İran ve ABD imzaları online attı! Trump'tan Türkiye'ye teşekkür İsrail'e rest | İmza adresi Luzern

İran ve ABD arasında mutabakat zaptı ABD Başkanı Trump, Başkan Yardımcısı Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından elektronik olarak imzalandı. Mutabakatın tüm detayları 24-48 saat içinde kamuoyuna açıklanacak. Barış anlaşmasının 19 Haziran Cuma günü İsviçre’nin Luzern kentinde imzalanacağı bildirildi. Trump Fransa'daki G7 Zirvesi'nde yaptığı konuşmada Türkiye'ye teşekkür ederken İsrail'e açıkça rest çekti. "Erdoğan ve Şara muazzam iş çıkardı" diyen Trump "Ben olmadan İsrail var olamaz" şeklinde konuştu. Trump ayrıca Hürmüz Boğazı'nın cuma gününe kadar tamamen açılacağını söyledi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Takvim'i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
İran ve ABD imzaları online attı! Trump'tan Türkiye'ye teşekkür İsrail'e rest | İmza adresi Luzern

ABD ile İranarasında, ilişkilerin geleceğini belirleyen yeni bir mutabakat zaptı imzalandı. Anlaşmaya göre Hürmüz Boğazı derhal gemi trafiğine açılacak ve ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kaldırılacak.

Canlı yayınımız burada sona ermiştir. Takvim.com.tr bölgeden dakika dakika gelişmeleri aktardı... Takvim Kaynak TercihleriTakvim Kaynak Tercihleri

Ses İkonu CANLI ANLATIM

14 MADDELİK ANLAŞMA SIZDI

Al Arabiya English, Washington ve Tahran arasında Cuma günü imzalanması beklenen 14 maddelik anlaşmanın bir kopyasını ele geçirdiğini duyurdu. Taslak metinde, ABD ile İran arasında mevcut savaşın tüm cephelerde sona erdirilmesi, deniz ablukasının kaldırılması, ticari gemi trafiğinin normale dönmesi, yaptırımların kaldırılması ve İran’a en az 300 milyar dolarlık ekonomik destek sağlanması gibi kritik başlıklar yer aldı.

14 MADDELİK TASLAK METİN

Al Arabiya English’in ulaştığını duyurduğu metinde yer alan maddeler şöyle:

1. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, mevcut savaşta müttefikleriyle birlikte, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasıyla birlikte, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşa derhal ve kalıcı olarak son verdiklerini ilan eder ve bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir düşmanca eylem başlatmayacaklarını ve birbirlerine karşı güç tehdidinde bulunmaktan veya güç kullanmaktan kaçınacaklarını taahhüt ederler. Nihai anlaşma, bu Madde ve diğer Maddelerin hükümlerini teyit edecektir.

2. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine müdahale etmekten kaçınmayı taahhüt ederler.

3. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, karşılıklı mutabakatla uzatılabilecek en fazla 60 günlük bir süre içinde müzakere ederek nihai bir anlaşmaya varmayı taahhüt ederler.

4. Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının hemen ardından, Amerika Birleşik Devletleri deniz ablukasını kaldıracak ve İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı her türlü müdahale veya engellemeyi önleyecek ve en fazla 30 gün içinde trafiği tam kapasitesine geri döndürecektir; gemi trafiği, İran İslam Cumhuriyeti'nin savaş öncesi trafik hacmiyle orantılı olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri ayrıca, nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde kuvvetlerini çevredeki bölgelerden çekmeyi taahhüt eder.

5. Bu Mutabakat Anlaşmasının imzalanmasının ardından İran İslam Cumhuriyeti, teknik engellerin kaldırılması ve İran tarafından mayınların etkisiz hale getirilmesi gerekliliğini dikkate alarak, Basra Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve Umman Denizi'nden Basra Körfezi'ne ticari gemi seferlerinin savaş öncesi seviyesine 30 gün içinde yeniden başlamasını sağlamak için derhal adımlar atacaktır.

