Doha'da görüşmeler başladı: ABD ve İran masada

Hürmüz Boğazı’nda hafta sonu yaşanan füze ve drone saldırılarının ardından, gözler Katar’ın başkenti Doha'da masa kuruldu. El Cezire, İran ile ABD arasında "teknik düzeydeki" müzakerelerin Katar'ın başkenti Doha'da başladığını bildirdi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Doha'da görüşmeler başladı: ABD ve İran masada

Katar'ın başkenti Doha'da ABD-İran görüşmeleri başladı. Görüşme, hafta sonu Hürmüz Boğazı'nda yaşanan karşılıklı füze ve drone saldırılarıyla sarsılan kırılgan ateşkesin ardından kritik bir dönemece işaret ediyor.

Trump ise görüşmeyi "Belki önemli, belki değil" sözleriyle nitelendirdi.

Canlı yayınımız burada sona ermiştir. Takvim.com.tr dakika dakika aktardı..

Ses İkonu CANLI ANLATIM

HÜRMÜZ'DE GEMİ KARAYA OTURDU

Hürmüz Boğazı'nda İran tarafından belirlenen güzergahın dışında seyreden bir konteyner gemisinin karaya oturduğu ve seyrine devam edemediği belirtildi.

İran devlet televizyonunun haberine göre, Hürmüz Boğazı'nda İran tarafından belirlenen güzergahın dışında rota izleyen bir ticari gemi karaya oturdu.

Hangi ülkeye ait olduğu belirtilmeyen geminin, izlediği rotadaki sığlık nedeniyle karaya oturduğu ve hareket edemediği kaydedildi.

İran, ABD ile 14 Haziran'da varılan mutabakatın 5. maddesi uyarınca, Hürmüz Boğazı'ndan yapılacak tüm geçişlerin kendi belirlediği güzergahlar üzerinden gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor ve ABD'nin güneyde Umman kıyılarında oluşturduğu güzergaha karşı çıkıyor.

Hürmüz Boğazı'nın bazı kesimlerinin sınırlı derinliğe sahip olması, büyük gemilerin yalnızca belirlenmiş seyir koridorlarından geçiş yapabilmesine neden oluyor.

GÖRÜŞMELER BAŞLADI

El Cezire, İran ile ABD arasında "teknik düzeydeki" müzakerelerin Katar'an başkenti Doha'da başladığını bildirdi. Ancak her iki taraftan üst düzey yetkililer arasında yüz yüze bir görüşme planlanmıyor.

Kaynaklar; Doha'da teknik tartışmaları ele alan en az üç çalışma grubu bulunduğunu, bunların nükleer mesele, diplomasi ile finansman ve dondurulmuş fonların iadesi konularına odaklandığını belirtti.

BARIŞ MASASI DOHA'DA

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile ABD ile İran arasında devam eden müzakerelerin son durumunu ele aldı.

Katar Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, başkent Doha'da yapılan görüşmede, ABD ile İran arasında taraflarca imzalanan mutabakat zaptı çerçevesinde yürütülen görüşmelerde gelinen son aşama değerlendirildi.

Taraflar ayrıca, diyalog ve diplomasi yoluyla bölgede güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik çabaları masaya yatırdı.

Görüşmede bölgesel gelişmeler de ele alınırken özellikle Lübnan’da yürürlükte bulunan ateşkesin korunmasının önemi vurgulanarak ateşkesin kalıcı hale getirilmesi ve Lübnan’ın birlik, egemenlik ve istikrarını destekleyecek şekilde geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.

KATAR'DAN ARABULUCULUK MESAJI

Al Sani, Katar’ın arabuluculuk girişimlerini sürdüreceğini belirterek mutabakat zaptı kapsamında yürütülen tüm müzakere süreçlerini desteklemeye devam edeceklerini ve kapsamlı ve kalıcı bir anlaşmaya ulaşılmasının bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, halkların çıkarlarının korunması ile uluslararası barış ve güvenliğe katkı sağlayacağını kaydetti.

ABD’li temsilciler Witkoff ve Kushner ise Katar’ın, Pakistan ile işbirliği içinde müzakere sürecinin kolaylaştırılmasında üstlendiği rolü takdir ettiklerini belirtti.

