Netanyahu’nun 61 sandalye hesabı: Cumhurbaşkanlığı formülü gündemde
İsrail basınına göre Netanyahu ve Likud yönetimi, seçimlerde hiçbir bloğun 61 sandalyelik çoğunluğu sağlayamaması ihtimaline karşı Gadi Eisenkot ile başbakanlığın dönüşümlü paylaşılacağı bir koalisyon formülünü değerlendiriyor. Kulislerde konuşulan senaryolar arasında, Isaac Herzog’un görev süresi dolduğunda Netanyahu’nun cumhurbaşkanlığına geçmesi de bulunuyor.
İsrail'de seçimlerin ardından ortaya çıkabilecek hükümet çıkmazı, Başbakan Binyamin Netanyahu ve Likud yönetimini şimdiden alternatif koalisyon hesaplarına yöneltti. İsrail merkezli Jerusalem Post'un haberine göre, hiçbir siyasi bloğun Knesset'te hükümet kurmak için gerekli 61 sandalyeye ulaşamaması ihtimaline karşı farklı senaryolar değerlendiriliyor.
Likud kulislerinde öne çıkan seçeneklerden biri, Netanyahu ile Yaşar Partisi lideri Gadi Eisenkot'un dönüşümlü olarak başbakanlık yapacağı geniş tabanlı bir birlik hükümeti. Bu senaryoya, Netanyahu'nun ilerleyen süreçte cumhurbaşkanlığına geçmesi formülü de eşlik ediyor.
61 sandalye çıkmazına dönüşümlü başbakanlık senaryosu (Fotoğraflar AA'dan alınmıştır.)
SANDIKTAN BİRİNCİ ÇIKMAK KOLTUĞU KURTARMAYABİLİR
Gazeteye göre Likud'un üst düzey isimleri, Netanyahu liderliğindeki partinin seçimleri birinci sırada tamamlayabileceğini düşünüyor. Ancak sağ blokun tek başına 61 sandalyelik çoğunluğu sağlayamaması, bu hesabın en büyük açmazını oluşturuyor.
Muhalefet bloğunun da hükümet kuracak sayıya ulaşamaması halinde, İsrail'in yeniden siyasi kilitlenmeyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Böyle bir tabloda, ülkenin tekrar seçime gitmesini önlemek amacıyla birlik hükümeti kurulması yönündeki baskının artabileceği değerlendiriliyor.
Likud çevrelerinde bu nedenle, Netanyahu'nun seçim sonrasında muhalefetten isimleri hükümete dahil edebilmesi için kamuoyunun ve siyasi zeminin şimdiden hazırlanması gerektiği görüşü öne çıkıyor.

ÖNCE NETANYAHU, SONRA EİSENKOT HESABI
Jerusalem Post'un aktardığı rotasyon senaryosunda, başbakanlık koltuğuna ilk olarak Netanyahu'nun oturması, belirlenen takvim sonunda ise görevi Eisenkot'a devretmesi öngörülüyor.
Ancak bu formülün önünde ciddi bir güven sorunu bulunuyor. Likud'daki değerlendirmelerde en kritik sorunun, Eisenkot'un böyle bir anlaşmayı kabul etmeye nasıl ikna edileceği olduğu belirtiliyor.
Netanyahu'nun 2020'de Benny Gantz ile yaptığı dönüşümlü başbakanlık anlaşmasının güven krizine dönüşmesi, yeni senaryonun da üzerinde gölge oluşturuyor. Bu nedenle yalnızca görev paylaşımının değil, Netanyahu'nun koltuğu zamanında bırakmasını sağlayacak güvencelerin de tartışıldığı kaydediliyor.

BİR KOLTUKTAN DİĞERİNE GEÇİŞ FORMÜLÜ
Kulislerdeki en dikkat çekici seçeneklerden biri, Netanyahu'nun başbakanlığın ardından cumhurbaşkanlığına geçmesi.
Gazeteye göre, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un görev süresinin dolmasının ardından Netanyahu'nun Cumhurbaşkanlığı Konutu'na taşınması, üzerinde uzlaşılabilecek bir siyasi çıkış yolu olarak değerlendiriliyor.
Bu formülün iki amaca hizmet edebileceği belirtiliyor: Netanyahu'ya siyasi kariyerini sürdürebileceği başka bir makam sağlamak ve Eisenkot'a başbakanlığın gerçekten devredileceğine ilişkin güçlü bir güvence sunmak.
Likud çevrelerinde, cumhurbaşkanlığı seçeneğinin rotasyon anlaşmasını daha inandırıcı hale getirebilecek bir siyasi hedef olarak ele alındığı ifade ediliyor.

NETANYAHU'NUN SÖZÜNE KENDİ PARTİSİNDE DE GÜVENCE ARANIYOR
Habere göre, Netanyahu'nun yalnızca siyasi söz vermesinin yeterli olmayacağı görüşü Likud içinde de kabul görüyor. Bu nedenle anlaşmanın uygulanmasını kişisel taahhütlerin ötesine taşıyacak mekanizmalar üzerinde duruluyor.
Tartışılan seçenekler arasında bütçe ve güvensizlik oylamalarına ilişkin bağlayıcı taahhütler ile anlaşmanın ihlal edilmesini zorlaştıracak yasal düzenlemeler bulunuyor.
Hatta Netanyahu'nun yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumunda devreye girecek bir kayyuma, önceden imzalanmış istifa mektubu bırakılması seçeneğinin de gündeme geldiği aktarılıyor.

ANLAŞMAYI BOZMANIN SİYASİ BEDELİ HESAPLANIYOR
Likud yetkilileri, olası Netanyahu–Eisenkot hükümetinin 2020'deki Netanyahu–Gantz ortaklığından farklı bir güç dengesine dayanacağını savunuyor.
Gazeteye göre bu değerlendirmenin temelinde, Netanyahu'nun bağımsız bir çoğunluğa sahip olmaması halinde hükümetin ayakta kalmasının doğrudan Eisenkot'un desteğine bağlı olacak olması bulunuyor.
Böyle bir denklemde Netanyahu'nun rotasyon anlaşmasını bozmasının siyasi maliyetinin çok daha yüksek olacağı, başka bir koalisyon kurma imkanının da önemli ölçüde daralacağı hesaplanıyor.

25–26 SANDALYE HESABI: İLK SIRAYI KİM ALACAK?
Jerusalem Post'a göre Likud'da, partinin seçimlerde 25–26 veya daha fazla sandalye kazanmasının Netanyahu'yu, seçim sonrası pazarlıklarda göz ardı edilemeyecek en büyük siyasi kampın lideri olarak konumlandıracağı düşünülüyor.
Ancak beklentilerin altında kalacak bir sonuç, Netanyahu'nun dönüşümlü başbakanlıkta ilk sırayı kendisine ayırma talebini zayıflatabilir. Böyle bir durumda koalisyon müzakerelerindeki güç dengesinin Eisenkot lehine değişebileceği belirtiliyor.