLİTANI
Hizbullah militanlarının Şam'ın banliyölerinin yanı sıra Halep ve Deyr'uz Zor gibi değişik bölgelerde savaştığını ancak bunu en belirgin şekilde
Lübnan sınırındaki Kusayr'da görüldüklerini anlatan İdris, şunları kaydetti:
"Hizbullah, Lübnan-Suriye sınırından giriş yaparken, Iraklı Şiiler Irak-Suriye sınırındaki et-Tenf sınır kapısından giriş yapıyor. Yemen, Pakistan
ve Afganistanlı Şiiler ise İranlılarla İran'ın silah taşıyan sivil uçaklarıyla hava yoluyla giriş yapıyor. Bunun yanı sıra Tartus limanına mühimmat taşıyan Rus yük gemileri de çoğu zaman Beyrut limanına uğrayarak oradan Hizbullah militanlarını deniz yoluyla Tartus'a getiriyor. Bizim savaş meydanlarında karşılaştıklarımızın büyük çoğunluğu Hizbullah militanı ve İranlı Şii gruplar, örneğin Han el-Asel'deki savaşanların çoğu Hizbullah militanıdır."
İdris, Avrupa Birliği'nin (AB) Hizbullah'ın askeri kanadını terör listesine almasını memnuniyetle karşıladıklarını ifade ederek, "Bu yeterli değil.
Örgütün Lübnan'da silahsızlandırılması gerekiyor. Çünkü Hizbullah, Lübnan'daki meşruiyeti baltalıyor. Evet, bu Lübnan'ın iç işleri olabilir ancak Hizbullah ellerindeki silahları Suriye halkına karşı kullanıyor" diye konuştu.
CEPHELERDE SON DURUM
Cephelerdeki son duruma ilişkin bilgi veren İdris, rejimin Halep'in batısındaki Nubbul ve ez-Zehra'ya Şebbihaları sevketmeye başladığını, kentin
kuzeyindeki askeri Miniğ havaalanına güç göndermeye çalıştığını anlattı. Rejimin, yine kentin kuzeyindeki Kuveyris havaalanından başlayıp Nubbul ve Zehradan geçerek Ana'ya kadar ulaşan hilale hakim olup Halep'e çıkan ikmal yollarını kesmeye çalıştığını kaydeden İdris, şöyle devam etti:
"Ancak bu cephede ÖSO'nun konumu çok iyi. Ben buraya sizinle röportaja gelmeden önce Minniğ askeri havaalanını ele geçirmek için yürütülen savaşın komutanıyla beraberdim. Havaalanı içindeki binalardan henüz ele geçirmediğimiz birkaç bina kaldı. Havaalanı her an ele geçirilebilir. Beklediğimiz silahlar askerlere ulaşırsa bir hafta değil 5 saatte havaalanını ele geçirebiliriz."
ABD VE AVRUPA'NIN TUTUMUNU ANLAYAMAZ HALE GELDİK
İdris, Suriyeli muhaliflere silah yardımı yapacaklarını duyuran ABD, İngiltere ve Fransa'nın son günlerde yardıma soğuk baktıklarını açıklamalarına da değinerek, "Batı'nın tutumunu anlayamaz hale geldik. Bakıyorsun Suriye'ye silah satışı yasağını kaldırmaya söz veriyorlar, sonra bakıyorsun vazgeçmişler" dedi. İngiltere Başbakanı David Cameron'un kendilerini ümitlendirdiğini ancak bunun boşa çıktığını kaydeden İdris, şu bilgileri verdi:
"Avrupa ülkelerinin hiçbirisinden silah ve mühimmat yardımı gelmediği gibi şu ana kadar ABD'den de silah ve mühimmat yardımı ulaşmadı. Bizim onlara, silahların radikal grupların eline ulaşmayacağı yönünde verdiğimiz teminatları da yetersiz görüyorlar. Öte yandan, Suriye'de savaşan gruplardan hiçbiri başka bir ülkeye giderek terör eylemi düzenlemedi. Yine de (Batılıların) bazı gruplar hakkında çekinceleri var."
BATI'DAN UMUDU KESTİK, ALLAH'TAN KESMEDİK
İdris, Batı ülkelerine, "Verdiğiniz silahlardan herhangi biri eksik olursa istediğiniz yerde hesap vermeye hazırız" güvencesini verdiklerini buna
rağmen Doha toplantısında alınan Suriye muhalefetini silahlandırma kararından vazgeçildiğini hatırlattı. İdris, şöyle konuştu:
"Suriye'deki devrimci kardeşlerime tüm içtenliğimle şunu söylemek zorundayım; 'Batı ülkelerinden Suriye devrimine silah, mühimmat ve askeri yardımı gelmesi konusunda umudumu tamamen kaybettim.' Ülkenin yüzde 70'inden fazlası tamamen yıkıldı. Şehit sayısı 160 binin üzerinde. 3 milyondan fazla Suriyeli komşu ülkelere sığındı 5 milyonu ülke içinde evlerini bırakarak başka yerlere göç etti. Biz Batı'dan silah ve mühimmat yardımı gelmesinden umudu kestik ama Allah'tan kesmedik."