Görüşmede ayrıca ABD’nin müzakere sürecini sürdürme ve kapsamlı bir anlaşmaya ulaşılmasını hedefleyen diplomatik çabaları destekleme konusundaki kararlılığı yinelendi.

VANCE: BARIŞ GÖRÜŞMELERİ AÇIKLAMALARI SİNİR BOZUCU 

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İranlı yetkililerin barış görüşmeleri devam ederken "bir barış görüşmesi yok" şeklinde açıklama yapmalarını, "sinir bozucu" bulduğunu söyledi.

Vance, Michael Knowles Show adlı çevrimiçi programda, İran'la müzakere süreci ve Lübnan-İsrail ilişkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Tahran yönetiminin barış görüşmeleri sürecindeki bazı açıklamaları sorulan Vance, İranlıların, ABD ile barış için teknik görüşmeler sürerken, "Hayır, hayır, devam eden bir barış görüşmesi yok" şeklinde açıklama yapmalarını "hem etkileyici hem sinir bozucu" bulduğunu belirtti.

Vance, "Bu benim tam olarak anlayamadığım bir İran müzakere taktiği ve retorik yöntemi." dedi.

İran'ın "uygunsuz davranması" durumunda Washington'un hala güçlü baskı araçlarına sahip olduğunu söyleyen Vance, ABD'nin İran'dan doğrulanabilir ve kalıcı nükleer taahhütler beklediğini belirtti.

Vance, Tahran'la süren müzakerelerle ilgili, "Daha oynanacak çok oyun var. İşin iyi tarafı Amerikan halkı adına nasıl avantaj sağlanacağını sürekli düşünen bir yönetim ve Başkan tarafından temsil ediliyor olmamız." dedi.

İSRAİL-LÜBNAN GÖRÜŞMELERİNE DİKKAT ÇEKTİ

İsrail ile Lübnan arasında devam eden görüşmelerle ilgili soruları da yanıtlayan Vance, iki ülke arasındaki müzakerelerde ilerleme sağlandığını ileri sürdü.

Vance, Tel Aviv ve Beyrut arasında, aracısız görüşmelerin olduğunu vurgulayarak, "Yani işler kesinlikle değişti. Bence asıl mesele, bu değişimin kalıcı olup olmayacağıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Vance, "Lübnan ve İsrail, birkaç ay öncesinde olmayan bir şekilde artık doğrudan görüşüyorlar. Her ikisi de genel hatlarıyla benzer bir çizgide buluşmuş durumda." dedi.

ABD Başkan Yardımcısı, "Hatta şöyle bir argüman da öne sürülebilir: Lübnan-İsrail barış anlaşmasını ABD ile İran arasında imzalanan anlaşmayla uyumlu hale getirdiğinizde, her iki belgenin de temel olarak söylediği şey Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı gösterileceğidir." ifadelerini kullandı.

İRAN'DAN HÜRMÜZ MESAJI: GERİ ADIM ATMAYIZ

İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’nin İran’ın petrol satışına yönelik uyguladığı yaptırımları askıya almasına ilişkin, “Petrol yaptırımları kaldırıldı ve petrolü yüzde 20 daha pahalı satıyoruz.” dedi.

Kalibaf, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ülkesinin petrol satış fiyatını yaptırımlar öncesi dönemle kıyaslayan Kalibaf, “Petrol yaptırımları kaldırıldı ve petrolü yüzde 20 daha pahalı satıyoruz. Denizde ablukayı kaldırdığımız günden bugüne kadar 40 milyon varilin üzerinde petrol ihraç ettik. Bu, 10-12 günden kısa bir sürede gerçekleşti. Oysa yaklaşık elli küsür gün boyunca hiç petrol ihraç etmemiştik.” ifadelerini kullandı.

Kalibaf, İran’ın farklı ülkelerde toplam 24 milyar dolarlık varlığının bulunduğunu ve bunun 12 milyar dolarının, ihtiyaç duyulan malların satın alınması için Merkez Bankası'nın tasarrufuna bırakılacağını söyledi.

HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI

Hürmüz Boğazı’nda ABD ile yaşanan gerginliğe ilişkin de açıklamalarda bulunan Kalibaf, şöyle devam etti:

Bazen İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki yönetimine ve düzenlemelerine riayet etmemek istiyorlar ve doğal olarak İran da buna tepki gösteriyor. Hürmüz Boğazı'nın egemenliği İran ve Umman'a ait. Boğazdaki geçiş tertibatı İran'ın belirlediği düzenlemelere göredir. Fars Körfezi'nin kıyıdaş ülkeleriyle görüş alışverişinde bulunuyoruz. İran, hiçbir şekilde Hürmüz Boğazı'ndaki haklarından geri adım atmaz. Burası bizim karasularımızdır. Hürmüz Boğazı’ndaki güvenliğin gün be gün arttığını dünyaya göstermeliyiz. Hatta gemi sigorta bedelleri düşürülmeli.

Kalibaf, ABD ile müzakere yürütmediklerini ve mutabakat zaptının 5 maddesinin uygulanmaması halinde de müzakerelere başlamayacaklarını vurguladı.

Hem diyaloğa hem de mutabakat zaptına uyulmaz ise savaşa hazır olduklarının altını çizen Kalibaf, şunları kaydetti:

"Mutabakatın 5 maddesinin uygulanması amacıyla İsviçre’ye gittik. Bu şartlar uygulanmaz ise müzakerelere başlamayacağız. İslamabad Mutabakatı ABD yenilgisinin belgesidir. Mutabakattan sonra Siyonist rejim Lübnan'a ağır bir saldırı başlattı ve anlaşmada sorun yaşanması için bazı yerleri işgal etmeye çalıştı. Bu durum bizim İsviçre’ye gitmemize neden oldu ve orada ateşkesi ele aldık. Bunun ardından Lübnan’a saldırılar öncekilere kıyasla oldukça azaldı. Lübnan-İran-ABD arasında ortak komite kurulacak ve büyükelçimiz o komitede yer alacak."

Kalibaf nükleer meselelerle ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

Hali hazırda Nükleer Silahların Yayılmasının Önlemesi Antlaşması’na (NPT) bağlı olduklarını dile getiren Kalibaf, “NPT üyesiyiz. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğimiz var ancak uranyum zenginleştirme bizim hakkımız. NPT yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz.” dedi.

Kalibaf son olarak, ülkesinin füze gücünün müzakerelere konu olmaması nedeniyle iftihar ettiklerini söyledi.

"HÜRMÜZ'DEKİ MAYIN TEMİZLEME KONUSU İRAN'IN SORUMLULUĞUNDA"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesine ilişkin, "Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme konusu İran’ın sorumluluğundadır. Bu konuya başkalarının müdahale etmesine gerek yok." dedi.

Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, Hürmüz Boğazı’na döşenen mayınların temizlenmesi için ortaklarıyla işbirliği yapacaklarına yönelik açıklamalarına cevap veren Bekayi, "Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme konusu İran’ın sorumluluğundadır. Bu konuya başkalarının müdahale etmesine gerek yok. Her meselede görüş ifade etmek sorumluluk manasına gelmez." ifadelerini kullandı.

Mevcut durumda ABD ile bir görüşme programlarının olmadığını hatırlatan Bekayi, "İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması maddesinin uygulanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor ve sonuca ulaşmasını ümit ediyoruz." dedi.

Bekayi, ABD ile müzakere sürecine başlanması için mutabakat zaptındaki maddelerin uygulanması ve bu uygulamaların sürekli hale getirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Yükümlülüklerimizi karşı taraf yerine getirdiği sürece biz de yerine getireceğiz. Yarın uzman ekibimiz Doha’da Katar tarafı ile dondurulmuş varlıklarla ilgili görüşme yapacak." diye konuştu.

ABD’nin İran’a yönelik son saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Bekayi, "Hiçbir girişimi karşılıksız bırakmadık. Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya karşılık verecek güçtedir." açıklamasını yaptı.​​​​​​​

"DOĞRUDAN GÖRÜŞME OLMAYACAK"

Katar Dışişleri Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'in Katar'da İranlı temsilcilerle değil arabulucularla bir araya geleceğini bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid bin Muhammed el-Ensari, başkent Doha'da düzenlediği basın toplantısında, ABD ile İran arasındaki teknik müzakerelerin durmadığının altını çizerek, Katar olarak Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş ve mayınların temizlenmesine öncelik verdiklerini söyledi.

ABD'li temsilciler Kushner ve Witkoff'un Doha’da olduklarını ancak İranlı yetkililerle değil arabulucularla görüşeceklerinin altını çizen Ensari, "ABD ile İran arasında üst düzey bir görüşme kararı yok." dedi.

