CANLI | ABD ve İran savaşının 107 gününde iki ülke anlaştı! Cenevre'den önce elektronik imzalar atıldı
Pakistan Başbakanı Şerif, ABD ile İran arasında Lübnan dahil birçok cephede askeri operasyonları bitiren bir barış anlaşmasına varıldığını ve imzaların 19 Haziran’da İsviçre’de atılacağını açıkladı. Şerif, arabuluculuk sürecindeki katkılarından dolayı Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’a teşekkür etti. ABD Başkanı Trump ise sosyal medya paylaşımında, “Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın” ifadelerini kullandı. 107 gün süren savaşın ardından 14 maddelik taslağın bazı kritik detayları da ortaya çıktı. Gözler 19 Haziran’da Cenevre’de gerçekleştirilecek kritik imza törenine çevrilirken mutabakat zaptı Trump ve Vance tarafından elektronik olarak imzalandı.
Pakistan Başbakanı Şerif, ABD ve İran'ın barış anlaşmasına vardığını, resmi törenin 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılacağını ilan etti.
ABD ve İran arasında anlaşma sağlandı
Takvim.com.tr dakika dakika gelişmeleri aktarıyor...
CANLI ANLATIM
"NÜKLEER SİLAH SAHİBİ OLAMAYACAKLAR"
ABD Başkanı Donald Trump elektronik imzaların ardından açıklamalarda bulundu.
Trump'ın açıklaması şöyle: "İran'la artık çok iyi anlaşıyoruz. İranlılar nükleer silah sahibi olamayacak. Hürmüz cuma günü tamamen açılacak"
ABD'Lİ YETKİLİ: ABD VE İRAN İMZALARI ATTI
ABD'li yetkili, İran'la mutabakat zaptının Trump ve Vance tarafından imzalandığını, İran tarafında da Meclis Başkanı Kalibaf'ın imzayı attığını belirtti.
CENEVRE'DE TOPLANTI VAR
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: Cenevre'de müzakere ekipleri arasında cuma günü toplantı düzenlenecek
PETROL YÜKLÜ GEMİLER HÜRMÜZ'DE
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile varılan mutabakatın ardından ticari petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapmaya başladığını belirtti.
ABD Başkanı Trump, sosyal medya hesabından, Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin açıklama yaptı.
Trump, "Çoğu petrol yüklü gemiler, Hürmüz Boğazı'ndan ayrılmaya başladı. Tamamen güvenli ve emniyetli olan güney 'otoyolunu' kullanıyorlar. Bunun dışında başka seyir rotaları da mevcut." ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı Trump ve İranlı yetkililer, dün yaptıkları açıklamalarda, iki ülke arasında mutabakata varıldığını ve mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını bildirmişti.
BAŞKAN ERDOĞAN'A PEŞ PEŞE TEŞEKKÜR
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakat sürecinde gösterdiği "liderlik ve işbirliği" dolayısıyla Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını sundu.
Dawn gazetesinin haberine göre, Şerif, Ulusal Meclis'te yaptığı konuşmada, 3 ay 16 gün süren yoğun çabaların ardından yeni bir dönemin başladığını vurguladı.
Şerif, anlaşmanın imza töreninin Cenevre'de yapılacağını hatırlatarak, müzakere süreci boyunca hem ABD hem de İranlı liderlerin "zor koşullar altında sabır ve sağduyu sergilediklerini ve sonuç olarak tüm dünyanın bu büyük güne tanıklık ettiğini" söyledi.
Şerif, süreçteki "liderliği ve işbirliği" dolayısıyla Başkan Erdoğan'a şükranlarını sundu.
Ayrıca "olumlu katkılarından" dolayı Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve "liderliği ve işbirliği" için Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman'a teşekkür eden Şerif, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in yanı sıra Birleşik Krallık, Avrupa Birliği üye ülkeleri ve diğer ülkelere teşekkürlerini iletti.
"İRAN: LÜBNAN MUTABAKATIN AYRILMAZ PARÇASI"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesinin ABD ile varılan mutabakatın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Bekayi, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ABD ile İran arasında varılan mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Bekayi, "Lübnan'daki savaşı sona erdirmek, ABD ile yapılan mutabakatın ayrılmaz bir parçasıdır." dedi.
Mutabakatın ayrıntılarına ilişkin bilgi veren Bekayi, İran'ın dondurulmuş veya erişimi kısıtlanmış varlıklarının serbest bırakılması ile savaşın yol açtığı zararların tazmin edilmesinin de mutabakatın iki temel unsuru olduğunu kaydetti.
ABD yönetiminin her iki konuda da gerekli adımları atmayı taahhüt ettiğini söyleyen Bekayi, şu ifadeleri kullandı:
"İran'a ait bloke edilmiş varlıkların erişime açılması, ABD'nin İran'a yeni bir ödeme yapması değil, İran'ın zaten sahip olduğu varlıklar üzerindeki hakkının tanınması anlamına gelmektedir. Bu konu büyük önem taşımaktadır ve gerekli düzenlemeler bu doğrultuda planlanmıştır."
