İsrailli milletvekili katliamı itiraf etti: Gazze’de yapılan şey savaş suçu
İsrailli Milletvekili Ofer Cassif, Filistinlilere yönelik soykırımı itiraf etti. Hamas’ın düzenlediği Aksa Tufanı Operasyonu’nun İsrail’in intikamını haklı çıkarmadığını söyleyen Cassif, mevcut ve eski İsrail hükümetlerini topa tuttu. BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese ise “İsrail-Filistin çatışmasında Gazze nüfusunun büyük bir kısmı ‘yok ediliyor.’” diyerek Gazze’deki soykırıma dikkat çekti.
Hamas'ın 7 Ekim Cumartesi sabahı başlattığı Aksa Tufanı Operasyonu'ndan bu yana Gazze'yi bombardıman altında tutan İsrail'e karşı bir tepki de İsrail Parlamentosu'ndan ve BM'den geldi. İsrail Parlamentosu'nda Ortak Liste Partisi Milletvekili olan Ofer Cassif, savaş suçunu kabul etti ve "İsrail'İn şu anda Gazze'de yaptığı şey, bombardımanlar savaş suçu ve insanlığa karşı suçtur. Bedelini sadece sivillerin ödediği bombalamalar, bu suçun parçasıdır." dedi. İsrailli Milletvekili Cassif'in yanı sıra BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese de "İsrail-Filistin çatışmasında Gazze nüfusunun büyük bir kısmı 'yok ediliyor.'" diyerek İsrail'in katliamına dikkat çekti.
İSRAİLLİ MİLLETVEKİLİNDEN FİLİSTİN İTİRAFI
İsrail-Hamas savaşı hakkında AA'ya konuşan Cassif, bölgede akan kanın sorumluluğunun mevcut ve eski İsrail hükümetlerinde olduğunu söyledi ve "İsrail neredeyse 60 yıldır Filistin topraklarında acımasız işgal politikaları yürütüyor ve aşırı sağcı hükümet yönetiminde işgal durumu kötüden daha da kötüye gidiyor. Burada sorumluluğun İsrail işgal hükümetlerinde olduğunu düşünüyorum." dedi.

"İSRAİL HÜKÜMETİ İNTİKAM PEŞİNDE"
İsrail'in Gazze'de yasaklı silahlar kullanmasının sınır güvenliğini sağlamak ile alakalı olmadığını belirten Cassif, sözlerine şöyle devam etti:
İsrail'de halkın öfkesini dindirmek için atılan adımlar akılcı değildir. İntikam ve kan dökülmesi arzusu kirli bir suçtur. İsrail'in Gazze'deki acımasız abluka ve ambargoları, İsrail vatandaşlarının güvenliğini sağlamadığı gibi herkesin güvenliğini tehlikeye atıyor. İsrail hükümeti, güvenlik değil intikam peşinde. Onlar için de intikam almak Gazze halkına zarar vermek anlamına geliyor.

Cassif, ayrıca, İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant'ın Gazze'ye yönelik ambargonun artırılması; su, gıda ve elektrik gibi temel ihtiyaçlara ulaşımın engellenmesi ile ilgili ise "Temiz su, gıda malzemeleri, ilaç ve tıbbi gereçlerle elektriğin engellenmesi de tıpkı sivillerin bombalarla öldürülmesi kadar aksi iddia edilemez şekilde bir savaş suçudur. Lahey'deki Uluslararası Ceza Mahkemesi ve insan hakları örgütleri, İsrail'i insanlığa karşı savaş suçu işlediği konusunda uyarmalı." şeklinde konuştu.
"BATI İSRAİL'İN İŞGALCİ POLİTİKASINI GÖRMEZDEN GELİYOR"
Batılı ülkelerin ve uluslararası kuruluşların İsrail'in işgalci politikalarını görmezden geldiğini söyleyen Cassif, "Batı dünyası, Filistin konusunda yıllardır derin bir çifte standart içinde. İsrail uzun yıllardır Filistinlileri öldürüyor. Ölenlerin çoğu çocuk, kadın ve sivillerden oluşuyor. Bunlar herhangi bir şiddet eylemine karışmamış kişiler. Saldırıların başladığı 7 Ekim'e kadar işgal altındaki Filistin topraklarında 400'den fazla Filistinli öldürüldü ve uluslararası toplum buna sessiz kaldı. Hamas'ın da İsrail gibi sivilleri hedef alması yanlıştı." şeklinde konuştu.