İSRAİL ESED SONRASINDA ENDİŞE EDİYOR
İdris, Batı ülkelerinin muhalif güçlere silah yardımı yapmamasının nedenlerinden birinin İsrail'in itirazı olduğunu savundu. İsrail'in Esed
sonrasında kurulacak yönetimin işgal edilen Suriye topraklarını geri almak için yeniden harekete geçmesinden endişe ettiğini dile getiren İdris, "Biz her ne kadar rejimden sıkıntı çeksek de İsrail'in Suriye toprakları içinde herhangi bir yere saldırı düzenlemesine karşıyız. Bazıları soruyor, 'İsrail'i nasıl görüyorsunuz?' Biz Suriyeliler İsrail'i düşman olarak görüyoruz. Bu görüşümüz çok açık ve nettir ve bunu kimseye karşı gizlemiyoruz."
"İsrail'i düşman ülke olarak görüyoruz" vurgusunu yineleyen İdris, bu ülkenin Filistin halkının haklarını geri vermesi gerektiğini kaydetti.
ÖSO ASKERLERİNE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ VERİYORUZ
ÖSO Genelkurmay Başkanı İdris, muhaliflerin insan hakları ihlallerinde bulunduğuna ilişkin eleştirileri de yanıtlayarak, ÖSO askerlerine insan hakları ve esirler hukukuna dair eğitim verdiklerini anlattı. Esirlere karşı suç işlemediklerini belirten İdris, "Ancak sosyal medyada bazı videoların
dolaştığını görüyoruz. Aslında bu videolardakiler rejime bağlı kişiler. Sakal bırakarak ÖSO ve devrimcileri karalamaya çalışıyorlar. ÖSO tarafından yapılan ancak ardından düzetilen bazı hataları inkar etmiyoruz" dedi.
FÜZE DEĞİL UÇUŞ YASAĞI İSTİYORUZ
İdris, ÖSO'ya yerden havaya savunma füzesi gibi silahlar verilmesinin tartışıldığını ancak bunun yerine rejimin sivilleri bombalamasını engelleyecek uçuş yasağı getirilmesini istediklerini ifade etti.
Suriye halkının sıkıntılarını anlatmak için yetkililerle görüşmek üzere ABD'ye gitmek istediğini belirten İdris, "Bu kişiler ülkelerini özgürlüğün
sembolü olarak nitelendiriyor. Onlardan sözleriyle eylemlerinin uyumlu olmasını istiyorum" dedi. ABD'yi ziyaret edeceği yönünde basında yer alan haberlere değinen İdris, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) heyetiyle New York'ta BM Güvenlik Konseyi'ne giderek burada bir konuşma yapmasının planlandığını ancak Suriye'deki son gelişmeler nedeniyle ziyareti iptal ettiği bilgisini verdi.
RESULAYN'A SESSİZ KALMAYACAĞIZ
PKK'nın Suriye'deki uzantısı Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) son günlerde Rasulayn ilçesi ve civarında yoğunlaşan saldırılarını değerlendiren
İdris, "PYD PKK'nın kopyası" dedi. İdris, PYD'nin bağımsız devlet kurmak isteğini vurgulayaak, Suriye'de herhangi bir bölünmeyi veya özerkliği kabul etmediklerini belirtti. İdris, şu değerlendirmede bulundu:
"Rasulayn sınır kapısının ele geçirilmesi karşısında sessiz kalmayacağız. Rasulayn'da ve bütün bölgelerde savaşacağız. Rejim güçlerinin yanı
sıra PYD ile savaşmak zorunda kalsak bile hiçbir sınır kapısından ödün vermeyeceğiz. Ben hamasi bir açıklama yapmıyorum. Biz rejim güçlerinin yanı sıra Hizbullah, Irak ve İran'dan gruplarla da savaşıyoruz. Irak ve Şam İslam Devleti olarak isimlendirilen grupların körüklediği büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Biliyorum ki PYD Kürtlerin yüzde 10'unu bile temsil etmiyor. Bizim yanımızda savaşan Kürt tugaylarla sağlam ilişkilerimiz var."
İdris, Türkiye'ye Suriye halkına sağladığı yardımlar için teşekkür ederek, "Türkiye'ye geldiğimizde kendimizi vatanımızdaymış gibi hissediyoruz.
Türkiye'nin konumunun yükselmesi, ülkenin emniyet ve güven içinde olması için dua ediyoruz" ifadelerini kullandı.