Savaş zararlarının tazmininin Tahran için önemine dikkati çeken Bekayi, "Tazminat talebi, İran halkının meşru taleplerinden biridir. Çünkü bu savaş yasa dışı bir savaştı ve bu sırada çok sayıda savaş suçu işlendi. İran, bu zararların karşılanmasını talep etmeyi sürdürecek ve bu konu mutabakat zaptında da yer almaktadır." diye konuştu.
Bekayi, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan çerçeve mutabakata rağmen ABD'ye karşı "derin bir güvensizliğin" devam ettiğini söyledi.
İran'a uygulanan yaptırımların kaldırılmasının ABD ile yapılan tüm müzakerelerin konusu olduğuna işaret eden Bekayi, şöyle devam etti:
"Bu mutabakat zaptına göre ABD, birincil ve ikincil yaptırımların tamamını kaldırmakla yükümlü olacaktır. Ayrıca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi yaptırımları ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın ilgili kararlarının da kaldırılması öngörülmektedir. Bu başlıklar, nükleer konularla birlikte mutabakatın imzalanmasının ertesi gününden itibaren müzakere edilmeye başlanacak ve 60 gün içinde nihai uzlaşıya bağlanacaktır."
Mutabakatın ekonomik boyutuna ilişkin ise Bekayi, söz konusu mutabakat metninde İran'ın petrolü, petrol türevleri ve petrokimya ürünlerinin satışına ilişkin kısıtlamaların kaldırılması konusunun da bulunduğunu ve mutabakat zaptının cuma günü imzalanmasıyla birlikte bu engellerin derhal kaldırılması ve İran'ın petrol, petrokimya ürünleri ve petrol türevlerini hiçbir engel veya sorunla karşılaşmadan satabilmesinin öngörüldüğünü ifade etti.
İran'ın nükleer faaliyetlerinin mutabakat metninde yer almadığını söyleyen Bekayi, nükleer faaliyet ve yaptırımların kaldırılması konularının imza sonrasındaki 60 günlük süre içerisinde ele alınacağını belirtti.
Bekayi, mutabakat zaptının imzalanmasına ilişkin ayrıntılar hakkında gerekli bilgilendirmenin ise daha sonra yapılacağını dile getirdi.
ERAKÇİ'DEN TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile telefon görüşmesi yaptı.
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, telefon görüşmesinde, İran Dışişleri Bakanı Erakçi, ABD ile İran arasındaki müzakere sürecine katkılarından dolayı Türkiye'ye teşekkür etti.
Bakan Fidan, varılan mutabakata ilişkin duyduğu memnuniyeti dile getirerek, sürece ilişkin tamamlayıcı görüşmelerin de olumlu bir neticeye ulaşmasını umduğunu aktardı.
Mutabakatı akamete uğratmaya yönelik kışkırtmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Fidan, Türkiye'nin bölgede barış, huzur ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik katkılarını kararlılıkla sürdüreceğini belirtti.
"MUTABAKAT LÜBNAN'I DA KAPSIYOR"
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD-İran mutabakatının bölgedeki askeri faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin unsurlar içerdiğini ve bunun Lübnan’ı da kapsadığını söyledi.
Lübnan Cumhurbaşkanlığı, Avn'ın, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin açıklamasını yayınladı.
Avn, mutabakatta Lübnan’ın özel durumuna saygı gösterilmesini ve ülkenin istikrarının bölgesel istikrarın ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını belirtti.
Mutabakatın bölgedeki askeri faaliyetlerin durdurulmasına ilişkin unsurlar içerdiğini ve bunun Lübnan’ı da kapsadığını vurgulayan Avn, mutabakatın bölgede daha geniş bir istikrar sürecine zemin hazırlaması, devletlerin egemenliği ile halkların haklarını güvence altına alması temennisinde bulundu.
Avn, son dönemde saldırı ve yıkıma maruz kalan Lübnan halkının, mutabakatın kalıcı bir ateşkes ve istikrar sürecine dönüşmesini beklediğini ifade etti.
Lübnan’ın sürece dahil edilmesine yönelik çabaları takdir eden Avn, mutabakata katkı sağlayan ülke ve taraflara teşekkür etti.
Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Washington ile Tahran arasındaki mutabakata rağmen, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde, Suriye ve Gazze'de işgal ettiği bölgelerde ucu açık bir süreyle kalmaya devam edeceğini açıklamıştı.
TOM BARRACK'TAN BAŞKAN ERDOĞAN'A TEŞEKKÜR
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, Başkan Erdoğan'a arabuluculuk rolünden dolayı teşekkür etti. Barrack, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın diplomasiye ve bölgesel gerilimin azaltılmasına verdiği desteği takdir ediyoruz. Milletler diyalog, ortaklık ve barış ve güvenliğe yönelik ortak bir bağlılığı seçtiğinde ilerleme mümkündür."
