Çalınan 2.500 yıllık altın miğfer bulundu: Şüphelilerle pazarlık yapıldı
Drents Müzesi’nden geçtiğimiz yıl çalınarak uluslararası sanat dünyasında büyük yankı uyandıran 2.500 yıllık Cotofenesti altın miğferi, şüphelilerle yapılan anlaşma sonucu yeniden gün yüzüne çıktı. Daçya uygarlığı ile bağlantılı olduğu düşünülen ve Romanya’nın en önemli kültürel hazinelerinden biri sayılan eser, sıkı güvenlik önlemleri altında kamuoyuna tanıtıldı.
Hızlı Özet Göster
- Hollanda'nın Assen kentindeki Drents Müzesi'nden Ocak 2025'te çalınan MÖ 450 yılına tarihlenen Coțofenești altın miğferi ve üç kraliyet bileziğinden ikisi, şüphelilerle yapılan anlaşma sonucu 1 Nisan'da ele geçirildi.
- Romanya Ulusal Tarih Müzesi'nden ödünç alınan eserler çalındıktan birkaç gün sonra üç şüpheli gözaltına alındı ve yetkililer şüphelilerden birine ceza indirimi, diğerine 400 bin euro teklif ederek eserlerin yerini öğrendi.
- Kayıp Daçya uygarlığına ait altın miğferde küçük çaplı hasar bulunurken, ele geçirilen iki bilezik kusursuz durumda ve üçüncü bilezik hala kayıp.
- Romanya'ya Eylül ayında ödenen 5,7 milyon euroluk tazminatın akıbeti henüz netleşmezken, sigorta süreci eserlerin durumuna göre yeniden değerlendirilecek.
- Hırsızlık sonrası görevden alınan Romanya Ulusal Tarih Müzesi eski müdürü Ernest Oberländer-Tarnoveanu, eserlerin bulunmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti.
Romanya'dan sergilenmek üzere Hollanda'ya getirilen ve MÖ 5. yüzyıla tarihlenen eşsiz altın miğferin akıbeti nihayet netlik kazandı. Assen'de düzenlenen basın toplantısında konuşan savcılar, tarihi eser kaçakçılığına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında miğferin yanı sıra çalınan üç kraliyet bileziğinden ikisinin de ele geçirildiğini duyurarak olayın perde arkasına dair önemli ipuçları paylaştı.
Cotofenesti miğferi. 'Gözler, takanı ve miğferi nazardan korumak içindir. (The Guardian)
ALTIN MİĞFER BULUNDU
Hollanda'da geçtiğimiz yıl bir müzeden çalınan ve paha biçilemeyen değeriyle dikkat çeken antik Romanya altın miğferi, şüphelilerle varılan anlaşma sonucunda yeniden ele geçirildi. Kayıp Daçya uygarlığı ile bağlantılı olduğu düşünülen eser, savcılar tarafından kamuoyuna tanıtıldı.
Hollanda'nın doğusundaki Assen kentinde düzenlenen basın toplantısında, balaklava takan polislerin sıkı güvenlik önlemleri altında sergilenen 2.500 yıllık Cotofenesti altın miğferi dikkat çekti. Romanya'nın kültürel simgelerinden biri olarak kabul edilen eser, yaklaşık M.Ö. 450 yılına ait olduğu tahmin ediliyor.
Söz konusu miğfer, Ocak 2025'te Drents Müzesi'nden üç altın kraliyet bileziğiyle birlikte çalınmış ve uluslararası sanat çevrelerinde büyük yankı uyandırmıştı. Yetkililer, çalınan bileziklerden ikisinin de bulunduğunu, birinin ise hala kayıp olduğunu açıkladı.
Müze Müdürü Robert van Langh, eserlerin tarihi değerinin ölçülemeyecek kadar büyük olduğunu vurgulayarak, "Neredeyse tüm parçaların geri alınması bizim için şaşırtıcı ve sevindirici bir gelişme" dedi.
Van Langh ayrıca miğfer üzerindeki dikkat çekici detaylara da değinerek, "Cotofenesti altın miğferinde iki göz tasviri bulunuyor. Bu sembollerin hem takanı hem de miğferi nazardan ve kötü talihden koruduğuna inanılıyor. Yüzyıllar boyunca bu korumayı sağlamış olmaları, bugün bile anlamını koruduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Daçya'ya özgü çok sarmallı altın bileklik. (The Guardian)
ALTIN MİĞFER İÇİN GİZLİ ANLAŞMA
Çalınan tarihi eserlerin, Romanya Ulusal Tarih Müzesi'nden ödünç alınarak Hollanda'ya getirildiği ortaya çıktı. Hırsızlık olayı kısa sürede uluslararası basında geniş yer bulurken, Romanya ile Hollanda arasında diplomatik gerilime neden oldu ve geniş çaplı bir uluslararası arama sürecini tetikledi.
Soygundan yalnızca birkaç gün sonra Hollanda polisi üç şüpheliyi gözaltına aldı. Ön duruşmalarda büyük ölçüde sessiz kalan zanlıların yargılanmasına bu ayın sonlarına doğru başlanması bekleniyor.