Dondurulmuş 6 milyar dolarlık İran fonunun henüz Tahran'a aktarılmadığına dikkati çeken Ensari, "Bu meblağ insani yardım malzemelerinin satın alınması için ayrılan 2023 anlaşmasına tabidir." ifadesini kullandı.

Ensari, dondurulmuş İran fonunun transferine her iki taraf arasındaki müzakereler sonucu karar verileceğini belirtti.

Hürmüz Boğazı’nda gerilimi düşürmek için kurulan doğrudan iletişim hattının son dönemdeki çatışmaları yatıştırmak için kullanıldığını dile getiren Ensari, şunları kaydetti:

"Hürmüz Boğazı ve gemilerin güvenli geçişi konusunda Umman Sultanlığı ile koordinasyon halindeyiz. Hürmüz Boğazı'nın temizlenmesinde Fransa'nın da katılmasını takdir ediyoruz."

Ensari, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve seyrüseferin yeniden başlaması son derece önemli konular olduğuna vurgu yaparak, "Denizde seyir hürriyeti tüm Körfez ülkeleri için garanti altına alınmış bir haktır. Bunun kapatılması ya da tehdit edilmesi kabul edilemez." ifadesini kullandı.

Hiç kimsenin Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri engellememesi gerektiğinin altını çizen Ensari, şu anda özellikle bölgesel güvenlik ve barışın savaştan önceki haline geri dönmesini sağlamaya odaklandıklarını belirtti.

PEZEŞKİYAN'DAN İÇERİYE MESAJ: ZAYIFLATMA ÇABASI VAR

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinde bazı siyasi grupların ABD ile yürütülen müzakere görüşmeleri aleyhine yaptığı açıklamalara ilişkin, "Bazı siyasi akımlar ulusal kararları sorgulayarak ve müzakerecileri yıpratarak kazanımların zayıflatılmasına zemin hazırlamaya çalışmaktadır." dedi.

İran Cumhurbaşkanlığında yapılan açıklamaya göre, Pezeşkiyan, Kum kentinde din adamlarını ziyaret ederek, ABD ile imzalanan mutabakat zaptı ve müzakere süreci ile ilgili bilgi vermeye devam ediyor.

Bu bağlamda Kum İlim Havzası hocaları ile bir araya gelen Pezeşkiyan, burada yaptığı açıklamada, ülkesinin tüm zorluklara ve engellere rağmen "düşmanın" girişimlerini engellediğini ve mutabakat ile birlikte kazanımlar elde ettiğini söyledi.

Göreve geldiği günden bu yana hükümetin, krizlerle ve dış baskılarla mücadele ettiğine atıf yapan Pezeşkiyan, halkın günlük yaşamında sorun yaşamaması için yoğun çaba sarfettiklerini dile getirdi.

Pezeşkiyan ayrıca, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının tüm aşamalarının İran Lideri Mücteba Hamaney ile Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin tam koordinasyonu ile yürütüldüğünü hatırlatarak, mutabakat zaptı ile birlikte kazanımlar elde edildiğini söyledi.

Elde edilen kazanımlara rağmen, bazı kesimlerin ülke çıkarlarını dikkate almayarak hükümeti yıpratmak amacıyla suçlamalar yönelttiğini dile getiren Pezeşkiyan, "Bazı siyasi akımlar ulusal kararları sorgulayarak ve müzakerecileri yıpratarak kazanımların zayıflatılmasına zemin hazırlamaya çalışmaktadır." dedi.

PEZEŞKİYAN'A ELEŞTİRİ
Öte yandan, İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rızai ise ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından, Pezeşkiyan’ın, ABD ile imzalanan mutabakat zaptının tüm aşamalarının İran Lideri Mücteba Hamaney ile Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin tam koordinasyonu ile yürütüldüğünü dair açıklamalarını hatırlatarak, "Devrim rehberinin mesajı yeteri kadar açıktı." şeklinde bir paylaşımla Pezeşkiyan’ı üstü kapalı olarak eleştirdi.

Nitekim Hamaney, mutabakat zaptına ilişkin yaptığı açıklamada, "farklı bir görüşe sahip olduğunu ancak Cumhurbaşkanı taahhütleri üzerine onay verdiğini" belirtmişti.