İRAN: İSRAİL LÜBNAN'A SALDIRILARI DURDURSUN
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile varılan mutabakatın ardından Washington yönetiminin anlaşmanın uygulanmasından sorumlu olduğunu belirterek, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının tamamen durdurulması gerektiğini söyledi.
İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre Erakçi, Iraklı ve Mısırlı mevkidaşlarıyla ayrı ayrı gerçekleştirdiği telefon görüşmelerinde, ABD ile yürütülen mutabakat süreci ve içeriği hakkında görüş alışverişinde bulundu.
Erakçi, mutabakatın uygulanması konusunda ABD'nin sorumluluğuna dikkati çekerek, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları ve bölgedeki istikrarsızlaştırıcı eylemlerinin tamamen durdurulması gerektiğini vurguladı.
Bölgesel gelişmelerde yakın istişare ve işbirliğinin sürdürülmesinin önemine değinen Erakçi, barış ve istikrarın korunması için diplomatik çabaların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Erakçi ayrıca, ateşkesin sağlanması, gerilimin azaltılması ve bölgede istikrar ile güvenliğin tesisine yönelik çabalarından dolayı Irak ve Mısır'a teşekkür etti.
TÜRKİYE'DEN PROVOKASYON VE SABOTAJ UYARISI
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, sosyal medya hesapları üzerinden barış anlaşmasına ilişkin paylaşım yaptı.
İsrail'in provokasyonlarına fırsat verilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş yaptığı açıklamada, "ABD ile İran arasında varılan mutabakatın, bölgemizde barış ve istikrarın güçlenmesine olumlu katkıda bulunacağına inanıyor; savaşın ve gerilimin sona erdirilmesi yönünde atılan bu adımı memnuniyetle karşılıyoruz.
Bu aşamaya gelinmesinde başta Pakistan olmak üzere arabuluculuk ve yapıcı katkı sunan tüm ülkeleri tebrik ediyoruz. Ortaya konulan bu mutabakatın hassasiyetle korunması, tarafların sağduyulu ve sorumlu bir tutumla süreci sürdürmesi büyük önem taşımaktadır. Başta Netanyahu ve suç ortakları olmak üzere, bölgemizi yeni çatışmalara sürüklemek isteyen çevrelerin provokasyonlarına da fırsat verilmemelidir.
Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, dünyada sulh ve selametin hâkim olması, bölgemizde huzur ve istikrarın tesis edilmesi amacıyla ortaya koyduğumuz çabaları kararlılıkla sürdürecek; insanlığın ortak vicdanını esas alan, hakkaniyet temelinde şekillenen adil ve kalıcı barışın tesisi için çalışmaya ve bu yöndeki girişimleri desteklemeye devam edeceğiz." ifadelerine yer verdi.

YILMAZ'DAN SABOTAJ UYARISI
Cevdet Yılmaz ise sabotaj uyarısı yaparak şunları yazdı:
"ABD ile İran arasında sağlanan mutabakat, sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülebileceğini göstermesi, bölgesel ve küresel istikrarın güçlenmesine katkı sunması, insani ve ekonomik maliyetlerin sona ermesi bakımından memnuniyet vericidir.
Diplomatik süreçlere katkı sunan tüm ülkeleri ve liderleri tebrik ediyor, barış anlaşmasının sabotaja uğramadan, provokasyonlar ile zayıflatılmadan tamamlanmasını ve etkili şekilde uygulanmasını diliyorum.
Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde çok yönlü ve etkin diplomasisi ile barışa, istikrara ve karşılıklı işbirliklerinin güçlendirilmesine katkı sunmaya devam edecektir."
İSRAİL LÜBNAN'A SALDIRMAYA DEVAM EDİYOR
İsrail ordusu, ateşkese ve ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyindeki Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi.
İsrail ordusu, 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürdü.
Lübnan resmi ajansı NNA'nın haberine göre, İsrail'e ait bir insansız hava aracı (İHA) Kefertebnit beldesinde bir aracı vurdu. Saldırıda yaralananlar olduğu belirtildi.
İsrail topçu birlikleri de Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye beldelerini hedef aldı.
Öte yandan İsrail ordusu, güneydeki Sur kentine bağlı Haris-Tebnin yolu üzerinde patlayıcı yüklü bir M113 zırhlı aracı uzaktan infilak ettirdi.
İsrail ordusu ayrıca güneyde işgal ettiği Hiyam beldesinde 2 ayrı patlatma gerçekleştirdi.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran'ın mutabakata varıldığını duyurarak, "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etti." ifadesini kullanmıştı.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile mutabakata varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.
TRUMP: SALDIRILARI YENİDEN BAŞLATIRIZ
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşma sağlayamaması halinde askeri saldırıları yeniden başlatacağını söyledi.
Trump, ABD ve İran arasında sağlanan mutabakata dair New York Times'a konuştu.
İran ile anlaşmanın Hürmüz Boğazı'nda "kalıcı olarak ücretsiz geçiş" sağlayacağını savunan Başkan Trump, İran'ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde ise Tahran'a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını belirtti.
