Hürmüz'de iki tanker'de patlama iddiası! İran'dan ABD üslerine İHA'lı saldırı | ABD'den vatandaşlarına uyarı
ABD-İran arasında misilleme savaşı devam ediyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Nasr 2" operasyonunun 24'üncü dalgası kapsamında Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediğini açıkladı. Öte yandan İran basınında, Hürmüz Boğazı'nda güvenli olmayan bölgeden geçmeye çalışan 2 petrol tankerinde patlama yaşandığı iddia edildi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu'da artan gerilim nedeniyle dünya genelindeki vatandaşlarına dikkatli olmaları çağrısında bulundu. Bölgeden dakika dakika gelişmeler Takvim.com.tr'de...
ABD ve İran arasında misilleme savaşı devam ediyor.
Takvim.com.tr dakika dakika gelişmeleri aktarıyor...
CANLI ANLATIM
ABD'DEN VATANDAŞLARINA UYARI
ABD Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu'da artan gerilim nedeniyle dünya genelindeki vatandaşlarına dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Bakanlık tarafından yayımlanan güvenlik uyarısında, Orta Doğu'daki güvenlik ortamının karmaşık olmaya devam ettiği ve öngörülemeyen bir tırmanma ihtimali bulunduğu belirtildi.
Uyarıda, Orta Doğu'da bulunan ABD vatandaşlarından dikkatli ve yüksek teyakkuz halinde olmaları istenirken, olası uçuş iptalleri, dönemsel hava sahası kapanmaları ve seyahatlerde yaşanabilecek aksaklıklara hazırlıklı olmaları gerektiği ifade edildi.
Orta Doğu dışında bulunan ABD vatandaşlarının bölgeye ve bölge üzerinden yapılacak seyahatleri yeniden değerlendirmeleri istenen uyarıda, ABD ile ilişkilendirilen kişi ve noktaların hedef alınabileceğine işaret edildi.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı sonlandırmak için Washington ve Tahran, 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı imzalamış, mutabakatla nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.
Ancak ABD ordusu, 8 Temmuz'da İran'a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almıştı.
HÜRMÜZ'DE İKİ TANKERDE PATLAMA
İran basınında, Hürmüz Boğazı'nda güvenli olmayan bölgeden geçmeye çalışan 2 petrol tankerinde patlama yaşandığı iddia edildi.
İran Devrim Muhafızlarından konuya ilişkin yapılan açıklama, İran'ın Tesnim Haber Ajansı'nda yer aldı.
Buna göre, ABD'nin "zorlamasıyla" Hürmüz Boğazı'nın güneyindeki tehlikeli ve güvensiz güzergahtan geçmeye çalışan 2 petrol tankerinde yaşanan patlamanın ardından yangın çıktı.
Açıklamada, ABD'nin bölgedeki saldırıları devam ettiği sürece Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam edeceği ve tek bir damla petrol ve gazın bile buradan güvenle geçemeyeceği belirtildi.
İran Ordu Sözcüsü Muhammed Ekreminiya dün, ülkesine saldırılarda ABD ile işbirliği yapan ülkelerin gemilerinin, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş sırasında sorunla karşılaşacağını ifade etmişti.
İRAN'DAN BAHREYN VE KUVEYT'TEKİ ABD ÜSLERİNE İHA
İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Nasr 2" operasyonunun 24'üncü dalgası kapsamında Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediğini açıkladı.
Devrim Muhafızlarından yapılan açıklamada, Bahreyn'in El-Muharrak bölgesindeki bir ABD radarı ile bir hava savunma sisteminin ve Er-Rifa bölgesindeki Patriot hava savunma sisteminin füze ve İHA saldırısıyla vurularak imha edildiği öne sürüldü.
Açıklamada, operasyonların devamında Kuveyt'te ABD'ye ait uzun menzilli bir radar sahası, haberleşme merkezi, uydu iletişim sistemleri ile Ali El-Salim Üssü'ndeki MQ-9 İHA'ların bulunduğu hangarın hedef alındığını ve çok sayıda İHA'nın imha edildiğini veya ağır hasar gördüğünü savundu.
Ayrıca, yine Kuveyt'teki Ahmed el-Cabir Üssü'nde konuşlu erken uyarı radarı, füze savunma radarı, FPS-117 radarı, Patriot hava savunma sistemi ve uydu haberleşme sistemlerinin vurularak imha edildiği öne sürüldü.
Öte yandan, İran Ordusu da Kuveyt'teki üç ABD üssünü kamikaze İHA'larla hedef aldığını açıkladı.