Batılı ülkeler ve uluslararası karuluşların, İsrail'in yıllardır devam eden işgal politikalarına sessiz kalıp desteklemesinin İsrail'e istediği gibi davranma cesareti verdiğini belirten Cassif, "Bizim gibi düşünen dünyanın dört bir yanındaki insan hakları örgütleri, her iki tarafın da sivillere yönelik şiddetine karşı çıkıyor. Saldırıları kınıyor ve adalet istiyor ancak hükümetler söz konusu olduğunda, özellikle ABD ve Avrupa Birliği (AB) konuya İsrail tarafından yaklaşıyor. ABD ve AB, İsrail'e işgali sona erdirmesi için baskı yapmış olsaydı, şimdi dökülen kan önceden engellenebilirdi." dedi.
"YARIN SOYKIRIMA DÖNÜŞEBİLİR"
Cassif, dünyanın yaşananlara sessiz kalmaya devam etmesinin savaşın büyümesine ve bölgede yeni ve büyük bir "soykırıma" neden olabileceği uyarısında bulunarak, "Bugün burada yaşananlar yarın bir soykırıma dönüşebilir. Diğer devletler de İsrail ile iş birliği yaparak bu katliamı büyütüp sürdürebilir. Bu korkunç durum asla kabul edilemez." ifadesini kullandı.
Cassif, ayrıca, antisemitizme karşı olmanın İsrail'in gayrimeşru politikalarına destek vermek anlamına gelmediğini belirtti ve şöyle konuştu:
Batılı devletler, Holokost ve Yahudilerin tarihte çektiği acılar nedeniyle suçluluk duyuyor. Bu duyguları anlayabiliyor ve empati kuruyorum ancak bu, Filistinliler gibi diğer halklara zarar vermek ve onları katletmek için bir argüman olarak kullanılamaz. Antisemitizm, kesinlikle diğer ırkçılık türleri gibi bir suçtur ve mücadele edilmelidir. Diğer taraftan İsrail'in işgaline karşı, Filistin halkının kurtuluşu için mücadele de bir zorunluluktur. İkisini de savunmakta bir çelişki yoktur.
"HAMAS'IN SALDIRILARI İSRAİL'iN İNTİKAMINI HAKLI ÇIKARMAZ"
Cassif, Filistinli silahlı grupların İsrail'in güneyindeki sivilleri hedef alan saldırılarının da suç olduğunu belirtti ve "Hamas, İsrail'in güneyinde sivilleri hedef alan saldırıları da savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen açık suç olarak değerlendirilebilir. Sadece masum sivillerin hedef alındığı bombalamalar da bunun bir parçasıdır ancak bu durum İsrail'in intikamını haklı çıkaramaz." dedi.
BM Filistin Özel Raportörü Albanese, ise "Gazze'deki Filistin nüfusunun büyük bir kısmı yok ediliyor. Daha önce olandan farklı değil fakat daha şiddetli." ifadelerini kullandı.
İsrail'in abluka altındaki Gazze'de su, elektrik, gıda ve diğer temel hizmetleri kesme kararı hakkında konuşan Albanese, "abluka altındaki nüfusu aç ve temel ihtiyaçlarından mahrum bırakmanın savaş suçu" olduğunun altını çizerek, "Eğer bu kastiyse ve sivil nüfusa karşı yaygın ve sistematik saldırı bağlamındaysa, insanlık suçu da teşkil ediyor." ifadelerini kullandı.
Hamas'ın esir aldığı İsrailli sivillerin serbest bırakılması için çağrı yapan Albanese, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik bombardımanla, "Hamas'ın esir aldığı İsrailli sivil nüfusu da tehlikeye attığını" söyledi. Albanese, ayrıca, Gazze'de insani koridor oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.