Romanya'nın yoğun baskısı karşısında Hollandalı yetkililer, çalınan hazinelerin yerini öğrenebilmek için farklı yöntemlere başvurdu. Polis, şüphelilerden birine altın miğferin yerini açıklaması karşılığında cezasında yarı yarıya indirim teklif ederken, gizli görevli bir polis memurunun da başka bir şüpheliye bilgi vermesi halinde 400 bin euro teklif ettiği öne sürüldü.
Corien Fahner, miğfer ve iki bileziğin 1 Nisan'da yapılan bir anlaşma sonucu ele geçirildiğini belirterek, "Eğer bu bir 1 Nisan şakası olsaydı, son derece kötü bir şaka olurdu" ifadelerini kullandı.
ALTIN MİĞFERİN DÖNÜŞÜ SANAT DÜNYASINDA YANKI UYANDIRDI
2023 yılında çalınan bir Vincent van Gogh tablosunun bulunmasında da rol oynayan Hollandalı sanat dedektifi Arthur Brand, altın miğferin kurtarılmasını "Romanya ve Hollanda için harika bir haber" olarak değerlendirdi. Brand, şüphelilerin soygundan yalnızca dört gün sonra yakalanmasının, eserin eritilmemiş olabileceğine dair umutlarını güçlendirdiğini ifade etti.
Savcılar, polis koruması altında kaskı ve iki altın bileziği sergiledi. (The Guardian)
"OLAĞANÜSTÜ BİR KÜLTÜRÜN ESERİ"
Her ne kadar Daçya uygarlığı'ndan günümüze yazılı kayıtlar ulaşmamış olsa da, eserlerin işçiliği dönemin kültürel zenginliğine ışık tutuyor. Müze müdürü Robert van Langh, altın miğferin kalitesine dikkat çekerek, "Üretimdeki hassasiyet, detaylar ve bu nesnelerin o dönemdeki insanlar için anlamı, olağanüstü bir kültüre ait olduklarını açıkça gösteriyor" dedi.
MİĞFERDE KÜÇÜK HASAR, BİLEZİKLER KUSURSUZ
Van Langh, miğferde küçük çaplı hasarlar bulunduğunu ancak bunların kısa sürede onarılabileceğini belirtti. Daha önce yapıştırıcıyla yapılan bir tamirin yerinden çıktığı ve küçük bir ezik oluştuğu ifade edilirken, ele geçirilen bileziklerin ise kusursuz durumda olduğu açıklandı.
TAZMİNAT BELİRSİZLİĞİ SÜRÜYOR
Geçtiğimiz Eylül ayında Romanya'ya ödenen 5,7 milyon euroluk tazminatın akıbeti ise henüz netleşmiş değil. Yetkililer, eserlerin durumuna ve tamamının mı yoksa bir kısmının mı iade edildiğine bağlı olarak sigorta sürecinin yeniden değerlendirileceğini belirtiyor.
"RAHATLADIM VE ÇOK MUTLUYUM"
Romanya Ulusal Tarih Müzesi'nin eski müdürü Ernest Oberländer-Tarnoveanu, gelişmeyi memnuniyetle karşıladığını belirterek "Rahatladım ve çok mutluyum" dedi. Hırsızlık sonrası görevden alınan Oberländer-Tarnoveanu, eserin yurt dışında sergilenmesini uzun süredir savunduğunu ve bu tür sergilerin Romanya tarihini dünyaya tanıtmayı amaçladığını ifade etti.

SORUŞTURMA DEVAM EDİYOR
Romanyalı savcı Rareș Stan, üçüncü bileziğin hala kayıp olduğunu ve soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. Stan, "Bu hazineyi tamamen Romanya halkına geri kazandıracağımıza inanıyorum" dedi.
"NADİR VE EŞSİZ BİR KÜLTÜREL TANIK"
Sanat ve antik eserler uzmanı Bianca Frölich ise çalınan hazinelerin benzersiz önemine dikkat çekti. Frölich, "Bu tür eserler, antik dünyanın kavşak noktasında yer alan bir kültürün son derece nadir tanıklarıdır. Daçyalılar; Yunan, İskit ve Roma kültürleri arasında benzersiz bir konumdaydı, ancak maddi miraslarının büyük bölümü ya kayboldu ya da tam olarak anlaşılamadı" değerlendirmesinde bulundu.
Editör Notu:
Hollanda'da yaşanan bu dikkat çekici hırsızlık olayı, yalnızca bir sanat eserinin çalınmasıyla sınırlı kalmayıp uluslararası kültürel mirasın korunması konusundaki zafiyetleri de yeniden gündeme getirdi. 2.500 yıllık altın miğferin bulunması önemli bir gelişme olsa da, kayıp bir bileziğin hâlâ bulunamamış olması ve sürecin pazarlıklar yoluyla ilerlemesi, sanat eserlerinin güvenliği ve kaçakçılıkla mücadele yöntemleri üzerine tartışmaları sürdürüyor. Olay, kültürel değerlerin korunmasında uluslararası iş birliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
(The Guardian)