Trump, İran'a düzenlediği saldırılar ve Tahran'ın boğazı kapatmasının akabinde uygulanan deniz ablukasının, Orta Doğu'yu ABD'nin lehine yeniden şekillendirdiğini ileri sürdü.
Yeni mutabakatın İran'ın "nükleer silah geliştirememesini veya satın alamamasını" güvence altına alacağını savunan Trump, anlaşmanın eski Başkan Barack Obama döneminde, 2015'te İran ile imzalanan anlaşmadan daha iyi olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini hala müzakere ettiklerine ancak 15 yıllık süreci de kabul edebileceğine işaret etti. Başkan Trump, İran'ın kapasitesinin "askeri amaçlara asla hizmet edemeyecek" düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktardı.
İRAN İLE MUTABAKAT NETANYAHU'YA RAĞMEN SAĞLANDI
Trump, İran ile mutabakatın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun itirazlarına rağmen sağlandığına işaret etti.
Başkan Trump, İran ile mutabakata yaklaşılan bir dönemde İsrail'in Beyrut'a saldırısını eleştirerek bunun "yaşanmaması gerektiğini" vurguladı.
Netanyahu için "Çok zor bir adam." diyen Trump, "Dürüst olmak gerekirse, bunu yaptığımız için bize çok şükran duymalı. Zira İran'ın nükleer silahı olsaydı İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı." ifadelerini kullandı.
"TRUMP'IN ANLAŞMASI BİZİ BAĞLAMAZ"
İsrail'in aşırı sağcı UIusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ABD ve İran'ıın yaptığı anlaşmaya ateş püskürdü. Ben Gvir, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Trump’ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, Amerika Birleşik Devletleri’ne tabi değildir; biz bağımsız ve egemen bir devletiz!
İsrail vatandaşlarına, IDF (İsrail Savunma Kuvvetleri) askerlerine, Yahudi halkına olan borcumuz ve bin yıllık sürgün hayatı boyunca zulüm gören, katledilen Yahudilere karşı tarihi sorumluluğumuz, Yahudilere İsrail toprağında güvenliği sağlamaktır.
İsrail'in güvenliği pahasına uluslararası baskılara ne zaman boyun eğdiysek, bunun bedelini kanla ve misliyle ödedik. Bu durum Oslo Anlaşmaları'nda da böyleydi, 2006'daki Lübnan anlaşmasında da böyleydi ve Gazze'de yüzümüzde patlayan tüm o 'itidal/Alttan alma' dönemi boyunca da böyleydi.
Şunu vurgulayalım: ABD’yi seviyoruz ve Başkan Trump’a minnettarız. Ancak bununla birlikte, İsrail Devleti bir muz cumhuriyeti değildir.
Bu sözleri Başbakan’a her zaman söylüyorum ve her kritik, tarihi karar dönümünde kapalı kapılar ardında da tekrarlıyorum: Tarihi anlarda, tarihi kararlar almak gerekir.
Duruşum nettir: Güvenliğimizi tesis etmeyen bu anlaşmaya ortak değiliz ve bu anlaşma bizi hiçbir şekilde bağlamaz. Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılmasından daha azına razı olamayız; askerlerimizin ele geçirdiği ve terör altyapısından temizlediği hiçbir bölgeden geri çekilemeyiz. Binlerce teröristin kuzeydeki yerleşim yerlerimizin sınırlarında konuşlandığı bir duruma geri dönmeyi asla kabul edemeyiz ve İsrail'e yönelik tek bir atış karşısında bile bir an olsun sessiz kalamayız.
Şunu açıkça belirtmeliyiz: Lübnan’dan İsrail’e fırlatılacak her bir drone, İHA veya füze, İsrail’in Dahiye’ye (Beyrut'taki Hizbullah kalesi) saldırısıyla sonuçlanacaktır. Daha sadece birkaç ay öncesine kadar caydırıcılık dengesi buydu ve bundan hiçbir şekilde vazgeçmemeliyiz.
Ve en önemlisi, bunu herkese açıkça ilan etmeliyiz: İsrail halkı 3.000 yıllık bir halktır; uzun bir yoldan korkmayan ebedi bir millettir. Yaradan'a inancımız tamdır. Biz, anavatanına güçlü ve gururlu bir şekilde dönmüş, düşmanları karşısında bir daha asla boyun eğmeyecek güçlü ve gururlu bir milletiz. Yahudinin darbe alıp sineye çektiği günler geride kaldı. Bir daha asla!"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD Başkanı Donald Trump'a ABD-İran arasında sağlanan mutabakatın Lübnan'a ilişkin maddelerinin Tel Aviv yönetimi için bağlayıcı olmadığını ve saldırılara devam edeceklerini söylediği öne sürüldü.
Yedioth Ahronot gazetesinin adı açıklanmayan İsrailli yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD-İran arasında sağlanan mutabakata ilişkin Netanyahu ile Trump arasında yapılan telefon görüşmesinin detaylarına yer verildi.