6. Amerika Birleşik Devletleri, bölgesel ortaklarıyla birlikte, İran İslam Cumhuriyeti'nin rehabilitasyonu ve ekonomik kalkınması için her iki tarafın da üzerinde anlaştığı kapsamlı bir plan oluşturmayı ve en az 300 milyar dolarlık finansman sağlamayı taahhüt eder. Bu planın uygulama mekanizması, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, 60 gün içinde formüle edilecektir.

7. Amerika Birleşik Devletleri, nihai anlaşmanın bir parçası olarak kararlaştırılacak bir takvim çerçevesinde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Yönetim Kurulu kararları da dahil olmak üzere, İran İslam Cumhuriyeti'nin şu anda karşı karşıya olduğu her türlü yaptırımı ve hem birincil hem de ikincil tüm tek taraflı ABD yaptırımlarını sona erdirmeyi taahhüt eder.

8. İran İslam Cumhuriyeti, nükleer silah üretmeyeceğini bir kez daha teyit eder. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, zenginleştirilmiş malzemenin akıbeti ve İran'ın nükleer ihtiyaçları da dahil olmak üzere karşılıklı olarak üzerinde anlaşılan diğer tüm nükleer konuların akıbetinin nihai bir anlaşmada yeterince ele alınacağı konusunda mutabık kalmıştır; nihai anlaşma bu Maddenin hükümlerini teyit edecektir.

9. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, nihai bir anlaşmaya varılana kadar statükoyu koruma konusunda mutabıktır: İran nükleer programında statükoyu koruyacak ve Amerika Birleşik Devletleri İran'a yeni yaptırımlar uygulamayacak veya bölgedeki güçlerini artırmayacaktır.

10. Amerika Birleşik Devletleri, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasından hemen sonra ve yaptırımların kaldırılacağı tarihe kadar, Amerika Birleşik Devletleri Hazine Bakanlığı'nın İran ham petrolü, petrokimya ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık, sigorta, ulaşım ve benzeri tüm ilgili hizmetler için muafiyetler vereceğini taahhüt eder.

11. Amerika Birleşik Devletleri, nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin ilerlemesi ışığında, İran İslam Cumhuriyeti'nin dondurulmuş veya kısıtlanmış fonlarının ve varlıklarının serbest bırakılacağını ve tamamen kullanıma sunulacağını taahhüt eder. Bu fonlar, ister ana hesapta tutulsun ister transfer edilmiş olsun, İran İslam Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai alıcı ödemesi için kullanılacak ve tamamen kullanıma hazır olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri, bu temelde gerekli tüm izinleri ve lisansları vermeyi taahhüt eder.

12. İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, Nihai Anlaşmanın başarılı bir şekilde uygulanmasını ve gelecekteki bağlılığını denetlemek üzere bir uygulama mekanizmasının kurulması konusunda mutabık kalmıştır.

13. Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının ardından ve bu Mutabakat Zaptı'nın 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanmasına başlanması ve bu adımların devam ettirilmesi konusunda güvencelerin alınması üzerine, İran İslam Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri, yalnızca kalan maddelerle ilgili olarak Nihai Anlaşma için müzakerelere başlayacaktır.

14. Nihai anlaşma, BM Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanacaktır.

ADRES BELLİ OLDU

ABD ile İran'ın barış anlaşmasını İsviçre'nin Luzern bölgesinde imzalayacağı bildirildi.

Anlaşma 16 Haziran Cuma günü gerçekleştirilecek.

İSRAİLLİ BAKANDAN İŞGAL ÇAĞRISI

İsrail'in aşırı sağcı Miras Bakanı Amichai Eliyahu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine saldırılarını sürdüren İsrail ordusunun, Litani Nehri'ne kadar olan bölgeyi işgal edip "her şeyi yerle bir etmesini" istedi.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın haberine göre, aşırı sağcı Bakan Eliyahu, Lübnan'da ateşkese rağmen yıkım ve işgal çağrısı yaptı.

Eliyahu, "Lübnan'daki Litani Nehri'ne ulaşmalı ve oradaki her şeyi yerle bir etmeliyiz. Artık oyunun kuralları kalmadı." dedi.

İsrail ordusu, 17 Mayıs itibarıyla 45 gün uzatılan ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılarını sürdürüyor.