Ordudan yapılan açıklamada, "Yıldırım Operasyonu"nun 19'uncu aşaması kapsamında Kuveyt'teki Arifcan, El-Udeyri ve Ahmed el-Cabir üslerine kamikaze İHA saldırıları düzenlediği öne sürüldü.
Arifcan Üssü'ndeki idari binalar ve yön bulma antenlerinin, El-Udeyri Kampı'ndaki helikopter park alanının ve Ahmed el-Cabir Üssü'ndeki ABD askerlerinin konuşlandığı binanın hedef alındığı belirtildi.
KUVEYT VE BAHREYN'DE HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ DEVREYE GİRDİ
Kuveyt ve Bahreyn, İran'dan atılan füze ve İHA'ların önlenmesi için hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıkladı.
Kuveyt ordusundan yapılan açıklamada, ülkenin İran’ın yeni insansız hava aracı ve füze saldırılarına uğradığı bildirildi. Hava savunma sistemlerinin düşman unsurları önlemek için devreye girdiği aktarılırken, "Duyulacak patlama sesleri düşman unsurları önleme çabalarının sonucudur. Herkesten yetkili makamlar tarafından yayınlanan güvenlik talimatlarına uyulmasını rica ediyoruz" ifadeleri kullanıldı. Saldırıların kaçının önlendiği ya da herhangi bir hasara yol açıp açmadığına ilişkin detaylı bilgi verilmedi.
KATAR'DAN BM VE BM GÜVENLİK KONSEYİNE MEKTUP
Katar, İran’ın ülke topraklarına yönelik saldırıları ve son gelişmelere ilişkin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile BM Güvenlik Konseyi Başkanlığı’na mektup gönderdi.
Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Katar’ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Şeyha Alya Ahmed bin Saif Al Sani tarafından, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Temmuz ayı BM Güvenlik Konseyi Başkanı ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin BM Daimi Temsilcisi Zenon Mukongo Ngay’a hitaben iki mektubun iletildiği belirtildi.
Mektuplarda, İran’ın Katar topraklarına yönelik saldırılarının ülke egemenliğinin açık ihlali olduğu, toprak bütünlüğü ile güvenliğini doğrudan tehdit ettiği ve bölgesel güvenlik ile istikrarı tehlikeye atan kabul edilemez bir tırmanış olduğu ifade edildi.
Katar’ın mektuplarında, İran’ın 7 Temmuz 2026’da Hürmüz Boğazı yakınlarından geçişi sırasında Katar’a ait “Al Rukayyat” isimli nakliye gemisini hedef aldığına dikkat çekildi.
Ayrıca Katar Savunma Bakanlığının 12 Temmuz 2026’da ülkenin balistik füze saldırısına maruz kaldığı, Katar Silahlı Kuvvetlerinin çok sayıda balistik füzeyi engellediği ve İçişleri Bakanlığının da önleme faaliyetlerinden kaynaklanan şarapnel parçalarının düşmesi sonucu biri çocuk üç kişinin yaralandığını duyurduğu hatırlatıldı.
Mektuplarda, Katar Silahlı Kuvvetlerinin 17 Temmuz 2026’da Katar’ı hedef alan yeni bir füze saldırısını da engellediğine işaret edildi.
İran’ın saldırılarının ülkenin güvenliği ve toprak bütünlüğüne doğrudan tehdit oluşturduğu, bölgesel ve uluslararası istikrarı tehlikeye attığı ve uluslararası hukukun yanı sıra 1949 Cenevre Sözleşmeleri ile ek protokollerinin açık ihlali niteliğinde olduğu vurgulandı.
Mektuplarda ayrıca, söz konusu saldırıların, İran’ın Katar ve bölge ülkelerine yönelik saldırılarını en sert ifadelerle kınayan ve tüm saldırıların derhal durdurulmasını talep eden BM Güvenlik Konseyinin 2817 (2026) sayılı kararını da ihlal ettiği belirtildi.
"İRAN UĞRATILAN ZARARDAN DOLAYI TAZMİN ETMEKLE YÜKÜMLÜ"
Mektuplarda, İran’ın söz konusu saldırıların yol açtığı tüm zarar ve sonuçlardan hukuken sorumlu tutulduğu belirtilerek, Tahran yönetiminin Katar’ın uğradığı zararların tamamını tazmin etmekle yükümlü olduğu ifade edildi.
Katar’ın Birleşmiş Milletler Şartı’nın 51. maddesi uyarınca meşru müdafaa hakkını saklı tuttuğu vurgulanırken, ülkenin egemenliğini, güvenliğini, vatandaşlarını ve topraklarında yaşayanları korumak için gerekli tüm tedbirleri almaktan geri durmayacağı kaydedildi.