Haberde, Netanyahu'nun Trump'a İsrail ordusunun Lübnan'da işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini ve saldırılarını sürdüreceğini ilettiği kaydedildi.
Gazeteye konuşan İsrailli yetkililer, İran ile sağlanan mutabakatın ardından Washington yönetiminin İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini veya saldırılarını sınırlamasını talep etmesi halinde, İsrail'in ABD baskısıyla yüzleşmek zorunda kalabileceğine işaret etti.
Öte yandan, dün yapılan İsrail güvenlik kabinesi toplantısında bakanların büyük çoğunluğunun Netanyahu'nun Lübnan konusundaki tutumuna tam destek verdiği aktarıldı.
14 MADDELİK TASLAK
İran'ın yarı resmi devlet haber ajansı Mehr, ABD ile İran arasında imzalanacak 14 maddelik bir mutabakat taslağının kritik maddelerini yayımladı.
Aşağıda yer alan maddeler henüz iki ülke tarafından resmi olarak teyit edilmedi:
- Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde kalıcı bir ateşkes
- ABD'nin İran'ın iç işlerine karışmama taahhüdü
- ABD'nin deniz ablukasının 30 gün içinde kaldırılması
- ABD'nin İran'dan askerlerini çekmesi
- Hürmüz Boğazı'nın "İran'ın düzenlemeleri çerçevesinde" 30 gün içinde yeniden açılması
- ABD ve müttefiklerinin, İran için en az 300 milyar dolar değerinde yeniden inşa planları sunması
- İran petrolü ve enerji ürünlerine yönelik yaptırımların kaldırılması
- 60 günlük müzakere süresi boyunca dondurulmuş 24 milyar dolarlık İran varlığının serbest bırakılması
- İran'ın nükleer silah üretmeme taahhüdünün yinelenmesi
- ABD'nin bölgedeki asker sayısını artırmayacağına ve yeni yaptırımlar uygulamayacağına dair taahhüdü

Mehr'in aktardığına göre, "İran'ın dondurulmuş fonlarının yarısı serbest bırakılmadan, İran'a yönelik petrol yaptırımları askıya alınmadan ve deniz ablukası kaldırılmadan nihai müzakerelerin başlamayacağını" bildirildi.
Nihai anlaşmanın BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacağı belirtildi.
BAŞKAN ERDOĞAN: SABOTAJLARA KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında bölgedeki savaşı sona erdirmek amacıyla varılan tarihi mutabakata ilişkin değerlendirmede bulundu. Varılan anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını belirten Başkan Erdoğan; mutabakatın Orta Doğu'da sulh-u sükûnun ve kalıcı huzurun sağlanması adına hayati bir eşik olduğunu vurguladı.
Başkan Erdoğan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görülüyor, memnuniyetle karşılıyorum. Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının ortamda olmasını yürekten temenni ediyorum. İmzaların atılacağı gün kadarki süreçte gerilim tırmandıracak, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması ve dikkate alınmaması önemle çiziyorum. Bu sonuçtan dolayı ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna arabuluculuk çabaları için Pakistan'a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan'ın birleşme girişimlerine sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun oranlarına yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk çerçevesinde kalıcı çözümlere katkı sağlamaya devam ediyoruz."
BAKAN FİDAN: VARILAN MUTABAKATI MEMNUNİYETLE KARŞILIYORUZ
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında bölgedeki gerilimi düşürmek ve savaşı sona erdirmek amacıyla varılan tarihi mutabakat, Ankara tarafından memnuniyetle karşılandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından yapılan açıklamada; "ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz. Bu önemli adımı atan taraflar ile arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ı ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutluyoruz. Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik. Bölgemizde barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğimiz kesintisiz devam edecektir." ifadelerine yer verildi.
İRAN DIŞİŞLERİ'NDEN AÇIKLAMA
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi,"Mutabakat zaptının metni tamamlandı ve İslamabad mutabakat zaptının resmi imza töreni cuma günü İsviçre'de gerçekleşecek. İki heyetin başkanları, görüşmelerin gelecekteki düzenlemelerini belirlemek için müzakereler yürütecek. O zamana kadar, ABD tarafının savaşı sona erdirmek, ablukayı kaldırmak ve varlıkları serbest bırakmak konusundaki taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD'nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlıdır." ifadeleri kullandı.
Garibabadi, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetti.
Anlaşmanın Lübnan'ı da kapsadığını belirten Garibabadi, "Lübnan da dahil olmak üzere çeşitli cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece açıklanacak." dedi.
Anlaşma metninde "İran'ın tüm önemli görüşlerinin" yer aldığını aktaran Garibabadi, 19 Haziran'daki imza töreninden önce anlaşma metninin kamuoyuna açıklanacağını belirtti.