ABD ile İran arasında sağlanan mutabakattan da "memnun olmadığını" dile getiren Eliyahu, "Umarım Trump bizi şaşırtır ve bunun son söz olmamasını umuyorum. Büyük bir gücün lideri olarak onun görevi, kötülük tehdidini ortadan kaldırmaktır." ifadelerini kullandı.

ABD, İran ve Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen temaslar sonucunda taraflar, İran'a yönelik çatışmaları sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptı üzerinde uzlaşıya varıldığını duyurmuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, ülkesinin İran ile anlaşmayı imzaladığını ve Hürmüz Boğazı'nın cuma gününden itibaren tamamen açık olacağını açıklamış, Tahran yönetimi ise mutabakat zaptının cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde imzalanacağını bildirmişti.

"HÜRMÜZ CUMA'YA KADAR TAMAMEN AÇILACAK"

ABD Başkanı Donald Trump, İran'daki zenginleştirilmiş uranyuma ilişkin "Ele geçirdiğimizde yok edeceğiz. Amacımız ona sahip olmak değil, yok etmek. Bizde (halihazırda) çok var." dedi.

Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 Zirvesi marjında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile görüşmesinin ardından Orta Doğu gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

"HÜRMÜZ TAMAMEN AÇILACAK"

Hürmüz Boğazı'nın 19 Haziran'a kadar "tamamen açılacağını" belirten Trump, İran ile mutabakata ilişkin, "(Hürmüz Boğazı'nda) Gemiler güzelce hareket etmeye başladı. Petrol akışı yeniden başlıyor ve fiyatlar hızla düşüyor. Borsa ise hızla yükseliyor. Çok güzel şeyler oluyor ve daha da önemlisi İran'ın nükleer silahı olmayacak." diye konuştu.

Trump, mutabakat zaptının imzalanmasından sonraki 60 günlük sürede müzakere konularında İran'ın "işleri tamamlamak istediğini" ifade ederek, "İşe geri dönmeleri lazım ve şimdi ilişkiler normalleşti. Bu nedenle (süreç) hızlı işleyecek. Hızlı da olabilir, uzun da sürebilir." dedi.

"AMACIMIZ (URANYUMA) SAHİP OLMAK DEĞİL, YOK ETMEK"

Trump, Hürmüz Boğazı'nın gelecekte de açık kalacağından emin olmak için gerekenin "güçlü bir ABD Başkanı" olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Zenginleştirilmiş uranyuma ilişkin planlara dair de konuşan Trump, bu konuda acelelerinin olmadığını söyledi.

Trump, B2 bombardıman uçaklarının hedef aldığı dağların içe doğru göçtüğünü ifade ederek, kazının "zor" olacağına da dikkati çekti.

Bunu yapacak ekipmana sadece ABD ve Çin'in sahip olduğunu kaydeden Trump, "(Zenginleştirilmiş uranyumu) Ele geçirdiğimizde yok edeceğiz. Amacımız ona sahip olmak değil, yok etmek. Bizde (halihazırda) çok var." ifadelerini kullandı.

"NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLMAYACAKLAR"

Mutabakatın detaylarını açıklamadan önce resmi bir çerçeve oluşturmak istediğini belirten Trump, "Nükleer silaha sahip olmayacaklar ve bunun benim istediğim şeyin yaklaşık yüzde 99,9'unu karşıladığını söyleyebilirim çünkü bunun olmasına izin veremezdik." dedi.

Trump, Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz şekilde açık kalacağını da dile getirdi.

ABD-İran arasında sağlanan mutabakatı yayımladıktan sonra muhtemelen basın toplantısı düzenleyeceğini belirten Trump, "Size kelimesi kelimesine okuyacağım, böylece basın bunu doğru şekilde aktarır." ifadesini kullandı.

Söz konusu mutabakatın "eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde imzalanan Ortak Kapsamlı Eylem Planının (JCPOA) aksine çok önemli bir belge" olduğunu savunan Trump, "O, nükleer silaha giden bir yoldu. Benimki ise nükleer silaha karşı bir duvar." dedi.

