Hürmüz’de abluka devrede: ABD İran’ı denizden sıkıştırıyor
WSJ’ye göre ABD, İran’ın petrol gelirlerini keserek Tahran’ı yeniden müzakereye zorlamak amacıyla Hürmüz hattında deniz ablukasını devreye aldı. Yıllardır hazırlanan planın ateşkes görüşmelerinin çökmesinin ardından uygulamaya alındığı belirtilirken, haberde çıkarma operasyonu ihtimali, tanker trafiğinde “kedi-fare” tarzı gerilim riski ve İran’ın olası misillemelerinin bölgesel istikrar ile küresel enerji güvenliği üzerindeki etkilerine dikkat çekildi.
Hızlı Özet Göster
- ABD, İran'ın petrol gelirlerini sınırlamak amacıyla Arap Denizi'nde 15'ten fazla savaş gemisiyle bir deniz ablukası operasyonu başlattı.
- ABD yönetimi, abluka yoluyla Tahran'ı nükleer programı ve bölgesel faaliyetleri konusunda yeniden müzakere masasına dönmeye zorlamayı amaçlıyor.
- Operasyonun ilk 24 saatinde ABD kuvvetleri, Arap Denizi'nde durdurdukları 6 ticaret gemisini İran limanlarına geri dönmeye yönlendirdi.
- Başkan Donald Trump'ın operasyon kararını, İran ile yürütülen müzakerelerin başarısız olmasının ardından verdiği belirtildi.
- Haberde, operasyonun İran'ın olası misillemesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin artmasıyla küresel petrol fiyatlarını etkileme riski taşıdığı ifade edildi.
Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin haberine göre ABD, pazartesi günü İran limanlarına giriş ve çıkış yapan deniz trafiğini engellemeye yönelik abluka operasyonunu başlattı. Haberde, operasyonun İran'ın petrol gelirlerini sınırlamayı ve Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmayı hedeflediği belirtildi.
ABD'nin operasyona 15'ten fazla savaş gemisi konuşlandırarak başladığı, ticari gemilerin özellikle Arap Denizi'nde durdurulup kontrol edildiği aktarıldı. İlk 24 saatte hiçbir geminin ablukayı aşamadığı, 6 ticaret gemisinin ABD kuvvetlerinin yönlendirmesiyle geri dönerek Umman Körfezi'ndeki İran limanlarına yeniden giriş yaptığı ifade edildi.
Hürmüz’de “kedi-fare” krizi (Fotoğraflar Anadolu Ajansı'ndan alınmıştır)
OPERASYONUN HEDEFİ
Haberde, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin temel amacının İran'ın en önemli gelir kaynaklarından biri olan petrol ihracatını baskı altına almak olduğu belirtildi.
WSJ'ye göre Washington, bu yolla İran'ı yeniden müzakere masasına dönmeye zorlamayı amaçlıyor. Trump yönetiminin İran'dan uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını, yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesini, daha geniş bir bölgesel güvenlik çerçevesini kabul etmesini ve vekil gruplara desteğini sona erdirmesini istediği aktarıldı.

GEMİLER NASIL DURDURULUYOR
Haberde, ABD'nin İran kıyılarına çok yaklaşmadan hareket etmeyi tercih ettiği ve bu nedenle ticari gemileri Arap Denizi'nde durdurmaya çalıştığı belirtildi.
Yetkililere göre savaş gemileri, abluka ihlali şüphesi taşıyan tankerlere yaklaşabiliyor. Geminin denetim talebine uymaması halinde Deniz Piyadeleri ve özel operasyon birlikleri tarafından çıkarma operasyonu yapılması ihtimali bulunuyor. Ablukanın ikinci gününde böyle bir müdahalenin bildirilmediği kaydedildi.

"KEDİ-FARE" RİSKİ
WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'a petrol taşıyan gizli tanker filosu ile ABD güçleri arasında bir "kedi-fare" süreci yaşanabileceğine dikkat çekti.
Haberde, ablukanın çok sayıda tankeri caydırabileceği, ancak bazı gemilerin hattı zorlamaya çalışabileceği ifade edildi.

BÖLGEDEKİ ABD GÜCÜ
WSJ'ye göre ABD Donanması'nın bölgede abluka operasyonunu destekleyebilecek önemli bir ateş gücü bulunuyor.
Haberde yer alan bilgilere göre bu güç içinde şu unsurlar bulunuyor:
- Bir uçak gemisi
- Çok sayıda güdümlü füze destroyeri
- Bir amfibi hücum gemisi
- Diğer savaş gemileri
- Helikopter destekli çıkarma kapasitesi
ABD'nin ayrıca kara üslerinden de gemilere müdahale ekipleri sevk edebileceği belirtildi.