İSRAİL BASINI: TRUMP'IN MASASINDA İRAN'I DEVİRECEK PLAN VAR
İsrail basınına göre, ABD ordusu ilerleyen günlerde İran'a yönelik saldırıların kapsamını genişletmeye hazırlanıyor ve ABD Başkanı Donald Trump'ın nihai kararını bekliyor.
İsrail’de yayın yapan i24News televizyonunun adı açıklanmayan üst düzey İsrailli güvenlik kaynağına dayandırdığı haberine göre, Washington yönetimi önümüzdeki günlerde İran’a yönelik saldırıları daha da şiddetlendirmeyi hedefliyor.
İsrailli güvenlik kaynağı, İran'a yönelik saldırıların bir sonraki aşaması için askeri planların hazır ve ABD Başkanı Trump'ın masasında olduğunu belirtti.
Washington yönetiminin İsrail'in şimdilik saldırılara katılmasını istemediğini belirten İsrailli kaynak, buna karşın iki ülke arasında üst düzey istihbarat paylaşımı, istişare ve planlama süreçlerinin aralıksız sürdüğünü kaydetti.
Öte yandan İsrail devlet televizyonu KAN, Trump'ın masasında bulunan saldırı planlarının Tahran yönetiminin devrilmesine yol açabilecek kapsamda olduğunu ileri sürdü.
İsrail basını, ABD'nin ilerleyen günlerde İran'a yönelik süren hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığını ve bu bağlamda Orta Doğu'ya yakıt ikmal uçaklarının yanı sıra ilave savaş uçakları da sevk etmeye başladığını aktarıyor.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı sonlandırmak için Washington ve Tahran, 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı imzalamış, mutabakatla nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.
Ancak ABD ordusu, 8 Temmuz'da İran'a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almıştı.
CENTCOM: YENİ SALDIRI DALGASI BAŞLATTIK
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM):
ABD kuvvetleri, Başkomutan'ın talimatıyla İran'a yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattı.
Saldırılar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere saldırılarda kullandığı askeri kabiliyetlerini daha da zayıflatmayı hedefliyor.
İRAN'DA SALDIRI
İran devlet televizyonu: ABD ordusu, İran'ın Merkezi eyaletinde bir sanayi birimine saldırı düzenlendi.
TRUMP: "İRAN BEDELİNİ ÖDEYECEK"
ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ın, öldürdüğü her bir ABD'li asker için katbekat bedel ödeyeceğini" belirtti.
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda, Netanyahu ve İran hakkında açıklamalarda bulundu.
"İran, her bir Amerikan askeri öldürdüğünde bu cinayetin bedelini katbekat ödeyecek." değerlendirmesinde bulunan Trump, bu talimatın Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile "ordudaki tüm liderlere" iletildiğini ifade etti.
Trump, yaptığı bir diğer paylaşımda da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'de bulunduğu sürece "hiçbir şekilde ve koşulda gözaltına alınmayacağını" ifade ederek, Netanyahu'nun, İran'a karşı "mücadele verdiğini" savundu.
ABD Başkanı Trump, gözaltına alınması gerekenlerin İran'ı "ölüm ve yıkıma sürükleyen kişiler" olduğunu ve bunun yıllar önce selefleri tarafından çözülmüş olması gerektiğini öne sürdü.
İRAN'DAN ABD ÜSLERİNE MİSİLLEME
İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Nasr 2" operasyonunun 23'üncü dalgası kapsamında Bahreyn ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine eş zamanlı füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlediğini açıkladı.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Bahreyn'deki Sakhir Havalimanı'nda bulunan ABD birliklerine ait İHA bakım ve depolama hangarlarının vurularak imha edildiği öne sürüldü.
Açıklamada, ikinci aşamada Bahreyn'deki Selman Limanı'nda ABD'nin TF-59 görev gücüne ait deniz araçlarının hazırlandığı hangarların hedef alındığı, tesislerde tahribat meydana geldiği ve deniz araçlarının hasar gördüğü iddia edildi.
Üçüncü aşamada ise Kuveyt'teki Arifcan Üssü'nde ABD özel deniz kuvvetlerinin konuşlandığı destek ve lojistik hangarlarının vurularak tamamen imha edildiği ifade edildi.
ABD'nin saldırılarına misilleme olarak füze ve İHA operasyonlarının süreceği belirtilen açıklamada, İran'ın füze ve İHA kapasitesinin tükenmek üzere olduğu yönündeki açıklamaların gerçeği yansıtmadığı kaydedildi.