Mutabakat kapsamında ABD'nin İran'a ödeme yapacakları yönündeki haberlere ilişkin soruya "Hayır, biz sadece istersek gelecekte bir gün yatırım yapmaya izinliyiz. Herhangi bir yükümlülüğümüz yok." diye konuştu.

TRUMP VE AL NAHYAN İKİLİ İLİŞKİLERİ DEĞERLENDİRDİ

Trump, BAE'nin ABD'ye 19 trilyon doları aşkın miktarda yatırım yaptığını ve bunun, rekor düzeyde olduğunu belirterek, iki ülke arası ilişkileri "olağanüstü" diye niteledi.

ANLAŞMADA İKİNCİ AŞAMA

ABD Başkanı Donald Trump, "(İran'ın nükleer programı) Bunu geliştirmeyecekler, satın almayacaklar ve onunla hiçbir şey yapmayacaklar. Yaparlarsa da akıl almaz sonuçlara katlanmak zorunda kalırlar." dedi.

Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 zirvesi marjında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşmesinin ardından Orta Doğu gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

 

İran ile varılan mutabakatın, "adil bir anlaşma" olduğunu söyleyen Trump, "Bu iyi bir anlaşma. Bu arada İran'a herhangi bir mali kaynak aktarmıyoruz. İran'a para yatırmak ya da mali destek sağlamak gibi bir yükümlülüğümüz de bulunmuyor." dedi.

Kendisi açısından anlaşmanın en önemli unsurunun İran'ın nükleer silah programını engellemek olduğunu aktaran Trump, Tahran yönetiminin hiçbir koşulda nükleer silaha sahip olamayacağının altını çizdi.

Anlaşma metninde başlangıçta yalnızca İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceğinin yer aldığını ancak bunun yeterli olmadığını düşündüğünü dile getiren Trump, İran'ın nükleer silah edinmesine ilişkin tüm ihtimallerin açık şekilde ortadan kalkmasını istediğini ifade etti.

Trump, "Bunu geliştirmeyecekler, satın almayacaklar ve onunla hiçbir şey yapmayacaklar. Yaparlarsa da akıl almaz sonuçlara katlanmak zorunda kalırlar." diye konuştu.

"NÜKLEER SİLAHA SAHİP OLSALAR BİZE DE SALDIRIRLARDI"

İran'ın nükleer silaha sahip olması halinde Orta Doğu'nun istikrarını tehdit edeceğini savunan Trump, "Eğer nükleer silaha sahip olsalardı, İsrail'i yok ederlerdi. Orta Doğu'yu da yok ederlerdi ve muhtemelen bize de saldırırlardı." değerlendirmesinde bulundu.

İran'da rejim değişikliğinin hiçbir zaman hedefleri arasında yer almadığını savunan Trump, geçmişte yaşanan rejim değişikliği girişimlerinin çoğunun başarısız olduğunu belirtti.

Trump, Tahran yönetim kadrolarında ciddi kayıplar yaşandığını öne sürerek, mevcut süreçte "son derece rasyonel insanlarla" muhatap olduklarını söyledi.

ANLAŞMADA İKİNCİ AŞAMA-1

BAŞKAN ERDOĞAN VE ŞARA'YA ÖVGÜ

Trump, İran'la yapılan "büyük savaşın" yanı sıra "sürekli boy gösteren küçük bir diken" diye tanımladığı Hizbullah ile de "küçük bir savaş" sürdüğünü dile getirdi.

Suriye'de "büyük sorumluluk üstlendiğini" söyleyen Trump, "Şu anda Suriye'yi yöneten kişi, benim Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ve diğer bazı isimlerle birlikte oraya koyduğum bir kişi. Ülkeyi toparlama konusunda olağanüstü bir iş çıkardı." dedi.

Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın "Hizbullah'ı iyi idare ettiğini" ancak onlardan "hoşlanmadığını" ifade etti.