İRAN İLE FRANSA ARASINDA TEMAS

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Fransız mevkidaşı Jean-Noel Barrot ile bölgede yaşanan son gelişmeleri ve mevcut süreçleri değerlendirdi.

Mehr Haber Ajansı'na göre, Erakçi ile Barrot telefonda görüştü.

Görüşmede taraflar, Tahran ile Washington arasındaki mutabakatın uygulanma sürecini değerlendirdi.

İki ülke bakanları, ABD ve İsrail saldırılarının sona erdirilmesi doğrultusunda bölgesel ve uluslararası alandaki son gelişmeleri ele aldı.

PEZEŞKİYAN'DAN ŞART

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, uzlaşmanın iki taraflı bir süreç olduğunu belirterek, "Eğer Amerikan tarafı anlaşmaya bağlı kalırsa, biz de taahhütlerimizi yerine getiririz" açıklamasında bulundu.

İran ile ABD arasında Katar’ın başkenti Doha’da yapılması beklenen görüşmeler için geri sayım sürerken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’dan dikkat çeken bir açıklama geldi.

Sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda uzlaşmanın iki taraflı bir süreç olduğunu vurgulayan Pezeşkiyan, "Eğer Amerikan tarafı anlaşmaya bağlı kalırsa, biz de taahhütlerimizi yerine getiririz" dedi.

Pezeşkiyan, "Mantıksız sözlere ve içi boş tehditlere karşı yaklaşımımız, karar verme sürecimizde akılcılığa ve insan onuruna dayanmak, harekete geçme zamanı geldiğinde ise kararlı ve korkusuz bir savunma sergilemektir" ifadelerini kullandı.

TRUMP: BELKİ ÖNEMLİ OLACAK BELKİ DE OLMAYACAK

ABD Başkanı Donald Trump, ABD ile İran arasında Katar'da yapılacak mutabakat zaptı görüşmelerine ilişkin, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Bunu göreceğiz." dedi.

Trump, Beyaz Saray'da dün (29 Haziran) otomobil üreticilerinin araç verilerini kilitlemesini ve belirli tamir araçlarını zorunlu kılmasını kısıtlamasına karşılık tüketicileri korumayı amaçlayan başkanlık kararnamesinin imza töreninde soruları cevapladı.

ABD ile İran heyetleri arasında Katar'ın ın başkenti Doha'da yapılacak mutabakat zaptı görüşmeleriyle ilgili bir soruya Trump, "Doha'daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Bunu göreceğiz." şeklinde yanıt verdi.

Trump, ABD Yüksek Mahkemesi tarafından açıklanması beklenen doğumla kazanılan vatandaşlık kararı tartışması hakkındaki soruya ilişkin, mahkemenin vereceği karara uyacağını söyledi.

Doğumla kazanılan vatandaşlık hakkının ülke için "çok kötü" olduğunu savunan Trump, "Bunu yapan tek ülke biziz. Başka hiçbir ülke doğumla kazanılan vatandaşlığı uygulamıyor. Son derece yıkıcı, çok maliyetli." değerlendirmesinde bulundu.

Trump, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin "sosyalist adayları" desteklemesiyle ilgili bir soruya ise "Bence bu, aslında ulusumuz için büyük bir tehdit." diye cevap verdi.

Sosyal demokrat kelimesinin aslında "komünizm" olduğunu savunan Trump, "Bence bu, belki de kuruluşumuzdan bu yana ulusumuz için en büyük tehdit. Bunu söylediğimde insanlar gülecek ama akıllı insanlar 'Muhtemelen haklı.' diyecekler." şeklinde konuştu.

BEYAZ SARAY TOPLANTIYA KATILACAK İSİMLERİ DUYURDU

Beyaz Saray, ABD ile İran arasında Katar'ın başkenti Doha'da yapılacak mutabakat zaptı görüşmelerine Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'in katılacağını açıkladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Fox News kanalına mülakat verdi.

Leavitt, "Özel Temsilci Witkoff ve Jared Kushner, mutabakat zaptı görüşmeleri için bu hafta Doha'ya uçacaklar. Bu üst düzey görüşmelerin yanı sıra teknik görüşmeler de yapılacak." ifadelerini kullandı.

