Başhekim Dr. Abuhatab Gazze'deki son durumu A Haber'de anlattı: Hastaneler ölüm kokuyor
İsrail vahşette yine sınır tanımadı. Bütün kuralları hiçe saydı. Gazze'de sivil, çocuk, yaşlı, kadın ayırt etmeden bomba yağdıran İsrail ordusu, binlerce masum cana kıydı. Öte yandan Gazze’de görevli başhekim Dr. Abuhatab, hastanelerdeki son durumu A Haber’de anlattı.
İsrail-Hamas savaşı 17. gündür devam ediyor. Batı'nın kullandığı "Kendi savunma hakkı" adı altında Gazze'de soykırım yapan soykırımcı İsrail'in öldürdüğü mazlumların sayısı 5 bini aştı ve ölenlerin çoğu kadın ve bebek.

İsrail, okul, cami, kilise ve hastaneleri hedef alırken, Gazze'de görevli başhekim Dr. Abuhatab, hastanelerdeki son durumu A Haber'de anlatıyor.
Abuhatab'ın açıklamalarından derlenenler:

Ben öncelikle hızlı bir şekilde Gazze'den konuşmak isterim. Gazze dünyada insanların en kalabalık yaşadığı küçük bölgedir. İşsizliğin ve fakirliğin oranı yüzde 60'ı geçer. Yani fazla yıllardır abluka altında olup açık hapishaneye çevrilen bir yer. Savaş olmadan insanların zor yaşadığı, insanların elektrik, suyun eksik olduğu bir yerde böyle bir şekilde vahşi bir savaş.

Çocuk, kadın, yaşlı ayırmaksızın okul, cami, hastane sivillerin yaşadığı evleri bombalayarak hedef olan 180 bin ev yıkılmıştır. Bunların içerisinde yaşayan bir milyondan fazla insan evsiz kalmıştır. Zaten kapasitesi küçük olan ilaç, tıbbi malzeme eksikliği olan bir yerde binlerce yaralı olan insana müdahale edilmesi beklenir.

Savaş olmadan zorla ayakta kalan bu sağlık sektörü bunların altından kalkması mümkün değil. Biz bazı anlarda onlarca yaralının getirildiği anlarımız oldu. Bunlara ameliyat değil, basit ilk yardım müdahalesi bile yapmakta aciz kaldık. Bu savaşın bir önceki savaşlardan farkı nedir? Ben 1989'da İstanbul'da yaşıyordum.

Çapa mezunuyum. 2020 yılında dönmüştüm Gazze'ye. Ben 3 yıldır bizim hastanenin başhekimliğini yapıyorum. Daha önce çok savaş yaşadık ama bu kadar çok sayıda sivillerin hiç uyarı olmadan hedef olduğunu görmemiştik. Bizim yaralılarımızın yüzde 70'i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Hamile kadınların öldürüldüğünü de gördük. Binlerce insanın hastanelere kaçanarak sığınmıştır. Ve biz hastanelerde çok çok çok çekiyoruz. Böyle devam ederse bulaşıcı hastalık olacak.

Biz beraber yaşadığımız birçok sayıda doktor arkadaşlarımızı da kaybettik. Sağlıkçı arkadaşlardan da kayıplarımız oldu. Hastaneye gelen insanları karşılarken yaralıların ve şehitlerin içerisinde kendi evlatlarınız oluyor, aileniz oluyor. Bu acı şeyler ancak Gazze'de yaşanıyor. Biz böyle görmedik. Bu kadarını görmemiştik.

Sadece biz yaralılardan ve şehitlerden bahsetmemiz gerekiyor. Biz daha önce böyle bir şey görmemiştik. Bizim Gazze'de 50 bin gebe kadınımız var bunlar şu anda hizmetsiz kalmıştır. Bizim kanser hastalarımız var bunlar ilaçsız kalmıştır. Son iki gün içerisinde gelen yardımlar kesinlikle bunları karşılayacak düzeyde değildir. Birilerinin buna karşı gelip yeter demesi gerekiyor. Bu duruma kalkıp 'yeter' diyenler olmalıdır.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, o zamanlar İBB Başkanıydı bize o zamanlar yardım etmişti. Sadece Türkiye değil, bütün dünyaya çağrıda bulunmam gerekiyor. Ateşkes olmazsa, hastanelerimiz bir mezara dönecektir. İnsanlık adına müdahale edip, 2 milyondan fazla insanın ölümünü önlemek için bir şeyler yapılması gerekiyor.

Birazdan hastaneye döneceğim. Eşime ve kızıma su getirmek için eve döndüm. Bizim şu anda koridorlarda yatan hastalarımız var. Bazı hastaları uyutmadan müdahale etmek durumunda kaldık. Bunlara artık birilerinin araya girip dur demesi gerekiyor.