İsrail'in Hizbullah ile uzun süredir savaştığına ve bu süreçte çok fazla kişinin hayatını kaybettiğine işaret eden Trump, "Birini aradığınız her defasında bir apartmanı yerle bir etmenize gerek yok çünkü o apartmanlarda pek çok insan yaşıyor ve hepsi Hizbullah mensubu değil, bunu size söyleyebilirim. İsrail'e, Hizbullah meselesini Suriye'nin halletmesine izin vermesini önerdim. Dürüst olmak gerekirse, onların daha iyi iş çıkardığını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.

İSRAİL'E BEYRUT TEPKİSİ

İsrail'in 14 Haziran'da Lübnan'ın başkenti Beyrut'a düzenlediği saldırıya ilişkin konuşan Trump, şunları kaydetti:

"Anlaşmayı imzalamamızdan iki saat önce Lübnan'ın Beyrut kentinde bir saldırı düzenlenmiş olması hoşuma gitmedi; bu saldırı ülkenin güneyinde değil, Beyrut'ta gerçekleşti. Bu durum hiç hoşuma gitmedi. Bu durumdan hiç hoşlanmadığımı ona bildirdim."

Trump, Şara'nın "Suriye'yi inanılmaz bir hızla toparladığını" vurgulayarak "Çok yetenekli ve bana karşı çok iyi davrandı. İstediğim her şeyi korudu ve eğer İsrail herkesi öldürmeden bu işi yapamazsa, bu işi o halledecektir. Suriye, bu işi halledecektir." değerlendirmesinde bulundu.

Lübnan'ın önceden "harika bir ülke" şimdiyse "berbat" olduğunu savunan Trump, "Bence tüm ülkeler içinde en kötü muameleyi onlar gördü ve kendilerini savunamıyorlar. Hizbullah var ve bu, onlar için bir sorun. İsrail'in Lübnan ve Hizbullah'a karşı sergilediği tutumdan memnun değilim. Bu işi daha çabuk halledebilmeleri gerekirdi." diye konuştu.

Trump ayrıca bu durumun, İran ile varılan mutabakat zaptına olumsuz bir gölge düşürdüğünün altını çizdi.

"BİBİ LÜBNAN KONUSUNDA DAHA SORUMLU DAVRANMAK ZORUNDA"

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında hayal kırıklığına uğrayıp uğramadığı sorusuna "Hayır" yanıtını veren Trump, İsrail Başbakanı ile çok iyi ilişkileri olduğunu belirtti.

"BEN OLMASAM İSRAİL OLMAZDI"

Trump, son ayrıntıları konuştuklarını aktararak "Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı. Ben olmasam İsrail olmazdı çünkü hiçbir başkan benim yaptıklarımı yapmaya istekli değildi. Bibi (Binyamin Netanyahu) ile harika ilişkim var ama artık Bibi, Lübnan konusunda daha sorumlu davranmak zorunda." dedi.

Trump, Netanyahu'yla ilişkisini "inanılmaz" olarak niteleyerek "Ben bu işe karışmasaydım İsrail çoktan havaya uçmuş olurdu." ifadesini kullandı.

Netanyahu'nun Washington'a gelerek eski ABD Başkanı Barack Obama'ya anlaşma yapmaması için yalvardığını belirten Trump, Obama'nın "İsrail'in değil, İran'ın tarafında" yer aldığını savundu.

TRUMP, ZELENSKİY İLE GÖRÜŞECEK

Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile ayrı bir görüşme yapıp yapmayacağı sorulduğunda, "Aslında bir görüşmemiz var ama iyi bir görüşme oldu. Onunla daha sonra da görüşeceğim. Çok iyi bir görüşme yaptık." dedi.

Rusya'nın bir anlaşma yapması gerektiğini söyleyen Trump, Rusya ile Ukrayna'nın geçen ay toplamda 35 bin asker kaybettiğini belirtti.

Trump, Zelenskiy ile bir toplantı yaptıklarını aktararak, "Pazar günü (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Başkan Putin'le yaptığım görüşme de buna benzer bir şeydi." şeklinde konuştu.

İki lider arasında büyük bir husumet olduğunu ifade eden Trump, Zelenskiy ile bugün ilerleyen saatlerde tekrar görüşeceğini dile getirdi.