TAKİP VE GÖZETLEME SİSTEMİ
Haberde, ABD'nin Basra Körfezi'nden ayrılan ve Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri farklı araçlarla izleyebildiği ifade edildi.
Bu kapsamda kullanılan unsurlar şöyle sıralandı:
- Gözetleme sistemleri
- Açık kaynak verileri
- Askeri varlıklar
- İnsansız hava araçları
- Körfez ülkelerinin gözetleme desteği
Eski yetkililere göre ABD'nin tankerlerin kontrolünü ele geçirmesi halinde, mevcut mürettebatın iş birliği yapmaması durumunda gemileri kullanacak kaptan ve mürettebata da ihtiyaç duyulabilir. Ayrıca bu tankerlerin yönlendirileceği güvenli alanların da belirlenmesi gerekecek.

ABLUKA NEDEN ŞİMDİ BAŞLADI
Haberde, abluka kararının ateşkes görüşmelerinin çökmesinin hemen ardından geldiği belirtildi.
WSJ'ye göre Trump, İran'dan Hürmüz Boğazı'nı geçiş ücreti almadan tamamen açık tutmasını, uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesini, bölgesel güvenlik çerçevesini kabul etmesini ve militan vekil gruplara desteğini sona erdirmesini talep ediyor. İran'ın nükleer programından vazgeçmeyi reddetmesinin ardından müzakerelerin çöktüğü, ABD ve İsrail saldırılarının ise bu programı tamamen ortadan kaldırmadığı kaydedildi.
Trump'ın pazartesi günü Beyaz Saray'da, "Bir ülkenin dünyaya şantaj yapmasına veya gasp etmesine izin veremeyiz" dediği ve İran'ın ekonomik faaliyetlerini baskı altında tutacaklarını söylediği aktarıldı.

PLANIN GEÇMİŞİ
Haberde, Hürmüz Boğazı'na yönelik abluka planının ABD Merkez Komutanlığı karargahında yıllardır hazır beklediği belirtildi.
Eski yetkililere göre ABD Donanması daha önce de İran'dan Yemen'deki Husilere yapılan silah sevkiyatlarını durdurmak dahil çeşitli abluka operasyonları yürüttü. Haberde, mevcut CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper'ın bu planı aylar önce Savunma Bakanı Pete Hegseth'e sunduğu, Trump'ın ise başarısız geçen görüşmelerin ardından operasyonu devreye aldığı ifade edildi.

OPERASYONUN RİSKLERİ
WSJ'ye konuşan eski ve mevcut yetkililer, ablukayı uygulamanın mümkün olduğunu ancak bunun karmaşık ve kaynak yoğun bir operasyon olduğunu belirtti.
Haberde, dar su yolu nedeniyle operasyonun İran kıyı şeridine açık olduğu ve ABD unsurlarının mayın, insansız hava araçları ve saldırı botları gibi tehditlerle karşı karşıya kalabileceği vurgulandı.
Savaştan önce ABD'nin bu seçeneği uygulamamasının nedenleri arasında İran'ın misilleme olarak ortak ülkelere ait petrol tankerlerine el koyabileceği, boğazı mayınlayabileceği ve bunun petrol fiyatlarını hızla artırabileceği yönündeki kaygılar gösterildi.

OLASI İRAN MİSİLLEMESİ
Haberde, İran ordusunun zayıflamış olmasına rağmen hâlâ önemli ateş gücüne sahip olduğu belirtildi.
WSJ'ye göre İran'ın elinde binlerce balistik füze bulunduğuna inanılıyor. Ayrıca Devrim Muhafızları'na ait çok sayıda hızlı saldırı botunun yakındaki gemilere saldırı amacıyla kullanılabileceği ifade edildi.
İran'ın Amerikan savaş gemilerine ateş açması ya da tankerler üzerinde ABD ile Devrim Muhafızları arasında çatışma çıkması halinde gerilimin daha da yükselebileceği kaydedildi. Haberde, Trump'ın İran'a karşı yeniden geniş çaplı veya sınırlı saldırı seçeneklerini yardımcılarıyla görüştüğü de aktarıldı.
Üst düzey bir ABD yetkilisi, İran'ın abluka uygulayan Amerikan gemilerine tankerler ele geçirildikten sonra ateş açma ihtimalini düşük gördüklerini söyledi. Bunun gerekçesi olarak İran'ın savunma kapasitesinin büyük ölçüde zayıflaması gösterildi. Ancak aynı haberde, İran'ın Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki komşu limanlara saldırı tehdidinde bulunduğu da belirtildi.

KÜRESEL ETKİ İHTİMALİ
WSJ'ye göre operasyon yalnızca askeri değil, ekonomik sonuçlar da doğurabilir.
Hürmüz hattında yaşanacak olası bir tırmanmanın küresel enerji güvenliği, tanker trafiği ve petrol fiyatları üzerinde doğrudan etkili olabileceği değerlendiriliyor.