ABD'nin ateşkesin gereğini yerine getirdiğini ancak şiddete karşı şiddetle karşılık verileceğini savunan Leavitt, "Başkan'ın talimatıyla ABD ticari gemilere yönelik saldırılara karşılık verdi ve bu devam edecek ancak umarız bunu görmeyiz. Başkan açıkça barış sürecinin işlemesini istiyor." dedi.

TRUMP DUYUTMUŞTU: TOPLANTILAR DOHA'DA YAPILACAK

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın bir görüşme talep ettiğini ve bu toplantının yarın Katar'ın başkenti Doha'da yapılacağını duyurdu.

ABD Başkanı Donald Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda İran ile planlanan görüşmeye ilişkin kısa bir açıklama yaptı. Trump, “İran bir görüşme talep etti. Yarın Doha'da gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.

İRAN-ABD ARASINDA İSVİÇRE'DE MUTABAKAT ZAPTI GÖRÜŞMELERİ

Katar ve Pakistan arabuluculuğunda, İran ile ABD arasında İsviçre'de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran'da tamamlanmıştı. Müzakerelerde, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alınmıştı.

Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan dışişleri bakanlıklarının yayımladığı ortak açıklamada, tarafların, imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda "arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaştıkları" bildirilmişti.

Tarafların nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığı kaydedilmişti.

İRAN: MÜZAKERE TOPLANTISI PLANLANMADI

İran ve ABD arasındaki müzakerelerde belirsizlik sürerken, İran'dan müzakerelere ilişkin açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, önümüzdeki günlerde ABD ile herhangi bir düzeyde müzakere toplantısı planlanmadığını açıkladı. Bekayi, Tahran'ın şu anki önceliğinin Mutabakat Zaptı hükümlerinin eksiksiz yerine getirilmesini sağlamak ve bu düzenleme kapsamındaki taleplerini takip etmek olduğunu belirtti.

"PETROL SATIŞI VE DONDURULAN VARLIKLAR TAKİP EDİLİYOR"
Mutabakat Zaptı'nın maddelerine ilişkin teknik detayları paylaşan Bekayi, ABD'nin petrol satışlarını kapsayan 10'uncu maddeye bağlı gerekli lisansları çıkardığını ve İran'ın bu lisansların fiilen uygulanmasını takip ettiğini aktardı.

İRAN HEYETİ KATAR'I ZİYARET EDECEK, ABD İLE GÖRÜŞME OLMAYACAK
İran'ın yurt dışında dondurulan varlıklarının serbest bırakılmasını içeren 11'inci maddenin uygulanması için de çalışmaların sürdüğünü ifade eden Bekayi, bu kapsamda İranlı uzmanlardan oluşan bir heyetin bu hafta sonuna doğru Katar'ın başkenti Doha'ya gideceğini duyurdu. Bekayi, ABD'li temsilcilerin Doha'ya yapacağı muhtemel ziyaretlerin İran heyetinin programıyla bir ilgisi bulunmadığını, kendi heyetlerinin sadece 11'inci madde dahil Mutabakat Zaptı'nın uygulanmasını denetlemek için orada olacağını vurguladı.

"NİHAİ ANLAŞMA AŞAMASINA HENÜZ GEÇİLMEDİ"
İran ve ABD'nin henüz nihai bir anlaşmayı müzakere etme aşamasına gelmediğinin altını çizen Bekayi, Mutabakat Zaptı'nın 13'üncü maddesine değinerek, bu madde uyarınca nihai anlaşma görüşmelerinin başlayabilmesi için öncelikle 1, 4, 5, 10 ve 11'inci maddelerin uygulanmaya başlanması ve bu hükümlerin kesintisiz şekilde yürütülmesi şartı bulunduğunu sözlerine ekledi.

İRAN'IN DOHA BÜYÜKELÇİLİĞİ TRUMP'I YALANLADI
İran'ın Doha Büyükelçiliği ise, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran tarafının görüşmek istediği ve "Görüşme yarın (Bugün-30 Haziran) Doha'da gerçekleşecek" yönündeki açıklamalarını yalanlayarak, Doha'da iki ülke arasında bir görüşme için henüz hiçbir hazırlığın başlamadığını duyurdu. Büyükelçilik, "Şu ana kadar bu konuya ilişkin tarafımıza iletilmiş hiçbir resmi bilgi bulunmamaktadır" ifadelerini kullandı.