Trump, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana böyle bir şeyin hiç yaşanmadığını ifade ederek "Sekiz savaşı sonlandırdım. Bu, en kolayı olacağını düşündüğüm savaştı." ifadelerini kullandı.

KATAR EMİRİ AL SANİ'DEN İKİLİ İLİŞKİLERE VURGU

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani de Trump'ın liderliğine teşekkür ederek, Orta Doğu'nun kritik bir dönemden geçtiğini ve İran ile varılan mutabakatın bölge açısından önemli olduğunu vurguladı.

Anlaşma kapsamında halen yapılması gereken çok iş bulunduğunu belirten Al Sani, mevcut ivmenin sürdürülmesi halinde bölgede önemli ilerlemeler kaydedilebileceğini ifade etti.

Al Sani, Trump'ın geçen yıl Katar'a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından ABD ile Katar arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlendiğini belirterek, iki ülke arasındaki ticaret ortaklığının 1,2 trilyon dolara ulaşacağını kaydetti.

ABD ORDUSU TEL AVİV'DEKİ UÇAKLARINI GERİ ÇEKİYOR

ABD ordusunun, Washington ile Tahran arasında savaşı sona erdirmek üzere varılan mutabakatın ardından, İsrail'deki Ben Gurion Havalimanı'nda bulunan yakıt ikmal uçaklarının yüzde 20'sini geri çekmeye hazırlandığı belirtildi.

İsrail'in Kanal 12 televizyonu, konuyla ilgili habere yer verdi.

"ABD ordusu, Tel Aviv yakınlarındaki Ben Gurion Havalimanı'nda konuşlandırılmış yakıt ikmal uçaklarının yüzde 20'sini geri çekmeye hazırlanıyor." ifadelerine yer verilen haberde, söz konusu adımın ABD ve İran arasında varılan mutabakatın ardından atıldığına dikkati çekildi.

Haberde, İsrail Ulaştırma Bakanı Miri Regev'in daha önceki önerisinde olduğu gibi Washington'ın söz konusu uçakları İsrail Hava Kuvvetleri üslerine mi yoksa ülke dışına mı transfer edeceği konusunda ise bilgiye yer verilmedi.

Bakan Regev'e göre Washington, Ben Gurion Havalimanı'nda 72 yakıt ikmal uçağı bulunduruyor.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran'da ABD ve İran'ın mutabakata varıldığını duyurmuştu.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi de ABD ile mutabakata varıldığını, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını açıklamıştı.

ABD-İran mutabakatının özellikle Lübnan'ı da kapsayacağının açıklanması İsrail'de tartışmalara neden olmuş, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerden çekilmeyeceklerini ileri sürmüştü.

WASHINGTON-TAHRAN HATTINDA ONLINE İMZA

İran ve ABD arasında mutabakat zaptı ABD Başkanı Trump, Başkan Yardımcısı Vance ve İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf tarafından elektronik olarak imzalandı.

İran nükleer program, silah üretmeme taahhüdü ve bölgedeki terörizmin finansmanını engelleme konularında ne kadar iş birliği yaparsa dünya ekonomisine o kadar entegre edilecek.

Hürmüz Boğazı ve Abluka

Mutabakatın imzalanmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı derhal gemi trafiğine açılacak ve ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukası kaldırılacak.

Trafiğin tamamen normale dönmesinin birkaç hafta sürebileceği belirtildi.

İran Fonlarının Serbest Bırakılması

İran'ın taahhütlerine uyması şartıyla, dondurulmuş olan 300 milyar dolarlık fonu kademeli olarak serbest bırakılacak.

Süreç "performansa dayalı" işleyecek. Körfez ülkeleri de bu konuda ABD ile ortak hareket edecek. Yetkili, bu anlaşmanın Obama dönemindeki anlaşmadan "daha iyi" olduğunu savundu.

İsrail ve Lübnan Durumu

Anlaşmada İsrail'in Lübnan'dan geri çekilmesine dair bir şart bulunmuyor.

Bu süreç karşılıklı bir ateşkes olarak nitelendirildi. Hizbullah'ın saldırması durumunda İsrail'in karşılık verme hakkı saklı tutuldu.