İsrail'in Lübnan'a saldırısının ardından İran Silahlı Kuvvetleri'nin karşı saldırıya hazırlandığını ifade eden Garibabadi, bu kararlılığın ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e karşı pozisyon almasına ve anlaşma metninde bazı konuların ilerlemesine yardımcı olduğunu aktardı.
Garibabadi, İran Silahlı Kuvvetleri'nin anlaşmaya rağmen "düşmanın planlarına karşı koymak için her zaman hazır olduğunu" belirtti.
İRAN DEVLET TELEVİZYONU: TAHRAN İMZAYA ZORLANDI
İran devlet televizyonu, silahlı kuvvetlerin ve halkın düşman karşısındaki direncinin, ABD’yi savaşın sona erdiğini kabul etmek zorunda bıraktığını belirtti.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in "ABD ile İran arasında barış anlaşmasına varıldığını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz." açıklamasının ardından, İran devlet televizyonunda konuya ilişkin verilen haberde, “Silahlı kuvvetlerin ve halkın cani düşman karşısındaki direnci, ABD’yi savaşın sona erdiğini kabul etmek zorunda bıraktı.” ifadesine yer verildi.
TRUMP: ABLUKA KALKTI
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yapılan anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kaldırıldığını duyurdu.
Trump, sosyal medya hesabından açıklama yaptı.
İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşmanın tamamlandığını belirten Trump, şöyle devam etti:
"Herkese tebrikler. Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda ABD Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum."
Trump, "Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın." ifadelerini kullandı.
"Bu Büyük Anlaşma, tüm Bölgeye Barış ve Güvenlik getirecektir. Birçok başkan İran'la barış yapmaya çalıştı ve benden önce hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez gerçek barışı sağlamalarına yardımcı olabilecek bir Başkan buldular. Cuma günü anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte, mayın temizleme amacıyla boğazın açılmasıyla, petrol hem Bölge hem de Dünya için her iki uçtan da tekrar akmaya başlayacak! "
PAKİSTAN BAŞBAKANI ŞERİF: RESMİ İMZA TÖRENİ 19 HAZİRAN'DA
Pakistan Başbakanı Şerif:
“"Yoğun görüşmelerin ardından, Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki Barış Anlaşması'nın gerçekleştirildiğini gururla duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Her iki taraf da Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmiştir.
Resmi imza töreni Cuma günü, 19 Haziran'da İsviçre'de gerçekleştirilecektir.
Çatışmaya diplomatik bir çözüm bulma konusundaki bağlılıkları için Amerika Birleşik Devletleri'ne ve İran İslam Cumhuriyeti'ne teşekkür etmek isteriz.”
TÜRKİYE'YE TEŞEKKÜR
"Bu arabuluculuk çabasında kardeşlerimize, Katar Devleti'nin büyük liderliğine de bu anlaşmaya ulaşmada sağladıkları destek için içten takdirlerimizi sunmak isteriz. Bu bağlamda, yaptıkları büyük katkılar için Suudi Arabistan Krallığı'na ve Türkiye Cumhuriyeti'nin vizyoner liderliklerine de özel olarak teşekkür ederim.
Anlaşma artık yürürlükte olduğuna göre, arabulucular bu hafta bir dizi toplantıyı kolaylaştıracak. Bu uygulama öncesi tartışmalar, teknik görüşmeler ve resmi imza töreni için temeli oluşturacaktır."
İSRAİL: ANLAŞMA BU GECE İMZALANABİLİR
İsrail basını, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, ABD-İran arasındaki anlaşmanın bu gece imzalanabileceğini söylediğini iddia etti.
İran: "Nihai bir anlaşma yok" dedi.İRAN: İSRAİL'İN BEYRUT SALDIRILARINA "SERT" YANIT VERECEĞİZ
İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, İsrail'in Beyrut'un Dahiye bölgesine gerçekleştirdiği saldırıya "sert" yanıt vereceklerini belirtti.
Azizi, ABD merkezli X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda İsrail’in Lübnan'a düzenlediği saldırıya tepki gösterdi.
İsrail’in Dahiye’ye saldırısının "ABD’nin güvenilirlikten yoksun ve zayıf olduğunu kanıtladığını" ifade eden Azizi, söz konusu saldırıya "sert bir yanıt verecekleri" tehdidinde bulundu.
İsrail ordusunun öğle saatlerinde Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlediği saldırıda 3 kişi hayatını kaybetmişti.
TRUMP'TAN LÜBNAN SALDIRISINA TEPKİ
ABD Başkanı Donald Trump, ABD merkezli Axios haber sitesine İsrail’in Lübnan’a yönelik son saldırısına ilişkin röportaj verdi. Trump gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, basın mensuplarının İran ile imzalanması beklenen mutabakat zaptına ilişkin sorularını cevaplayarak, "Bu gelişme süreci sarstı. Anlaşmanın imzalanmasını birkaç saat geciktirdi. İmzanın şu anda atılması gerekiyordu, ancak artık birkaç saat sonrasına ertelendi" ifadelerini kullandı.