BAHREYN'DE SİRENLER ÇALIYOR
İran saldırıları nedeniyle sirenlerin çaldığı Bahreyn'de halka güvenli yerlere gitmeleri çağrısı yapıldı.
Bahreyn İçişleri Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, sirenlerin yeniden devreye alındığı bildirildi.
Bakanlık tarafından yapılan uyarıda, halktan sakin olmaları, en yakın güvenli bölgeye gitmeleri ve gelişmeleri resmi kanallar üzerinden takip etmeleri istendi.
Bahreyn'de gece saatlerinden itibaren daha önce üç kez sirenler çalmış, yetkililer halkı güvenli bölgelere yönlendirmişti.
ABD'nin Manama Büyükelçiliği ise İran'ın Bahreyn'in başkenti Manama'daki bazı noktaları hedef alabileceğine dair bilgilere sahip olduklarını belirterek, ABD vatandaşlarına dikkatli olmaları ve yerel makamların talimatlarına uymaları çağrısında bulunmuştu.
HUSİLERDEN SUUDİ ARABİSTAN'A DENİZ ABLUKASI
Yemen'deki İran destekli Husiler, Suudi Arabistan'a karşı "deniz ablukası uygulamaya başladıklarını" duyurdu.
Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan'ı "yaklaşık 12 yıldır Yemen halkına yönelik kapsamlı abluka uygulamak, ülkenin kaynaklarını yağmalamak; limanlar ile havalimanlarını kara, deniz ve havadan kuşatarak halkın çektiği sıkıntıları dayanılmaz bir noktaya taşımakla" suçladı.
Ablukanın hiçbir hukuki veya insani dayanağının bulunmadığı, gayrimeşru olduğu ve Yemen halkı açısından ağır insani sonuçlar doğurduğunu dile getiren Seri, Suudi Arabistan'ın saldırılarının Sana Uluslararası Havalimanı'nı hedef almasıyla başladığını savunarak, Yemen halkının bu kuşatma ve saldırılar karşısında "sessiz kalmayacağını" ifade etti.
Halkın kitlesel gösterilerde dile getirdiği talepler doğrultusunda Suudi Arabistan'a karşı "deniz ablukasını devreye soktuklarını" belirten Seri, kararın, bildirinin ilan edildiği andan itibaren yürürlüğe gireceğini kaydetti.
Yemen halkının "Suudi Arabistan'ın ablukasına ve gerilimi tırmandırmasına aynı şekilde karşılık verme hakkı olduğunu" savunan Seri, tüm seçeneklere tam anlamıyla hazır olduklarını belirterek, "Suudi Arabistan'ın kapsamlı bir tırmanışa yol açacak herhangi bir adım atması halinde buna, kapsamlı ve sert bir tırmanışla karşılık vereceklerini" aktardı.
Husilerin Sözcüsü Seri, Yemen halkını "genel seferberliği sürdürmeye, tüm senaryo ve gelişmelere karşı tam hazırlıklı olmaya ve cepheleri savaşçılarla desteklemeye" çağırdı.
KALİBAF: ABD BÖLGEYE YENİ SEVKİYAT YAPIYOR
İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin bölgeye yaptığı yeni sevkiyatlar ile "savaşın sona ermesini istedikleri" iddiasının çeliştiğini ifade etti.
Kalibaf, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, konuyla ilgili paylaşımda bulundu.
ABD’nin söylem ve eylem olarak çelişkili hareket ettiğini savunan Kalibaf, “ABD’liler bölgeye yeni askeri teçhizatlar getirmeye devam ediyor ve savaşın sona ermesini istediklerini iddia ediyorlar. Biz ABD’nin bu oyunları çözme konusunda ustalık seviyesine ulaştık ve buna göre hazırlandık. Eylemler iddiaları desteklemeli, onlarla çelişmemeli.” değerlendirmesinde bulundu.
NETANYAHU GÜVENLİK KABİNESİNİ TOPLUYOR
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'nin İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleri nedeniyle giderek artan bölgesel gerilimi ele almak üzere üst düzey "güvenlik toplantısı" yapacağı bildirildi.
Haaretz gazetesinin haberinde, Netanyahu'nun bu akşam bazı bakanları ve askeri yetkililerle bir araya geleceği belirtildi.
Haberde, Netanyahu'nun üst düzey güvenlik toplantısında ABD'nin İran'a yeniden başlattığı saldırılar ve İran'ın misillemeleriyle giderek artan bölgesel gerilimi ele alacağı aktarıldı.