"SALDIRI, ANLAŞMA İMZALAMAYA 1 SAAT KALA YAŞANDI"
Trump, danışmanlarının kendisini Lübnan’ın başkenti Beyrut'a düzenlenen İsrail saldırısı hakkında bilgilendirmek için aradığında hayrete düştüğünü belirtti. ABD Başkanı, "Çok kötü bir durum, buna inanamadım. Anlaşmayı imzalamamıza bir saat kala yaşandı" dedi.
TRUMP NETANYAHU'YA KÜFREDEREK "HİÇBİR ŞEKİLDE DOĞRU KARAR VERMİYOR" DEDİ
ABD Başkanı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun saldırı kararını sert bir şekilde eleştirdi. Trump röportaj sırasında küfürlü ifadeler kullanarak, "Bibi (Netanyahu) neden böyle bir saldırı yapmak zorundaydı? Çok öfkelendim. Bunu kendisine de ilettim. Hiçbir şekilde doğru karar veremiyor" açıklamasını yaptı.
İran’dan da füzelerle karşılık vermemesini isteyeceğim.
İRAN GÖRÜŞMELERİ ASKIYA ALIYOR
ABD basını İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının ardından İran'ın ABD ile görüşmeleri askıya almaya hazırlandığını yazdı.
"İSRAİL'İN LÜBNAN'A SALDIRILARI CEVAPSIZ KALMAYACAK"
İran ordusu, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının cevapsız kalmayacağını bildirdi.
İran Silahlı Kuvvetlerinin savaşı yürüten birimi Hatemül Enbiya Merkez Karargahı Denetim Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Muhammed Cafer Esedi, Fars Haber Ajansı'na konuya ilişkin açıklama yaptı.
İranlı Komutan, İsrail'in Beyrut'un Dahiye bölgesine yönelik saldırılarının cevapsız kalmayacağını söyledi.
İsrail, Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta Dahiye bölgesi ve ülkenin güneyine hava saldırısı düzenlemiş ve en az 8 kişi hayatını kaybetmişti.
KALİBAF: ABD KENDİ İRADESİNE SAHİP OLMADIĞINI GÖSTERDİ
İran Meclis Başkanı Kalibaf, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının ardından yaptığı açıklamada saldırıların ABD'nin İran'a taviz vermesini engellemek olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı:
"Siyonistlerin Beyrut banliyösüne bir kez daha saldırması, Amerika'nın ya kendi taahhütlerini yerine getirme iradesine sahip olmadığını ya da buna gücü yetmediğini bir kez daha gösterdi. Rejime yeşil ışık yakarak puan alamazsınız. Kötü polis iyi polis oyunu eskidi.
Eğer taahhütlerinizi yerine getirme iradeniz ve gücünüz yoksa, yoldan devam etmekten bahsetmek mümkün değil."
"BÖLGE GÜVENLİĞİ İRAN'IN GÖRMEZDEN GELİNMESİYLE ŞEKİLLENMEZ"
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin bölgesel güvenlikte önemli bir aktör olduğuna atıf yaparak, "Bölge güvenliği İran'ın görmezden gelinmesi temelinde şekillenemez." dedi.
İran Dışişleri Bakanı'nın resmi Telegram hesabından yapılan açıklamaya göre, Erakçi, başkent Tahran’da toplumun önde gelen isimleri ve din adamları ile bir araya geldi.
Söz konusu toplantıda yaptığı konuşmada Erakçi, İran'ın bölgesel güvenlikte önemli bir aktör olduğuna işaret ederek, "Bölge güvenliği İran'ın görmezden gelinmesi temelinde şekillenemez." ifadesini kullandı.
İran'ın savaşta başarı elde etmekle kalmayıp stratejik kazanımlar sağladığını belirten Erakçi, bölge ülkelerinin son savaşla birlikte, bölgedeki kalıcı güvenliğin ve ekonomik kalkınmanın karşılıklı işbirliği ile mümkün olabileceğini anladığını belirtti.
Erakçi, İran’ın yaptırımlara bağlı olarak uluslararası camiada zayıf bir ülke olarak algılandığını ancak savaşla birlikte bu algının değiştiğini ve ülkesinin gücünü gösterdiğini ifade etti.
İSRAİL SALDIRI GÖRÜNTÜLERİNİ PAYLAŞTI
İsrail ordusu, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine düzenlediği hava saldırısının görüntülerini paylaştı.
İsrail ordusunun paylaştığı videoda, savaş uçaklarının kısa süre önce Beyrut'un Dahiye bölgesinde çok katlı bir binayı vurduğu görüldü.
Öte yandan ordudan yapılan açıklamada, Dahiye'de Hizbullah'a ait komuta merkezinin hedef alındığı öne sürüldü.
Açıklamada ayrıca, söz konusu hava saldırısının Hizbullah'ın sabah saatlerinde İsrail'in kuzeyine düzenlediği İHA saldırılarına karşılık gerçekleştirildiği ifade edildi.
İsrail ordusunun, Dahiye'ye düzenlediği hava saldırısında ilk belirlemelere göre 1 kişinin hayatını kaybettiği, 4 kişinin yaralandığı belirtilmişti.
İSRAİL BEYRUT'A SALDIRDI
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın başkenti Beyrut'un Dahiye bölgesine hava saldırısı düzenledi
ABD KABUL ETTİ
Reuters'a konuşan İranlı üst düzey yetkili mutabakat zaptı kapsamında ABD İran'ın dondurulmuş varlıklarından 25 milyar doları, doğrudan nakit transferleri, bölgesel ülkeler arasındaki işbirliği ve finansal kredi hatları yoluyla serbest bırakmayı kabul ettiğini belirtti.
24 SAAT İÇİNDE İMZA
Axios'un haberine göre, ABD ile İran arasında Pakistan ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde tarihi bir eşiğe gelindi. ABD Başkanı Donald Trump ve Pakistanlı yetkililer, iki ülke arasındaki mutabakat zaptının (MoU) pazar günü (bugün) "elektronik (uzaktan) imza" yöntemiyle imzalanmasının beklendiğini duyurdu.
Eğer nihai olarak yürürlüğe girerse, Pakistan ve Katar'ın arabuluculuk rollerine atıfla "İslamabad Anlaşması" olarak adlandırılacak olan bu mutabakatın öne çıkan detayları ve tarafların tutumları şu şekilde:
Anlaşmanın Temel Maddeleri Neler?
Axios'un diplomatik kaynaklara dayandırdığı habere göre, taslak mutabakat zaptı şu kritik adımları içeriyor:
60 Günlük Ateşkes: Lübnan dahil bölgedeki mevcut ateşkes rejiminin 60 gün süreyle uzatılması ve bu süreçte İran'ın nükleer programına yönelik kapsamlı müzakerelerin başlatılması öngörülüyor.
Hürmüz Boğazı'nın Açılması: Küresel enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı transit geçiş ücreti alınmaksızın derhal gemi trafiğine açılacak. Deniz ticareti hacminin 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere döndürülmesi hedefleniyor.
Yaptırımların Esnetilmesi ve Petrol Satışı: Hürmüz Boğazı'nın açılması ve İran'ın taahhütlerine uyması karşılığında ABD, liman ve ticaret ablukasını kademeli olarak gevşetecek. İran'a 60 gün boyunca petrol satabilmesi için geçici muafiyetler tanınacak.
Nükleer Taahhütler: İran, nükleer silahlara asla sahip olmayacağını taahhüt edecek ve zenginleştirilmiş uranyum stokuna dair pürüzleri giderecek. Ayrıca nükleer tesislerin sökülmesi ve denetimlerin kabul edilmesi gibi adımlar da masada.
İmza Töreni Neden Dijital Ortama Taşındı?
İlk etapta ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki müzakere heyetinin imza için Avrupa'ya (Cenevre) uçması planlanmıştı. Ancak lojistik ve program uyuşmazlıkları nedeniyle törenin çevrim içi (online) yapılmasına karar verildi.
Kaynaklar, JD Vance'in Avrupa'ya gitmesi durumunda, Trump'ın pazartesi günü Fransa'da gerçekleşecek G7 Zirvesi'ne hareketi öncesinde ABD'ye zamanında dönemeyeceğini, bu nedenle imza sürecinin elektronik ortama kaydırıldığını belirtiyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de imzanın önümüzdeki 24 saat içinde elektronik ortamda atılacağını doğruladı.
Tahran'daki Çatlak ve Belirsizlikler
Donald Trump anlaşmanın pazar günü imzalanacağını kesin bir dille ifade edip sürecin çökmesi ihtimaline karşı "nihai alternatiflerimiz hazır" diyerek gözdağı verse de Tahran tarafında tam bir mutabakat sağlanabilmiş değil.
İran'ın İtirazları: İranlı yetkililer imzanın bugün atılacağını kesin olarak doğrulamıyor ancak yakın gelecekte olabileceğini belirtiyor. Tahran, metni nihai bir anlaşmadan ziyade "siyasi ve güvenlik çerçevesi" olarak görüyor.
Dondurulmuş Fonlar Krizi: İran, ABD yaptırımları nedeniyle dondurulan 24 milyar dolarlık varlığının bu 60 günlük süreçte serbest bırakılmasını ve peşin ekonomik rahatlama talep ediyor. ABD ise İran taahhütlerini yerine getirmeden peşin ödeme yapılmayacağını savunuyor.
İran'da rejime yakın katı muhafazakar çizgideki Kayhan gazetesi gibi odak gruplar, Hürmüz Boğazı'nın Washington ile diplomasi yoluyla açılmasına sert şekilde karşı çıkıyor.
ABD gazetesi Axios, Trump'ın anlaşmaya giden süreçte Başkan Recep Tayyip Erdoğan ile de görüştüğünü belirterek, Türkiye'nin arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık çabalarına övgüde bulunmuş ve katkılarından dolayı teşekkür ettiğine dikkat çekti.