İsrail basını, ABD'nin ilerleyen günlerde İran'a yönelik süren hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığını ve bu bağlamda Orta Doğu'ya yakıt ikmal uçaklarının yanı sıra ilave savaş uçakları da sevk etmeye başladığını aktarıyor.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşı sonlandırmak için Washington ve Tahran, 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı imzalamış, mutabakatla nihai anlaşma için 60 günlük müzakere süresi öngörülmüştü.
Ancak ABD ordusu, 8 Temmuz'da İran'a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da bu saldırılara misilleme olarak komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef almıştı.
DEVRİM MUHAFIZLARI: ABD ASKERLERİNİ ÖLDÜRDÜK
İran Devrim Muhafızları Ordusu, "Nasr 2" operasyonunun 21 ve 22. dalgaları kapsamında Ürdün ve Kuveyt'teki ABD askeri hedeflerine füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırılar düzenlediğini açıkladı.
Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada, Ürdün'ün El-Ezrak bölgesinde ABD askerlerinin konuşlandığı 20 hangarın füzelerle hedef alındığı ve saldırıda çok sayıda ABD askerinin öldüğü öne sürüldü.
Açıklamada, Ürdün'deki Akabe Havalimanı'nın da füze saldırısıyla vurulduğu, ABD ordusuna ait C-17 ağır nakliye uçakları ile P-8 komuta ve kontrol uçaklarının ağır hasar gördüğü iddia edildi.
Ayrıca "Nasr 2" operasyonunun 22. dalgasında ise Kuveyt'teki Ali es-Salem Üssü'ne hassas İHA saldırısı gerçekleştirildiği ifade edildi.
Açıklamada, ABD ordusuna ait erken uyarı radar sisteminin tamamen imha edildiği, hava ekipmanları ve yedek parçalarının bulunduğu bir hangar ile MQ-9 tipi İHA'ların konuşlu olduğu hangarın vurulduğu, çıkan yangında çok sayıda MQ-9 İHA'sının kullanılamaz hale geldiği öne sürüldü.
TRUMP: "BOĞAZI BİZ KONTROL EDİYORUZ"
ABD Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'da hayatını kaybeden ABD'li askerlerin anısına İran'ı yeniden çok sert vurduklarını belirterek, Hürmüz Boğazı'nın kontrolünün ABD'de olduğunu savundu.
Fox News'in haberine göre Trump, Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Üssü'ne dönüşünde gazetecilere, ABD'nin İran'a yönelik son saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Orta Doğu'da yakın zamanda hayatını kaybeden ABD askerleri nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Trump, "Bu gece onları yine çok sert vurduk." dedi.
Trump, İran'ın askeri açıdan neredeyse her şeyi kaybettiğini öne sürerek, "Ellerinde bazı füzeler var, bazı insansız hava araçları var, belli bir üretim kapasiteleri de var. Ama çok fazla değil. Boğazı biz kontrol ediyoruz. Onlar hiçbir şeyi kontrol etmiyor. Bundan sonra ne olacağını göreceğiz." ifadelerini kullandı.
Öte yandan Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney ile ülkedeki orman yangınlarını görüştüğünü aktararak, Kanada'dan ABD'ye ulaşan duman nedeniyle Ottawa yönetiminin ABD'ye tazminat ödemesi ya da gümrük tarifeleriyle karşılaşması gerektiğini savundu.
ABD: 1 GEMİ HİZMET DIŞI BIRAKILDI
ABD ordusu, İran'a yönelik uygulanan deniz ablukası kapsamında 6 ticari geminin rotalarının değiştirildiğini, 1 geminin ise "hizmet dışı" bırakıldığını bildirdi.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, ABD donanmasına ait "USS John Finn (DDG 113)" güdümlü füze destroyeri personelinin, İran'a yönelik deniz ablukasının uygulanması kapsamında görevine devam ettiği belirtildi.
ABD kuvvetlerinin operasyonlarını dikkatle sürdürdüğü kaydedilen açıklamada, CENTCOM'un deniz ablukasına uyumun sağlanması amacıyla 6 ticari gemiyi farklı rotalara yönlendirdiği ve 1 gemiyi de "hizmet dışı bıraktığı" ifade edildi.
CENTCOM'un paylaşımında görev sırasında faaliyet gösteren ABD askeri personeline ait bir fotoğrafa da yer verildi.
BAHREYN'DE HALKA GÜVENLİ YERE GİTME ÇAĞRISI
İran saldırıları nedeniyle sirenlerin geceden bu yana üçüncü kez çaldığı Bahreyn'de halka güvenli yerlere gitmeleri çağrısı yapıldı.
(Fotoğraf 18 Temmuz'daki saldırılara aittir)